Çocuklara izlettirilmesi gereken dizi!

Perşembe, 05 Kasım 2009 - 05:00

Geniş Aile’ye (Kanal D) sadece bir dizi demiyorum artık. Ciddi bir ansiklopedi aynı zamanda. Diyalogların tamamında tarih, popüler kültür, edebiyat, felsefe ve gündelik hayata göndermeler var... Latin Amerikalı devrimci Che Guevera’nın Motosiklet Günlükleri’nden tutun da Amerikalı siyahi lider Martin Luther King’in “Bir rüyam var” diye başlayan o ünlü konuşmasına kadar, Beşiktaş’ın ve Yıldırım Demirören’in başkanlık kaosundan tutun da Cengiz Kurtoğlu’nun Liselim isimli şarkısına kadar çok büyük bir coğrafyada alıntı ve göndermeler vardı geçen akşam... Ebeveynlere izletilmesi zorunlu 10 Türk dizisinin en başında önerilmesi gereken bir dizidir artık Geniş Aile. Senaristlerin kalem tutan elleri dert görmesin!

Büyük kaçış gerçekleşmeden...

Daha çok yabancı dizi yayınlayan tematik kanallarda sevilip, kulaktan kulağa şöhret yapan diziler var. Bunların en ünlüsü Lost. Dünyada bir fenomen...

Ama Fox TV’de yayınlanmaya başladığında aynı etkinliği yakalayamadı. Çünkü hitap şekli Türk insanının genel alışkanlığının dışında. Büyük kanalda iş yapmıyor kısacası...

Tersine örnekler de var. Türkçe’ye Büyük Kaçış olarak çevrilen Prison Break. Bu dizi de Star TV’de yayınlanıyor ve ilk bölümleri sıkı izlendi. Şimdi düşüşte. Nedeni Lost ile aynı değil ama...

Büyük Kaçış’ı takip edenlerin çoğunluğunu genç öğrenciler oluşturuyor. Okul dönemi başlayınca da geç saatlere alınan Prison Break’i izleyemiyorlar. Bu yüzden çok sayıda rica maili aldım. Aktarmak boynumun borcu... Gençlerin izleyebileceği bir saat bulun şu diziye. Ekrandan büyük kaçışa engel olun!

Bir çıkmaz sokaktayız...

Canım Ailem’de (atv) Halim ile Feride arasında bir aşk başlayacağını neredeyse bir yıl önce yazmıştım. Bizim Türk dizilerinin kaderidir bu. Dramatik kurgu çıkmaz sokaklarla doludur... Canım Ailem bir dolu çıkmaz sokağa girdi ve çıktı. Sıra geldi Feride ile Halim’in çıkmazına. Buraya da girsinler bakalım. Dizi daha ne kadar tavsayabilir, bir görelim!

Hayatınız değişebilir!

Önceki gün ilginç bir şey oldu. Kanal D’de yayınlanan Doktorum’u izliyordum. Kalp ve damar hastalıkları konuşuluyordu...

Uzmanlar evde tansiyon ölçme tekniklerinden tutun da, günde yarım saat spor yapmanın hayat kurtardığına dair önemli detayların hepsini 3 yaşında çocuğun anlayabileceği dilde anlattılar...

Üç yaşında çocuk değildim ama Doktorlar ve konuk doktorları sayesinde dün yeniden spora başladım. Kim demiş TV sadece aptal kutusu diye? Kimi zaman yanlış giden bir şeyleri yoluna sokmak için önemli bir elçi işte...

İsraf son buldu

Yemekteyiz’de (Show TV) her bölüm artan yemeklerin nereye gittiğini merak ediyordum. Uzun süre sonra programa üstünden atılan bir bakışta o da çıktı ortaya... Artık yemekler sokak hayvanlarına veriliyor. Hayırlı bir iş. Hatta sadece rekabet için yarışmacıların yemeklere çatal ucuyla dokunduğunu düşünürsek, haftanın beş günü sokak hayvanlarına ziyafet sofrası kuruluyor diyebiliriz... Neyse, en azından israf yaftasından kurtulmuş program. Bu da iyi!

Çok tartışılır...

Bu Kalp Seni Unutur mu? (Show TV) riskli bir şey yapıyor. Önceki gece Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları fazlasıyla çıplak getirdi ekrana...

Türkiye’nin bir türlü hesaplaşmasını bitiremediği 12 Eylül’ü yaşamayanlar için çok sert bir başlangıçtı bu... Darbeci zihniyetle, bu ülkenin Silahlı Kuvvetleri’ni kurum olarak topyekûn bağdaştırmak meseleyi hiç yaşamamış insanların aklına atılan derin bir çentik olarak kalacaktı...

Yaptı bunu dizi!