www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,9710 %-0,40
  • BIST74987 %0,07
  • EURO2,8810 %0,23
  • USD2,2885 %0,48

Eyvah ben zayıflayamıyorum!

27 Şubat 2010
Yazı Boyutu:

Son dönemde pek çok kişiden, “Eyvah bir türlü zayıflayamıyorum”, “Ne yapsam olmuyor, aç yaşıyorum ama bir türlü kilo veremiyorum” gibi konuşmaları çok duyar olduk. “Gerçekten de su içsem yarıyor” veya “Bir türlü kilo veremiyorum, aman benim kilo vermem imkansız” gibi bir durum söz konusu olabilir mi yoksa bu kişiler farkında olmadan bazı gerçekleri atlıyorlar mı? Veya farkında olmadan bazı hatalar mı yapıyorlar? Eğer siz de bir türlü kilo veremediğini düşünenlerdenseniz bu yazıyı dikkatli okuyun ve bir kez daha doğru hareket edip etmediğinizden emin olun.

Eğer kilo veremediğinizi düşünüyorsanız

1) Yardım almaktan çekinme: Öncelikli olarak bu konuda deneyimli bir hekime başvurun. Tiroid fonksiyon testleri HOMA İnsülin direnci, hemoglobinA1C gibi son aylardaki şeker ortalaması, tiroid antikorları, açlık kan şekeri, demir, depo demir, kan sayımı, kan yağları, ürik asit, kanda proteinler, alerji testleri, karaciğer fonksiyon testleri, üre kreatinin, tam idrar tahlili, C-Peptit gibi bazı tahlilleri yaptırmanızda yarar var. Pek çok kişi az yer, ama kilo veremez. Oysa bunun altından gizli bir şeker hastalığı, insülin direnci ya da guatr gibi bir durum ortaya çıkabilir.

2) Acaba yeterince hareket ediyor musunuz ya da çok hareket ettiğinizi mi düşünüyorsunuz?

Türk toplumu olarak son dönemde iyice tembelleşmeye ve az hareket etmeye başladık. Çoğu kimse gerçekçi olarak ne kadar hareket ettiğini değerlendirmiyor. Bazı hastalarım “Ben çok hareketliyim doktor bey” diyor. Sorduğumda ise sadece biraz ev işi yaptıkları, yalnızca markete gidip geldikleri ve ufak tefek hareketler dışında ciddi hareket yapmadıklarını ortaya çıkartıyoruz. Eğer kalori tüketmek ve yağ yakmak istiyorsanız günde ortalama 1 saat kadar tempolu yürüyüş ya da buna muadil bir egzersiz yapmanız gerekir. Siz sabah biraz erken kalkıp egzersiz yaparsanız ondan sonraki hareketler kilo vermenize ve kalori tüketmenize yardımcı olur. Hiç spor yapamıyorsanız, o zaman sabah ve akşam en az 10’ar dakika ip atlayın. Kendinize bir adet pedometre yani adımölçer alın ve akşama kadar yaklaşık 10 bin adım atmayı hedefleyin.

3) Gerçekten az mı yiyorsunuz ya da az yediğinizi mi zannediyorsunuz?

Yine pek çok kişi “Doktor bey gerçekten bir şey yemiyorum. Su içşem yarıyor derler ya, galiba ben o gruptanım” der. Ben de onlara öncelikli olarak şimdi tarif edeceğim bir deneyi yapmalarını öneririm. Siz de az yediğinizi zannediyorsanız lütfen 1 gün boyunca yediğiniz veya içtiğiniz her şeyin bire bir aynısını mutfak masasının üzerine koyun. Akşama kadar midenize attığınız her şeyin aynısından masanızda biriktirmeye başlayın. Örneğin sabah çayınıza iki şeker mi attınız, bir bardak çay mı içtiniz. Masanın üzerine bir bardak çay ve iki şeker koyun. İki dilim ekmek ve 1 kaşık reçel, 1 salatalık, biraz maydanoz, bir tavuk butu, 4-5 kaşık pilav, 1 tabak zeytinyağlı, 4 kayısı, 3 bisküvi, bir dilim kek, 4 köfte, biraz makarna, bir kase yoğurt, bir tabak salata, biraz kabak çekirdeği, 5-6 bardak çay, yanında birer şeker, 1 kola, 1 meşrubat, bir parça çikolata derken orta boy bir mutfak masasının neredeyse tepeleme dolduğunu görecek ve hayretler içinde kalacaksınız. Lütfen sabahtan gece yatana kadar yediğiniz ve içtiğiniz her şeyin, kahveye attığınız şeker ve kremadan, yemeklere kattığınız sıvı yağa kadar her şeyin aynısı biriktirin. Hiçbir şey yemediğinizi zannederken midenize ne kadar çok gıdanın girdiğini görün, hayretler içinde kalacaksınız. “Aman Allahım bu kadar yiyeceği ben mi yedim?” diyeceksiniz. Biz Türk toplumu olarak az yediğimizi sanıyoruz ama harcadığımızdan çok gıda tüketiyoruz.

