www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN83,4590 %-1,87
  • BIST80580 %0,85
  • EURO2,7770 %-0,13
  • USD2,2180 %0,57

Acılı çocukluğunu hatırladıkça ağlıyor

'Avrupa Yakası'nda şımarık Selin, 'Bez Bebek'te masum Nana, 'Alemin Kralı'nda uçuk kaçık Jülide... Ekrandaki hali aldatıcıymış, hüzünlü bir Evrim Akın çıktı karşımıza. Bu hali çocukluktan kalmaymış... Babası siyasi nedenlerle hapse girer, annesi iki çocuğa tek başına bakarmış. Hatta çalıştığı yerde verilen yemeği, akşam çocukları yesin diye eve götürürmüş... Geçmişte çok üzülmüş, çok ağlamış Evrim Akın. Bu yüzden artık hep gülmek ve güldürmek istiyor, komedilerde oynuyor...

01 Aralık 2012 - 05:00
Yazı Boyutu:

ÇAĞNUR HATİPOĞLU

cagnurhatipoglu@gmail.com

- ’Alemin Kralı’ adlı dizideki Jülide karakterini anlatsana...

Jülide manik depresif bir kadın. Hep “mani”de (gülüyor), hiçbir zaman depresyona girebilecek bir kadın değil. Yüksek bir enerjisi var ve hep mutlu. Akıllı da. Hırslarının peşinde koşuyor.

- ’Avrupa Yakası’ndaki Selin ve ‘Bez Bebek’teki Nana karakterlerin çok sevilmişti.

‘Avrupa Yakası’ dönüm noktamdır. Ama ahhh, Nana çok başka (gözleri doluyor). Çok seviyordum 100 bölüm çekmiştik, daha da çekilse seyredilirdi. Tertemiz bir varlıktı Nana. Naifti, ürkek bir güvercindi. Zaten benim her rolümün bir açılımı vardır.

- Nasıl açılımlar bunlar?

Selin tavuk, Nana güvercin... Kuşgillerden gidiyorum ama... Jülide ise kuğu gibi ama hırçın bir kuğu. Yani o Ankara Kuğulu Park’taki göz süzen mazlum kuğulardan değil (gülüyor).

- Bundan sonrası için olmak istediğin bir hayvan var mı?

(Gülüyor) Kaplan olmak istiyorum, dermişim. Yok öyle birşey. Zaten sen istediğin hayali kur, gelen teklif başka oluyor. Yapımcının vizyonu ile alakalı. ‘Alemin Kralı’ dizimizin yapımcısı bana Jülide karakterini uygun buldu ama bir önceki projesi çok uygun gelmemişti.

- Hangi projeydi?

‘Yahşi Cazibe’de Azeri kızı Cazibe’yi ben oynayacaktım. O rolde kendimi bulmadım. Bir de seyahate çıkacaktım...

“Ruhum mu yorgun ne!”

- ’Alemin Kralı’nda hostessin, erkek hostes arkadaşına yapmadığını bırakmıyorsun. Bu sahneler internette çok beğeniliyor.

Heee, Ergin’den (Kılıkçıer) bahsediyorsun. Ergin’le uçak sahnelerimizde çok eğleniyorum. Dizide çocuğa “Köse, kösele” diye bağırıp duruyorum ama gerçek hayatta çok iyi anlaşan, kafaları aynı olan kişileriz. Ergin’le bir hayalimiz bile var: Kardeşimin yazacağı bir kısa filmi çekeceğiz.

- Nasıl bir şey olacak?

Aslında bu hayalimizi epeydir konuşuyoruz ama bizde bir eylemsizlik mi vardır bilmiyorum. Fikren tamamız ama bir türlü fiiliyata dökemiyoruz. Acaba biz kuşak olarak mı böyleyiz?.. Bununla sınırlı değil, dans dersleri alıyorum, başka bir yabancı dil ekliyorum kendime, oraya gidiyorum buraya gidiyorum, koşuyorum, meditasyon yapıyorum... Ama bunların hepsi kafamda. Bende müthiş bir eylemsizlik var.

- Nedeni yorgunluk olabilir mi?

Hayır, yazın çok dinlendim. İki ay tatilimiz vardı, yemin ediyorum, bahçedeki koltuktan kalkmadım. Ruhta mı bir yorgunluk var acaba?..

- Spor yapmak, koşmak filan...

Bu minicik halinle bağdaştıramadım. Kilo aldım. 5-6 kilo fazlam var. 34 bedenden 36’ya çıktım.

- Nasıl oldu bu bir beden büyüme?

Yazın yedim, içtim, yattım (gülüyor). Bacak ve kollarım incedir ama gıdıdan, göbekten kilolar alındı.

“Bozkır tezenesiyim”

- Yalnız mı yaşıyorsun?

Annem ve erkek kardeşimle yaşıyorum. Ama yalnız gibiyim, annem çok gezer. Biz Ankaralıyız, hep oraya filan gider. Dayımlar da İzmir’de, oraya da yolculuk eder.

- Sen Ankaralı mısın, İzmirli mi?

Ankara’da doğdum, İzmir’de büyüdüm. Ama Angaralıyım, bozkır tezenesiyim (Tezene: Bağlamanın tellerine vurmaya yarayan plastikten yapılmış araç. Bozkır tenezesi: Rahmetli türkücü Neşet Ertaş’ın lakabı).

- ’Koca Kafalar’ komedi ekibinden Berk Tokay’la berabersin. Nasıl gidiyor?

Çok iyi. Birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Pek bir yerde gözükmesek de beraberliğimizi herkes biliyor.

  -Evet, gece çıkmayı sevmiyorsunuz galiba.

Ben yanımda telefonum, bilgisayarım, internetimle günlerce koltuktan kalkmayabilirim. Ama erkek arkadaşım “Çıkalım” diyor. Artık bir hafta evde, bir hafta dışarıda olma kararı aldık.

- Yemek, ev işi yapar mısın?

Tabii. Her yemeği de yaparım ayrıca. Hatta geçen gün yahni yaptım, süperdi.

Kanatsız melek

- Biraz önce sana bir not ilettiler. Ne olduğunu sorsam...

İşsiz bir oyuncu var, onu Armağan Çağlayan’a yönlendiriyorum da...

- İnsanlara iş mi buluyorsun?

Herkes çalışsın, mutlu olsun istiyorum. Bir de küsleri barıştırmaya çalışırım. Garip ama öyle.

- Tanıdığın tanımadığın herkese iyilik yapar mısın?

Estağfurullah, kafama öyle bir taç takma derdim yok ama gücüm yettiğinde herkese iyilik yapmaya çalışıyorum. Koca bir pasta var, ben nereye kadar yiyebilirim ki?

“Çok ağladım”

- Ekrandakinin aksine çok sakin, durgun ve duygusal bir kız var karşımda.

Normal hayatta durgunumdur. Hep komedi yapmak, gülmek, güldürmek istiyorum.

- Neden?

Çünkü çok mutsuz ve acılı bir çocukluk dönemi geçirdim. Geçmişte çok ağladım (gözleri doluyor).

- Maddi ya da manevi zorluklar yüzünden mi?

İkisi de. Babam siyasi nedenlerle hapse giriyordu, annem bize tek başına bakmak zorunda kalıyordu. Annem, çoğu zaman çalıştığı yerdeki yemeği akşama eve getirir, bize yedirirdi. Babamın siyasi tarafı nedeniyle akrabalarımızın bazıları bize sırt dönmüştü.

(24.11.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun