Çöldeki Vaha; Dubai

Salı, 17 Mart 2015 - 17:55

7 emirlikten oluşan Birleşk Arap Emirlikleri'nin görkemli şehri Dubai'nin en etkileyici yanı müslüman ülkeler arasında en medeni şehir olması bana kalırsa. Hangi dinden olursanız olun, belirli kuralları ihlal etmediğiniz ve özellikle başkalarının inancına saygı duyduğunuz müddetçe, sizin yaşam tarzınıza karışılmayan ender yerlerden biri burası.

Akıllarda müslüman ülkelerin katı ve yoz kuralları olduğu algısını tamamen yıkıyor Dubai. Çok düzenli, avrupai olduğu kadar kendine has egzotikliği olan bir emirlik. Çölde kocaman, yemyeşil bir şehir kurmak, adalar yapmak, adaları yeşertmek her baba yiğidin harcı olmasa gerek.

Benzin ne kadar ucuzsa, elektrik ve su bir o kadar pahalı doğal olarak. Yılın sadece 2 ayı kış olan bir memleket. Kış dediysem bizimki gibi kara kış değil, hava sıcaklığı en fazla 15 dereceye düşüyor burada. Yazın hava sıcaklı 50 dereceleri geçiyormuş. Bu yüzden otobüs durakları klimalarla soğutulan cam odalardan oluşuyor. Biz de Dubai için en uygun mevsimde gitmişiz. Oraya göre bahar, bize göre yaz.

Seyahat için hava durumuna bakın

2 çocukla seyahat ettiğimiz için sırt çantası ve pratik olabilecek malezemeler aldık yanımıza. Az eşya, az valiz, birer sırt çantası ve çocukları oyalayabilecek bir kaç boyama kitabı ve kalemleri. Hava durumuna gitmeden baktığımız için, yanımıza seçtiğimiz kıyafetler de genel de tişört, şort ağırlıklıydı. Akşam serinleyen havaya önlem olarak birer hırka hepimizi kurtardı.

Biz otel yerine 1,5 yıldır Dubai’de yaşayan çocuk arkadaşım Selin’in evinde kaldığımız için, yanımıza alacağımız eşya konusunda çok şanslıydık. Çünkü aynı yaştaki çocuklarımızın kıyafetleri, acil durumda kullanbileceğimiz ilaç, güneş kremi vs gibi şeyleri yanımıza almaya gerek duymadık. Dubai’de çocuklarla gidilebilecek yerleri tercih etmek zorundaydık, o yüzden bazı yerlere rezervasyon yaptırırken çocuklu olduğumuzu belirttik. Kimi yerler 12 yaşından küçük çocukları kabul etmiyordu. Onlar için en eğlenceli yerleri tercih ettik.

Şehir

Yollar 5 ya da 6 şeritli olduğu için bize sanki uçak pisti gibi geldi. Çok sayıda alışveriş merkezi olan şehrin en eğlenceli merkezi Dubai Mall. Dubai Mall içindeki akvaryumda çocuklardan çok biz eğlendik.

Birbirinden değişik deniz canlılarının olduğu kocaman bir akvaryum ve 2 katlı alana yayılmış çeşitli hayvanlardan gözlerimizi alamadık. Balıklar ya da deniz canlıları neyse de, koskoca timsahın ve bir dolu penguenin bir odaya hapsolmasına benim canım fena sıkıldı.

Bunlar bir şey değil, 2 ay önce Kutup Ayısı da getirdiklerini öğrendim. Çölde kutup ayısına rastlayan masum Türk olmadığım için mutluyum.

Alışveriş merkezinin tamamını bir günde gezmek neredeyse imkansız, biz de dışarıdaki bir kafeden fonda dünyanın en yüksek gökdeleni olan Burj El Khalifa’ya bakarak muhteşem bir su gösterisi izledik önümüzdeki kanalda. Dubai deniz kenarında bir emirlik olduğu için, şehrin içine giren kanallar ve küçük göletlerle çölde olduğunuzu unutuyorsunuz. Kanallarda gondol benzeri küçük motorlu teknelerle dolaşabiliyorsunuz. Dubai Mall’daki akşamları ışıklı su dansını izlemenizi öneririm.

Yeme içme

Deniz ürünleri konusunda belki de Brüksel’den sonra en zengin mutfağa sahip Dubai. Yeme içme ortalama fiyatlarda olduğu için çok pahalı ya da çok ucuz diyemeyeceğim. Fakat yine de İstanbul’da türlü çeşit deniz ürünleriyle donatılan bir masayı Dubai’deki fiyata yemeniz mümkün değil. Her mutfağın restoranını bulmanız mümkün çünkü Dubai’de her milletten insan yaşıyor. Bir Arap Emirliği olmasına rağmen, kendinizi asla Orta Doğu’da hissetmiyorsunuz. Alkol satışı yalnız otellerde ve marinadaki restoranlarda mevcut. Madinat Otel’in içerisinde halka açık “souq” denilen alandaki restoranlarda da alkol servis ediliyor. Bu arada Madinat’tan bahsetmişken, 6 futbol sahası büyüklüğünde bir alana kurulmuş otelin içinde yine kanallar mevcut. Otelin bir ucundan diğer ucuna gitmek için, kanallarda hizmet veren ufak tekneleri kullanıyorsunuz. Yaklaşık 40 tane restoran ve bolca hediyelik eşya dükkanı halka açık alanda hizmet veriyor. Çok ihtişamlı ve egzotik bir otel. Otelin bir gecelik fiyatını ne siz sorun, ne ben söyleyeyim.

Çölde safari

Dubai'ye gelmişken safari yapmamak olmaz. Biz de öğleden sonra başlayan safari için yerimizi ayrıttık. Bazı gruplar gece çölde kamp da kuruyorlarmış. Peki çöldeki akrep, yılan ya da çiyan gibi hayvanlardan nasıl korunuyorsunuz diye soruyoruz; kampın etrafına benzin döküyorlarmış. Gündüz sıcağını pas geçerek, öğleden sonraki tura katılıyoruz. Yola çıkmadan önce ne tok ne de aç olmak gerekiyor, çünkü yol fazlaca sarsıntılı olduğu için mide bulantısına sebep olabiliyor. Jeeplerle çölde hoplaya zıplaya gidiyoruz.

Grup liderimiz Abdül Baki bizi çöldeki kum tepelerinden adeta uçuruyor. 2 defa çölde mola veriyoruz. Sarsıntının etkisi hafifleyince ve istediğimiz kadar fotoğraf çektikten sonra yola devam ediyoruz. Bedevi kampına ulaştıktan sonra dileyenler çölde develerle ufak bir gezintiye çıkabiliyor. Fakat sarsıntıdan ağzımıza gelen midemiz, develere binmemize izin vermediği için, biz de bedevi kampına giriyoruz.

Tamamen turistik olarak hizmet veren bir yer burası. Yerde halıların üstündeki minderlerde yer sofrasında yemek yeniliyor. İsteyen ellerine kına yaktırıp, biraz ilerideki çadır alanlarında nargile içebiliyor. Gece, çöl sıcağı yerini üşüten bir serinliğe bırakıyor. Atmaca gösterisi, göbek dansı ve bir çeşit derviş semasına benzer dans gösterilerini izliyoruz orta alandaki sahnede. Geceyi tamamlayıp dönüyoruz.