Cumhurbaşkanı Erdoğan: MHP ile aramıza nifak sokamazlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerde kendisine oy verilmesi ancak AK Parti’ye verilmemesi yönündeki girişimlerin başarılı olamayacağını belirterek, ‘Cumhur İttifakı’nın bozulmasına fırsat vermeyiz. Kimse aramıza nifak sokamaz. Cumhurbaşkanının güçlü olabilmesi için, parlamentoda da güçlü olmak gerekiyor’ dedi

17 Mayıs 2018, Perşembe 06:01
A A

HAKAN ÇELİK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere ziyaretinin sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İsrail’in Gazze’deki katliamından bölgesel sorunlara, seçimden ekonomiye kadar birçok alanda kritik açıklamalar yapan Erdoğan şunları söyledi:

Son Gazze katliamıyla İsrail’in dünya kamuoyunda daha kötü duruma düştüğünü söyleyebilir misiniz?

Filistinlilerin direnişine destek vermemiz İsrail’i rahatsız ediyor. Ben Hamas’ı terör örgütü olarak görmüyorum. Direniş hareketidir. Burada antisiyonist hahamlarla görüştüm. Bunlar İsrail’in siyonist olduğunu söylüyorlar. Biz bunu söylediğimizde bazıları çıldırıyor. Hahamlar, ‘Siz Yahudiler ile Siyonistler arasındaki ayrımı iyi yapan bir lidersiniz’ diyorlar. Kendilerinden haksızlığa karşı seslerini yükseltmelerini istedim.

İsrail’in BM kararlarını kabul etmediği, sürekli ihlal ettiği bir kez daha ortaya çıktı. İsrail’in BM üyesi ülke statüsünü kaybedebileceği iddialarına ne diyorsunuz?

O denli iddialı konuşmamak lazım. Önemli olan İsrail’in yaptığı adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında ortak tavır sergilemektir.

Ama bu hususta uluslararası camianın, İslam dünyasının hatta Arap Birliği’nin arzulanan düzeyde bir tavır sergilediğini söylemek zor. Yapılan yanlışlıklara karşı açıkça sesini yükselten nadir ülkelerden biriyiz. İİT’nin (İslam İşbirliği Teşkilatı) İstanbul’daki zirvesine üye ülkelerin hangi seviyede katılacakları bu açıdan önem taşıyor. O gün Yenikapı’da muhteşem bir miting de yapmak istiyoruz. AK Parti olarak, Pazar günü Diyarbakır’da yapacağımız mitingi, Ramazan boyunca Türkiye genelinde sürdürebiliriz. Bunları Cumhur İttifakı olarak yapmamız da gündeme gelebilir.

'BAHÇELİ'NİN TAVRI ÇOK NET'

Başbakan’ın da gündeme getirdiği üzere, ‘Erdoğan’a oy verin ama partisine oy vermeyin’ şeklinde bir yaklaşımı gündeme sokmaya çalışanlar var. MHP ile AK Parti arasına nifak tohumu mu sokulmak isteniyor? O dediğiniz yaklaşımı bazı mahfiller işlemeye çalışsa da başarılı olamazlar. Bizler Cumhur İttifakı olarak yola çıktık. Bu işin bozulmasına fırsat vermeyiz. Kimse aramıza nifak sokamaz. ‘Cumhurbaşkanlığında Erdoğan’a oy verin, aşağıda kime verirseniz verin’ şeklinde bir mantık olamaz. İnanıyorum ki AK Parti tabanı kendi partisine, MHP tabanı da kendi partisine oy verecektir. İttifak konusunda kararlılığımız son derece net. Sayın Bahçeli’ninki de net. Cumhur İttifakı olarak seçeceğimiz cumhurbaşkanının güçlü olabilmesi için, parlamentoda da güçlü olmak gerektiğini biliyoruz.

'KRALİÇE'NİN DEHŞET BİR HAFIZASI VAR'

Kraliçe II. Elizabeth ile yaptığınız görüşmeye dair izleminiz nedir?

Kraliçe 92 yaşında olmasına rağmen dehşet bir hafızası var. Abdullah Bey’in cumhurbaşkanı, benim başbakan olduğum dönemde Türkiye’yi ziyaret etmişti. O ziyareti sırasında yaptığımız görüşmeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlıyor. Ayrıca yaptığım bu ziyaretteki temaslarım hakkında da ayrıntılı biçimde bilgi sahibi olduğunu gördüm. Konulara çok hakim olduğunu, her şeyi dingin biçimde anlattığını müşahede ettim.

'S-400'DEN TAVİZ SÖZ KONUSU DEĞİL'

Bu olaylarda ABD’nin de önemli rolü var. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilere bakınca; Rusya’dan S-400 alımına getirdiği eleştiriler, rahip Brunson davası, Türkiye’ye yaptırımlardan söz edilmesi, Hakan Atilla davası, İran konusundaki tutum farkı ve Kudüs krizi... ABD ile müttefiklik ilişkisinin çok ciddi olarak zedelendiği değerlendirmesi yapılıyor? Amerika’dan temel beklentileriniz nedir?