4) Gizli depresyonda olabilirsiniz.

Azımsanmayacak bir oranda da, kilo veremeyen kişilerde gizli depresyon olabilir. Yine günümüzde yoğun strese bağlı olarak bedenin işleyişi değişebilmekte, stres altında olan fizyoloji bu durum uzadığı zaman özellikle göbek ve bel civarında yağ depolamaya başlamakta ve metabolizma yavaşlayabilmekte. Böyle durumlarda iyi bir psikoterapinin, sarı kantaron haplarının ve bol güneş ışığının yararı olabilir.

5) İlaç kullanımı:

Eğer bazı ilaçları kullanıyorsanız metabolizmanız yavaşlayabilir ve gayret etmenize rağmen çok zor kilo verebilir hatta tersine kilo alabilirsiniz. Kortizon, bazı diğer hormon preparatları, anti depresanlar ve bazı diğer psikiyatri ilaçları, tiroidi yavaşlatmak için kullanılan ilaçlar ve daha pek çok kimyasal maddeler metabolizmada yavaşlamaya, su tutmaya ve yağ dokusunda artış eğilimine yol açabilir. Siz de kilo vermekte zorlanıyorsanız ve kimyasal ilaçları kullanıyorsanız mutlaka hekime danışın. Gerekiyorsa kullandığınız ilacın dozunun azaltılmasını veya cinsinin değiştirilmesini talep edin. Bazı ilaçlar ise kilo aldırmasa bile iştahı açarak dolaylı olarak da kilo alınımına yol açabilir. Bazı kişilerde B vitaminleri veya alerji hapları bu tarz bir duruma yol açabilir.

6) İçeceklere dikkat!

Pek çok kişinin dikkati kilo alınımında genelde yiyeceklere yöneliktir. Oysa bazen içeceklerle aldığımız kalori ya da yağ miktarı yiyeceklerle aldığımız yağ ve kalori miktarının önüne geçebilir. Örmeğin “Ben hiçbir şey yemiyorum ki” diyen kişileri tıbbı açıdan sorguladığımda gerçekten de az yediklerini ama şekerli kahve, çay, kola, meşrubat, kremalı kahve ve yağlı ayran gibi ciddi kalori bombardımanı içecekleri bol tükettiklerini saptıyorum. Size yine minik bir deney. Bir küçük şişe kolada yaklaşık 6 küp kesme şeker var. Günde 1 kola içiyorsanız 6 küp kesme şeker etti. Diyelim ki gün boyunca 5 çay içtiniz. Az şekerli içiyorsanız ve sadece 1 kesme şeker attınız, etti 11. O gün sadece iki tane kahve içtiniz, onlara da 1’er küp kesme şeker attınız, etti 13. Bir bardak da şeker eklenmiş meyve sularından içtiniz, yaklaşık 20 küp kesme şeker etti. 20 küp kesme şekeri 2 avucunuza doldurun ve bu kadar şekeri yakmak için o gün ekstradan en az 1.5 saat daha spor yapmanız gerektiğini hatırlayın. Bir orta boy cafe latte’de 270 kalori olduğunu biliyor musunuz? Bu pek çok sağlıklı yemeğin bir porsiyonundan daha yüksek kalori değeridir.

7) Öğün atlıyor musunuz?

Öğün atlıyorsanız kötü. Çünkü bütün gün aç kalıp akşam geç ve ağır yiyen bir kişide düşük kan şekerini ve uzun süren açlığı beden bir tehdit olarak algılar ve yediğini süratle yağ olarak depolama eğilimine girer. Bu nedenle asla kan şekerini düşürmeyin. Gün içinde 3 ana 3-4 de ara öğün yaparak kan şekerini dengeleyin. Asla stres altında, yüksek sesli müzik, sigara dumanı, tartışma ortamı içinde yemek yememeye gayret edin. Aslında kilo veremiyorsanız daha başka faktörler de var ama ben size en önemlilerini sıraladım. Şimdi bir kez daha düşünün. Gerçekten bu kuralları uyguluyor musunuz karar verin. Keyifli ve sağlıklı bir cumartesi dileğimle.

BU HABERİ PAYLAŞ