www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,7340 %0,65
  • BIST82157 %0,00
  • EURO2,8697 %-0,06
  • USD2,1440 %-0,07

'Sinemayla ilişkim karı-koca ilişkisi gibi'

İki televizyon programıyla karşımızda olan Avşar 'O Ses Türkiye' ve 'Yetenek Sizsiniz'de jüri üyesi. Seveni çok. Sevmeyeni de... Ama Türkiye 30 yıldır onu konuşuyor. Ve göründüğü kadarıyla o istediği sürece de konuşmaya devam edecek. Vogue Dergisi, Ekim sayısında Hülya Avşar ile röportaj yaptı

20 Ekim 2012 - 05:00
Yazı Boyutu:

SİNEMADAN NEFRET ETTİM

“Sinema yapmak için gerçekten, açıklayamayacağınız, büyük bir sevgi olması lazım. Yoksa çok zor. O kadar nefret ettiğim zamanlar oldu ki. Karı-koca ilişkisi gibiydi sinemayla ilişkim. Kopamıyorsun da... Nefret ediyorsun... Hiç normal, sağlıklı bir ilişki biçimi değil.”

SIRRIM; PERDE IŞIĞI

“Sırrımın ne olduğunu soruyorlar. Bu konuda hiç mütevazı olmayacağım; kimsede olmayan perde ve beyaz cam ışığı. Sinemada filmini izlediği zaman bir kadın seni tatlı tatlı kıskanmalı, erkek de o gece seninle sevişmek istemeli. Bence sinema bu zaten. Güç de bu.”

TEK FİLM ÇEKECEKTİM

“Ben şanslı bir kadındım. Medyanın ilgisini hep üstüme çektim. Annem çok zekiydi, iş kısmını düşünendi. Babam başta kesinlikle karşıydı. Ama çok iyi para teklif ettiler. Kendi kendime para kazanmayı çok istedim. Çünkü evlenip ayrılmış, o eve geri gelmiştim. Bir tanecik, sadece bir tanecik film çekeyim, dedim. Ve işte bugünlere geldik.”

DİBE VURMUŞTUM

“Annemin vefatı ve hastalığı döneminde hiç bir şekilde mutlu değildim. Bir sene önce boşanmıştım. Üstüne annemin hastalığı denk geldi. Hayat allak bullak oldu. Ruhsal anlamda dibe vurdum. Sonra herşey yavaş yavaş düzeldi. Bir kara bulut, geldi geçti diye düşünüyorum.”

HER ZAMAN DOĞRUSUNU YAPMADIM

“Ben daha çok hatalarımla başarılı oldum ve başarıyı cımbızla çektim. Türk halkının her zaman doğru şeyi yapan insana tahammülü olmadığını düşünüyorum. Benim başarım bataklıktaki nilüferler gibi olmuştur. Her zaman doğru şeyi yapmadım. Ama hatalarımın arkasında durarak doğruya çevirdim.”

GÜZEL OLMAYA ALIŞKINIM

“Her zaman güzel olmaya ve bunu hep yanımda taşımaya alışkınım. İnsanlar beni 19 yaşımın güzelliğiyle kıyaslıyor ve hâlâ güzel olduğumu söylüyor. Güzelim ama 19 yaşındaki gibi değilim, bunu biliyorum. 49 yaşındaki Hülya olarak güzelim. Benimki güzellikten çok saçtığım enerji... Güzellik ikinci planda kalıyor. Bu yüzden bu durum ömür boyu sürecek.”

KENDİLERİNİ TEKRAR EDİYORLAR

“Yaşım itibarıyla geçmişteki kadar çok film çekemem. Bu yaşta rol alacağım karakterler kısıtlı. Dünyaca ünlü yönetmenlerimiz çok iyi olabilirler. Onlarla çalışmaktan büyük keyif alırım, keşke çalışabilsem. Ama kendilerini tekrarladıklarını ve seyirciyi kaçıranın da bu yönetim olduğunu düşünüyorum. Ferzan Özpetek, Nuri Bilge Ceylan, Fatih Akın... Hepsi başarılı ama aynı yerde gidip gidip geliyoruz.”

HÂLÂ ERKEK ÇOCUKLARINI DÖVEN HÜLYA’YIM

“Ben Ankara Emek Mahallesi’nde yırtık blue jean’le dolaşan, freni olmayan bisikletle gezen, erkek çocuklarını döven Hülya’yı yaşıyorum hâlâ. Sanki şöhrete dair olan şeyler, başka bir Hülya’nın yaşadıkları. Kendi ailemin ve sevdiğim üç-beş arkadaşımın yanında hâlâ mahalledeki Hülya gibiyim. Şöhret beni değiştirmedi, aynıyım, diyemem. Tabii ki değiştim. Tabii ki böbürlendiğim ve övgülerden hoşlandığım durumlar var. Ama bu diğer Hülya’yı ilgilendiriyor.”

(20.10.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun