Çukurcumart'ta sanat üzerine bir 'Eser'

Çukurcumart sanat galerisi farklı disiplinlerden 11 sanatçının eserlerini bir araya getiren ve sanat üretimini sorgulayan özgün bir sergiye ev sahipliği yapıyor

Pazartesi, 16 Kasım 2009 - 19:43

Çukurcumart'ta sanat üzerine bir 'Eser'

2 Kasım'da açılan ve 23 Kasım'a kadar ziyaret edilebilecek sergi heykelden desene, müzikten seramiğe kadar disiplinler arası bir atmosfer sunuyor. Komşular Arası 01 Projesi sanatçılarından Can Tatlıparmak'ın oluşturduğu Çukurcumart'ın ilk sergisi olma özelliğini taşıyan 'Eser'de çalışmaları yer alan sanatıçılar şöyle: Alev Oskay (seramik), Bahadır Baruter (desen), Can Tatlıparmak(resim, heykel, installation, müzik), Ceylan Dökmen (heykel), Erim Bayrı (heykel), Emel Akın (resim, gravür), Hüma Birgül (resim), Özgür Ülkün (desenler), Sibel Ara (resim), Zeynep Baransel (gravür), Nilüfer Ormanlı (müzik performans)

'Eser''de yer alan çalışmalara ilişkin sergi kataloğunda şu yorumda bulunulmuş; "Bitmiş eserler üzerine konuşmak mümkün müdür?Hangi varsayımlar çıkarımlar sanatın olduğu ânı anlatabilir?Sanat eserini gördüğümüz an, sanat çoktan sona ermemiş midir? Jean -Luc Nancy’ye göre sanat olur ve olduğu gibi kaybolur. Geriye kalan sanat değil, iştir. Başka deyişle ’’Bir tarz, bir tavır, farklı duyularla iletişim kuran bir titreşim modu, belirsiz yol ağlarının içinden sanatın olduğu âna işaret eden ritmik bir referansdır.’’

Kutsallığını bir tarafa bırakacak olursak sanat , üretim anında cisimleşen yaşantının sanatçıdan bağımsızlaştıkça özneleşmesi; izlenildiğinde dile gelmesi, tıpkı diğer özneler gibi sayıklaması, konuşması, kendine ait bir zamana dair safsatalarını yaymasıdır. ''GÜZEL'' olan izleyiciyi de bu özel atmosfere ve zamana inandırır.Sanat işçileri ve izleyiciler ‘ ESER’ de buluşur, aynı zamanı paylaşırlar.

SANATÇILARIN ESERLERİNE İLİŞKİN YORUMLARI 

Emel Akın

"İç kazıma, hayal gücü, bellek oyma, hafıza kaydı, hüsnükuruntu, içgüdü, dış güdü, gerçeklik yanılsaması, imgelem gücü, imgenin üstünlüğü, kafa tutma, bozuk çalma, isyan, olası dünyalar yaratma, yarattığını sanma, yarattığına gıcık olma, yaratamadıklarına hayıflanma, içe atma, dışavurma, kusma, çığlık, ses verme, kendinle hesaplaşma, yüzleşme, hesaplaşma, var oluş sorgusu, yok oluşa nanik yapma, ölümsüzlük saplantısı, boşunalık duygusu, zevk alma, eğlenme, oyun oynama, savaşma, sonsuz haz, zorunluluk yaratma, zorunluluğa katlanma, zorunluluğu sevme, sorunluluk, kendine kendine arıza çıkarma, kayıt, iz bırakma, iz sürme, çentik atma, var oluşa da yok oluşa da pandik, uydurma, kandırma, sihir, olağanüstü, olağandışı, soyut labirentlerde volta atma, arama, bulma, gerçek labirentlerden kaçma, iç çekiş, soluk veriş, boğulma, sonsuz nefes...

Ceylan Dökmen

İstenmeyen Gelecek ya da Ütopya

Ütopyalar vardır beklenen, istenen, arzu edilen, düşlenen. Çoğunlukla olamayacak; ama olmasını sonsuza kadar arzu ettiğimiz düş kentlerdir. Genelde yaşadığımız dünyanın tam tersine kurulmuştur. Bu kentte insan zaaflarından arınmıştır.Bu yüzden hata yapmazlar.Düzeni,programı,her şeyi oturmuştur.Herkes dengeli üretir ve tüketir. Anti-ütopyalar bunların tam tersidir.Görmek istemediğimiz,ulaşmak istemediğimiz gerçekleri gösterir.Korkularımızdır,kaçmak istemediğimiz yerlerdir; ama her zaman belleklerimizin bir köşesinde yer edinirler.Ütopyalar rüyalarımızsa, anti -ütopyalar kabuslarımızdır.

Alev Oskay

Kendimi ifade edebilmek için seçtiğim malzeme, en iyi tanıdığım, bildiğim, yaşayan, kendine ait bir belleği olan seramik. İzleyicinin perspektifi ile aynı pencereden bakarken farklı görülen zamana ait, biçime dönüşen karelerde anlar… Doğasına aykırı bir malzemeyle, kentte sıkışıp kalan uçamayan uçurtmalar. Ne kadar yamansa da kabuğunu gizleyemeyen insanlar…

Özgür Ülkün

Benim için desen çizmek;asfalt yoldan uzaklaşıp,patika yolda yürümeyi hayal etmektir.Kalemi elime aldığımda,o yolun toprağına ayağımı basmışım demektir.

Zeynep Baransel

Resim kendi konuşsun, yazıya gerek olmamalı diye düşünmüştüm. Bakan baktığını görsün isterim, bu bağlamda 'eser' kavramından da çok uzak değil aslında dediğim. Eser benden çıktı bir kere, artık üstüne bir sey söylemek düşmez bana, bakan istediğini görmekte özgür olsun isterim, `buradan bakınız` demek gibi geliyor bana yaptıklarım hakkında yazı yazmak.

2