Çok aldatanlar zan altında!

Psikolog İlkim Öz, eşlerini çok sık aldatan ve çok sayıda kadınla birlikte olan erkeklerin, gizli eşcinselliklerini bastırmaya çalıştığını öne sürerek büyük bir tartışma başlattı

Perşembe, 05 Kasım 2009 - 10:12

Çok aldatanlar zan altında!

Evlilik ve Aile Terapisti İlkim Öz, erkekleri aldatmaya iten nedenleri sıralarken çarpıcı bir tespitte bulunuyor. Çok aldatan ve çok fazla kadınla birlikte olan erkeklerin gizli eşcinseller olduğunu savunan Öz, çapkınlığın cinsel kimliği örtbas etmek için kullanıldığını söylüyor: “Davranış ve kişilik bozukluğu olan erkekler aldatır. Hiperaktif erkekler, tek eşli olamazlar. Kompleksli erkekler, kendilerini ispat için sürekli aldatırlar. Gizli eşcinseller, eşcinselliklerini örtmek için aldatırlar. Böylelikle bilinçaltlarında, topluma ve eşlerine karşı ‘tam bir erkek’ oldukları mesajını verirler. En çok da eşleriyle mutlu olamadıklarında, cinsel açlık yaşadıklarında aldatırlar. Bir de, eşiyle mutlu olsa da, değişiklik olsun diye paralı ilişkiler yaşayan yani eşlerini fahişelerle aldatan erkekler vardır. Onlar bu durumu ihanetten saymazlar. Ancak benim en önemli tespitim şudur; erkek birden fazla kadınla birlikte oluyorsa, sürekli bir hovardalık sürecindeyse, cinsel kimliğinde bir sıkıntı var demektir. Eşcinselliğini örtmek için kadınları kullanıyordur.”

“PENİSİM KÜÇÜK, O YÜZDEN!”

Kadınların, eşlerinden ilgi görmedikleri zaman aldattıklarını söyleyen Öz,“Kişilik ve davranış bozuklukları yine devreye giriyor. Ancak kadınlar daha çok uzun zaman ilgi, sevgi ve cinsellik görmedikleri zaman aldatıyorlar. En çok da aşık oldukları zaman” diyor.

Öz, aldatılmanın, kadınlar ve erkekler üzerindeki farklı psikolojik yansımalarını şöyle anlatıyor: “İhanete uğrayan kadın, yıkılır, çöker, depresyona girer, erkeklere karşı güvensizlik geliştirir. Ruhunun onarılması zaman alır. İhanete uğrayan erkek ise, savunma mekanizmalarını devreye sokar. ‘Yok canım isteyerek yapmamıştır. Bunalımdaydı o yüzden’ der. Erkekte önce kabullenmeme, ihaneti inkar, sonrasında yüzleşme ve cinsel gücünü sorgulama geliyor. Kadınlar aldatıldıklarında, ‘Benim neyim eksikti?’ diye duygusal bir sorgulamaya giriyorlar. Erkeklerse, ‘Demek ki, cinsel olarak onu doyuramadım. Zaten penis boyum küçük’ gibi laflarla cinsel güçlerini sınıyorlar.

“HERKES ZENGİN EŞ İSTİYOR”

Öz, kadınların daha detaycı, analizci ve iyi gözlemci oldukları için, eşlerindeki değişiklikleri hemen fark ettiğini söylüyor: “Eşini seven bir kadın aldatıldığını anlar. Ama her kadın aldatılır diye bir şey yok. İhanetin olmadığı evlilikler de var. Çiftlerin kişilikleri uyumluysa, cinsel aşkları, tutkuları ve sevgileri devam ediyorsa ihanet olmuyor.”

Güzel kadınların daha çok aldatıldığına dair bir araştırma sonucu olmadığını söyleyen Öz,”Allah çirkin şansı versin, derler. Güzel kadın, kendinden emin ve özgüvenli olduğu için eşini çok da mercek altına almıyor olabilir. Bir başka sebep de erkekler eşlerinin güzelliği karşısında eziliyor olabilirler. ‘Sen çok güzelsin ama ben seni aldatabiliyorum’ gibi bir başkaldırı olabilir. Artık insanlar, daha materyalist. Sevgiden daha çok, para, şahsi çıkarlar, kariyer ve mevki peşindeler. Kadınlar gibi erkekler de, zengin eş arıyor. Bu temeller üzerine kurulu ilişkiler, aldatmaya çok açık. Bilinçaltları, ‘Daha zenginini bulduğunda ona git’ sinyalini veriyor.”

Milliyet