www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,4910 %-0,85
  • BIST80710 %-0,14
  • EURO2,8515 %0,67
  • USD2,1735 %0,84

Beyoğlu'nun en eski eczanesi: REBUL

Rebul eczanesi 115 yıldır Beyoğlu'nda

29 Eylül 2012 - 05:00
Yazı Boyutu:

RÖPORTAJ

MERVE ÖZAYTEKİN,

mazaytekin@posta.com.tr

‘Rebul’ ismini ilk kez dedemin kullandığı lavanta kolonyası sayesinde duydum. Tıraş sonrasında suratına sürdüğü lavanta kolonyasının kokusu tüm eve yayılırdı. Evimizde limon kolonyası kullanılmadığı için, Rebul lavanta kolonyası misafirlere ikram edilir, hasta ziyaretine Rebul’süz gidilmezdi. Evde kolonya bitince dedem Feneryolu’ndan Beyoğlu’nun yolunu tutar, Rebul Eczanesi’nden birkaç şişe lavanta kolonyası almadan dönmezdi.

Yıllar içinde gelişen bu eczane şimdilerde Beyoğlu’ndan geçen turistlerin bile uğrak yeri. Çünkü eczanenin sahibi Mehmet Müderrisoğlu, baba mirası eczanenin laboratuarında yabancı markalara taş çıkartacak krem icatları yapıyor. Rebul Eczanesi yaklaşık 115 yıldır Beyoğlu’nda. Fransız eczacı Jean Cesar Reboul, Trabzon-Hopa Otoyolu’nu yapmak üzere Türkiye’de mühendislik yapan babasını ziyarete gelince İstanbul’a aşık olmuş. Paris’e dönmektense Pera Caddesi-Rumeli Han’da bir eczane açmaya karar vermiş.

1895’te kendi soyadını veridiği eczanesini kurmasıyla, kısa sürede İstanbul’un en ünlü eczaneleri arasında adını duyurmuş. Bunun üzerine, Darulfünun-u Osmani Tıp Fakültesi Eczacı Mektebi ikinci sınıf öğrencisi olan Kemal Bey, ünlü eczacının yanında mesleği öğrenmek istemiş. Fransız eczacının ilk sorusu ‘Fransızca biliyor musunuz?’ olmuş. ‘Hayır’ diyen Kemal Bey’e Mösyö Reboul’ün cevabı “Rue de Pera’da Fransızca bilmeyene iş yok!’’ olmuş. Gerisini Kemal Bey’in oğlu Mehmet Müderrisoğlu şöyle anlatıyor:

“Bu laf babamın çok ağrına gitmiş. Fransız Konsolosluğu’nun gece kurslarına kaydolmuş. Fransızca’yı en iyi şekilde öğrenmiş. Fakülteyi bitirip tekrar Mösyö Reboul’ün yanına gitmiş. Bu sefer Mösyö Reboul, babamın onunla çalışabileceğini söylemiş. Babam kimsesiz yetişmiş.

Hiç çocuğu olmayan Mösyö Reboul babamı oğlu gibi, babam da Mösyö Reboul’ü babası gibi görmüş. Bugün hâlâ eczanemizde Mösyö Reboul’ün kuralları geçerlidir”. Mösyö Reboul 1935’te, eczaneyi Kemal Bey’e vermek istemiş.

Kemal Bey hiç parası olmadığını söyleyince Mösyö Reboul onu eczaneye ortak etmiş. Bir süre sonra eczanesini Kemal Bey’e vermiş. Eczanenin ‘Kemal ve Reboul’ olan adı 1940’larda eczane tamamiyle Kemal Bey’e geçince ‘Rebul’ olmuş. 

Lavantalar Fransa'dan

 Fransa’nın Grasse şehrindeki bir lavanta tarlasını kapatan Kemal Bey, formülünü kendi bulduğu lavanta kolonyasını Türkiye’de herkesin vazgeçilmezi yapar. 1986’a vefat eden Kemal Bey’den Rebul Eczanesi, kendisi gibi eczacı olan oğullarına miras kalır. Bugün eczanenin başında sadece Mehmet Müderrisoğlu var.

