• İMKB60608 %0,00
  • USD1,5160 %0,00
  • EURO1,9270 %0,00
  • ALTIN61,3713 %0,00

'Film yıldızı olduğum anda, şov başarısız olur'

Pazar Postası'ndaki yazılarından da takip ettiğiniz Prof. Dr. Mehmet Öz'le Yeniköy'deki evinde buluştuk

10 Temmuz 2010 - 05:00
Yazı Boyutu:

Röportaj: Merve ÖZYATEKİN

mozaytekin@posta.com.tr

Prof. Dr. Mehmet Öz her yıl doğum günü olan 11 Haziran’da Türkiye’ye geliyor. Tüm aile Dr. Öz’ün doğum gününü İstanbul’da bir araya gelerek kutluyor; sonrasında da Güney’e tatile gidiyorlar. Bu artık Öz Ailesi’nin geleneği olmuş. Pazar Postası’ndaki yazılarından da takip ettiğiniz Prof. Dr. Mehmet Öz’le Yeniköy’deki evinde buluştuk.

İçeri girdiğimizde Dr. Öz çok özlediği Maraş dondurmasını yiyordu. Röportaj sırasında da masaya getirilen kiraz, karpuz ve kayısılardan sürekli atıştırdı. Onu görünce insan direkt ‘Demek böyle sağlıklı beslenmek gerekiyor!’ diyor. Ancak sohbetimizde sağlığa çok az değindik. Amerika’daki medyatik hayatından Türkiye’de onu eleştiren köşe yazarlarına kadar her şeyi konuştuk. Ancak onun ne ünlü, ne medyatik olmak, ne de eleştirilmek umrunda! Dr. Öz: “Medya sayesinde hastayla iyi-kötü nasıl konuşacağımı öğrendim. Doktorluğu da bırakmadım. Eleştirildiğim için üzülmüyorum çünkü dediklerim tıbbi yönden doğru!” diyor.

Amerika’da çok ünlüsünüz, ‘Türk doktor Mehmet Öz’ deniyor size. Bu üne nasıl kavuştunuz?

Ünü düşünmüyordum. Ünlü olmak için bu yola çıksaydım, olamazdım. Oprah’nın (Amerika’nın en ünlü televizyoncusu Oprah Winfrey) programına çıktım. Ben tıp alanında hırslıydım. Hep onun peşindeydim. Ün de, başarı da bence o programda halka bildiklerimi etkili anlattığım için geldi. Ama ünlü olmak sıkıcı bir şey!

Sizin doktor olarak farkınız ne?

Amerika’da ve Türkiye’de hasta doktora kendini yakın hissetmiyor. Ya doktorlar vakit ayırıp hastalarla konuşmuyor ya da hasta bilgi sahibi olmadığı için iletişim kuramıyor. Programda doktor ile hastanın nasıl iletişim kuracağını anlatıyorum. Program sayesinde doktor-hasta ilişkisinde bir denge oluşturdum. Hikayelerle bildiklerimi aktarıyorum.

Bazen tipik Türk adetlerini tavsiye ediyorsunuz. Örneğin “Ayakkabılarınızı eve girerken çıkarın” diyorsunuz. Başarınızda bu da etkili mi?

Çok ilginç değil mi? Örneğin Amerikalılar taharet musluğu kullanmazlar. Onun yerine temizliklerini tuvalet kağıdıyla yaparlar. Sonra da hemoroid olurlar! İlk programlarımdan birinde onlara taharet musluğunu anlattım. Türkiye’de bunu anlatsam enteresan olmaz. Ama Amerikalılar şaşırdı! “Eliniz pislenince kağıtla mı siliyorsunuz” dedim. Ve Oprah’yla ilk defa program böyle patladı!

Film yıldızı olduğum anda, şov başarısız olur

Yorumlar