O dediğiniz değerlendirmeyi kim yapıyor onu bilemem. Ama biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz tabii ki hakkın yanındayız. ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmadan tek taraflı geri çekilme kararını doğru bulmamamızın da sebebi budur. ABD o anlaşmayı tek başına imzalamadı.

İşin içinde İngiltere var, Almanya var, Fransa var... Dolayısıyla ABD’nin, İran konusunda ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket etmesi, Temmuz-Ağustos’ta ambargoya başlayacağından söz etmesi doğru değil.

Diploması ve müzakere

Kaldı ki İran’a geçmişte o denli yaptırım uyguladılar da ne oldu? Fransa Peugeot’yu verdi, Almanya Mercedes’i verdi. Çin zaten ‘Ne istersen veririm’ diyor. O nedenle nükleer konusunda biz öteden beri diplomasi ve müzakere yolunun daha isabetli olacağını savunduk.

NATO müttefiki bir ülke olarak, Yunanistan nasıl S-300 almış ise bizim de Rusya’dan S-400 almamızda sorun olmamalı. NATO’da müttefik olduğumuz ABD’den, an geliyor parayla dahi silah alamıyoruz.

Senato’dan onay çıkmadı diyerek, silah vermeyebiliyorlar. Dolayısıyla S-400’den taviz söz konusu değil. Kaldı ki Rusya bize çok avantajlı bir kredi imkanı da sundu. Savunma sanayii ihtiyaçlarını en uygun şartlarda farklı yerlerden karşılamak Türkiye’nin de en tabii hakkıdır. ABD’den bizim temel beklentimiz, ilişkilerimizin, müttefiklik, stratejik ortaklık ruhuna uygun olmasıdır.”

'BİZİ DAHA İYİ BİR GELECEK BEKLİYOR'

Londra’da yatırımcılarla görüştünüz. Onları Türk ekonomisi konusunda ikna ettiğinizi düşünüyor musunuz?

Türkiye’deki yatırımlarını güçlendirme noktasında atacakları adımlar veya yeni yatırımlar noktasında ne gibi geleşmeler olacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Bütün mesele 24 Haziran. Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kazanmasının yine heyecan uyandıracağına inanıyorum. ersimize çalışıyoruz.

Seçim beyannamemizde bunu daha net göreceksiniz. Gerek küresel sermayenin Türkiye’ye girişi, gerekse mevcutların devamı açısından bizi daha iyi bir gelecek beklediğini düşünüyorum.

'YENİ SİSTEM DAHA HIZLI İŞLEYECEK'

2001’deki ekonomik krizden sonra bir ekonomik program oluştu. Bugün ‘faiz enflasyonun sebebi’ diyorsunuz, altına dayalı model öneriyorsunuz, ‘milli para’ diyorsunuz... Artık yeni bir ekonomik program yazma zamanı gelmedi mi?

Aslında yazılıyor yeni şeyler. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ekonomide de işlerin daha sağlıklı yürümesini sağlayacak. Mevcut sistemde bürokratik oligarşi egemenliğini sürdürüyor. Yeni sistemin en önemli getirilerinden birisi, bürokratik oligarşinin egemenliğinin son bulması olacak.

Rusya, İran, Çin ve Güney Kore gibi ülkelerle ulusal paralar üzerinden alışveriş yapma hususundaki çabaların, altınla borçlanma gibi alternatiflerin kur baskısından kurtulma açısından önemli olduğuna inanıyorum.

24 Haziran’dan sonraki süreçte, sistem her açıdan daha sağlıklı, daha hızlı işleyecek. Siyasi iktidar başarısızlık halinde bedel ödeyeceğinin bilinciyle, çok daha sorumlu davranmak durumunda olacaktır.”

LİDERLERE TELEFON

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin’deki son gelişmelerle ilgili kritik telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. İslam ülkeleri liderlerini tek tek arayıp yarın İstanbul’da ‘Gazze katliamı’ gündemiyle olağanüstü toplanacak İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesine davet eden Erdoğan, Rusya lideri Putin, Almanya Başbakanı Merkel ve Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa Franciscus ile de görüştü. Erdoğan Filistinli sivillerin dünyanın gözü önünde katledilmesinin utanç verici olduğunu belirtti.

KIZILAY'DAN GAZZE'YE 100 BİN DOLARLIK TIBBİ YARDIM

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’de 60’ı aşkın şehit ve 2500 yaralı var. Yaralıların tedavisi konusunda ne İsrail ön açıyor, ne de Mısır. Ramazan’da Filistinliler için bir yardım kampanyası düzenliyoruz. Yaralıların tahliyesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Kızılay Gazze’ye 100 bin dolarlık ilaç ve tıbbi malzeme yardımı yaptı.”

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;