61 yaşındaki Mehmet Bey ‘Karıma aşığım ama işim benim metresim!’ diyor. Sabah saat 4’te kalkıyor, 6’ya kadar internette dünyadaki en yeni kozmetik trendlerini, sağlık haberlerini, yeni buluşları okuyarak güne başlıyor. Sonra da eczanesinin yolunu tutuyor. Saat 7’de eczanenin üst katındaki laboratuarına giren Mehmet Bey, klasik müzik eşliğinde başlıyor formüllerini hayata geçirmeye...

Kişiye özel krem yapıyor

Dünyadaki pek çok yeniliği Türkiye’ye getiren Rebul Eczanesi’nde, Mehmet Müderrisoğlu kişiye özel kozmetik ürünler yapıyor. Müderrisoğlu “Bize gelenlerin öncelikle cilt analizini yapıyoruz. Sonra reçeteyi hazırlıyorum. ‘Memnun kalmazsanız paranızı iade ederim!’ diyorum. Formüllerimle kırışıklık kreminden, çatlağa, inceltici kremden ameliyat izlerine kadar pek çok derde çare oldum.

Bugüne kadar 1 milyon 4 yüz kusüre yakın reçete hazırladım. Geçen sene binaltıyüz kişiye özel krem verdim. Bunlardan sadece üçü memnun kalmadığını söyleyerek yaptığım ürünü geri getirdi” diye anlatıyor. Çocukluğundan beri araştırmaya ve yeni formüller yaratmaya meraklı olan Mehmet Müderrisoğlu babası Kemal Bey’le yaşadığı bir anısını anlatıyor: “Staj için İsviçre’ye gittim.

Babam orada harcamam için yüklü bir para gönderdi bana. Eczanede kullanmak için koca bir aletle geri döndüm. Babam şaşırdı. Çünkü kim olsa o parayı diskoda, barda yerdi. Babam da parayı o amaçla göndermişti zaten”. Kişiye özel ilk çalışması genç yaşta kendi için hazırladığı sivilce jeli olmuş Mehmet Bey’in.

Onu kadınlar için yaptığı intim sprey takip etmiş. “Kadınların intim kokularını gidermek için yaptığım bir spreydi o. Dünyada o yıl çıkan innovatif ürünler arasında 11. sırada yerini aldı” diye konuşuyor Mehmet Müderrisoğlu.

Kızı ve eşi üzerinde yaptıklarını deniyor!

Yaptığı pek çok ürünü eşi ve kızı üzerinde test ettiğini söyleyen Müderrisoğlu “Kızım hamile olduğunda oturdum yabancılar ne yapmış diye baktım. En iyisini bulamayınca iş başa düştü. Çatlak önleyici kremi geliştirdim. Kızıma uyguladım. Bunun üzerine çatlak kremini yaklaşık 80 kişiye uyguladık. Ve çatlağa rastlamadık. Yeni anne olanların kabusu olan meme ucu çatlağı için de krem geliştirdim.

Ağlayarak bana gelen anneler kısa bir süre sonra çocuğunun keyfine varıyor”. Bugün Rebul’ün parfümden sabuna, cilt losyonundan duş jeline kadar pek çok ürünü var. Ama bu dönem en meşhur olan ürünü Guarana kremi. Bölgesel fazlalıklarından yakınanlar için geliştirilmiş. Özellikle bel ve basen bölgesinde etkili olan Guarana kremini duyan genç-yaşlı eczaneye geliyor, bu kremden istiyor.

Urfa ve Antep yöresinden Cayenne tipi biber ve Guarrana bitkisi kullanılarak yapılan kremin kullanımı da çok kolay: yatmadan önce fazlalığın olduğu bölgeye yedirmeniz yeterli. Anlayacağınız dünyada kremin ününü duyan Mehmet Bey’in eczanesine uğramadan edemiyor.

Ayrıca siz de eczanedeki zengin ürün çeşidini görünce tüm gününüzü orada harcamak isteyebilirsiniz. Çünkü bu eczane yurt dışındaki eczaneleri aratmıyor. Hangi ürün çıktıysa Rebul Eczanesi’nde bulmak mümkün. Bir de çoğu zamanını eczanede geçiren Mehmet Bey’e rastlarsanız cilt analizi yaptırmadan Rebul Eczanesi’nden ayrılmayın. Mutlaka size özel yeni bir formül hazırlayacaktır!


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun