Çok vaktiniz var

a
a
Perşembe, 23 Eylül 2010 - 05:00

1999’da işe girdim, 2009’da işyeri işimize son verdi ama kıdem tazminatlarımızı ödemedi. Bir süre “Ödeyeceğim” diye oyaladı ve bir yılı doldurdu. Bir yıl geçmekle hakkımızın kaybolduğu söylendi. Gerçekten kayıp mı oldu? Bu durumda ne yapacağız? A.H.

İşçinin kıdem tazminatını talep hakkı bir yıl geçmekle kaybolmaz. Kıdem tazminatını talep imkanı on yıl içinde vardır. Dolayısı ile bırakın hakkı kaybetmeyi daha işin başındasınız. Daha dokuz yılınız var. Yani hakkınızın kaybolduğu falan yok. Hatta biraz ileri gideyim.

[[HAFTAYA]]

Sizin kıdem tazminatını talep hakkınız yanında bir de faiz talep imkanınız var. Bu faiz de oldukça yüksek bir oran. Bankaların mevduata verdiği en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceksiniz. Bana kalırsa siz önce işvereninize bir ihtarname keşide ederek tazminatınızı talep edin. Ödenmediği takdirde faiz talebinde bulunacağınızı da bildirin. Arkasından da bulunduğunuz yerdeki iş mahkemesinde davanızı açın. Çalışma süreniz on yıl. On yıllık kıdem tazminatı az para değil, bu hakkınızı kullanın. Zira davanız biraz sürer, bu sırada da vakit kaybına uğrarsınız ama başka çareniz yok.

İş mahkemesi bakmaz

Emekli Sandığı’na tabi emekliyim. Çocuğum 15 yaşındayken diş teli takılarak iki sene sürecek bir tedavi gerekti. Askeri hastaneye başvurdum sıraya koyacağız dediler ve sıraya koydular. Beş sene sonra sıranız geldi gelin dediler gittik ama bu defa oğlumun 20 yaşına gelmiş olması nedeni ile “Yaşı geçmiş tedavi edemeyiz, parasını vereceksin” dediler. Ücret nedir dedim 4-5 bin lira kadar dediler. 18 yaşını geçenlerin diş tedavisini SGK ödemiyormuş. İdare mahkemesinde dava açtım, iş mahkemesinde aç dediler. Şimdi iş mahkemesinde dava açtım duruşma gününü bekliyorum. Bu dava nasıl sonuçlanır?  K. S.

Tam bir kara mizah. Nereden bakarsanız bakın inanılır gibi değil. Siz çocuk 15 yaşındayken başvurun sizi beş yıl bekletsinler sonra da yaşı geçti desinler. Ancak ülkemizde olur. Kanserli hastaların ilacının kesilmesi, beş ilaçtan fazla ilaç yazılamaması, doktorun yazdığı ilaç benzeri daha ucuz ilaç var ise bunu kullandırma mecburiyeti, bütün bunlar ancak bizde olur. Bir tarafta yardım paralarının ne olduğu sır gibi saklanırken bir tarafta senelerce maaşından prim kesilmiş vatandaş böyle sakatlığa hatta ölüme terk edilir. Bu işin insanlık dışı cephesi. Geleyim hukuki cephesine. Bu olayla ilgili iki tür dava açılır ve idare mahkemesinde açılır. Biri hastanenin bağlı bulunduğu bakanlığın hasım alınacağı “Tedavi yapılamaz” kararının iptali talebidir, diğeri şayet dişleri para ödeyip siz yaptırsaydınız bunun tazmini davasıdır. Belki bakanlığa karşı açılacak “Tedavisi yapılamaz” kararının kaldırılması talebi ile açılacak dava tartışılabilir. Bence açılması mümküdür, bazı meslektaşlarım açılamayacağını savunabilir. Çünkü bazı hadiseler tartışılabilir hadiselerdir. Bu da öyle ama bir gerçek var ki sizin işinizin iş mahkemesi ile ilgisi yoktur. Davanızı bu mahkeme de reddederse şaşmayın.