Cumhurbaşkanı Gül'den çıkmaz sokak uyarısı

Cuma, 30 Kasım 2012 - 05:00

Cumhurbaşkanlığı Kültür-Sanat Büyük Ödülleri törenine katılmak üzere dün Çankaya Köşkü’ndeydim. Göksel Baktagir ve arkadaşlarının müzik dinletisiyle başlayan törende Ahmet Hatipoğlu, Selim İleri ve Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, ödüllerini Cumhurbaşkanı Gül’ün elinden aldı. Diğer bir dalda da Gaziantep’teki Zeugma Müzesi ödüle layık görüldü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül her fırsatta farklı kesimlerden aydınları bir araya getirmeye çalışıyor; ayrıca kültür ve sanatla ilgili etkinlikleri desteklemekten büyük keyif alıyor. Törenin sonunda Cumhurbaşkanı Gül’le sohbet etme imkânı bulduk. Gül’e Patriotlar konusundaki tartışmayı hatırlattım ve düşüncesini sordum. “Suriye’den Türkiye’ye doğrudan bir füze tehdidi olacağını düşünmüyorum” dedi, bununla birlikte Türkiye’ye gelecek olan Patriotların bir NATO sistemi olduğunu ve bunun ‘bütünleşik güvenliğin bir parçası’ olarak algılanması gerektiğini söyledi.

[[HAFTAYA]]

Bu ifadeyi biraz açayım: Bir süredir “Patriotların, aslında, Türkiye’den çok Kürecik’te kurulan radar üssünü koruyacağı” gibi iddialar ortaya atılıyordu. Hatta kimileri Ankara’nın İsrail’in güvenliğine katkı sağladığını ileri sürüyordu. Cumhurbaşkanı Gül ‘savunmanın bütünlüğü’ ilkesine dikkati çekerek Türkiye’deki NATO üslerinin de koruma altına alınacağını vurguladı. Gül’ün, PKK terörü ve BDP’lilerin dokunulmazlıkları konusundaki değerlendirmeleri de çarpıcı.

* * *

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili tartışmada ise önceki yıllarda yaşanan olumsuz deneyimleri hatırlatarak dikkatli ve temkinli hareket edilmesini istiyor. Gül, siyasetçilerin mutlaka terör ve şiddetle aralarına mesafe koyması çağrısını tekrarlarken ‘dokunulmazlıkların kaldırılması’ konusuna atıfta bulundu ve “Geçmişte denediğimiz, yakın siyasi tarihimizden örnekler var. Dolayısıyla kendimizi çıkmaz sokaklara itmememiz lazım” dedi. Buradan çıkan sonuç şu: Gül, BDP’li milletvekillerin kendilerine bir an önce çekidüzen vermesini istiyor; fakat dokunulmazlıklarının kaldırılmasını çok riskli buluyor.

* * *

Gül, konuşmasının bir yerinde kullandığı sözlerle dolaylı olarak ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisiyle ilgili tartışmaya da değinmiş oldu. “Başta Osmanlı tarihi olmak üzere geçmiş; merak ve ilgi konusu olmaya başladı. Artık sinemalarda, filmlerde, dizilerde, hikâyelerde tarihin canlandırılmaya başlandığını ve tarihten büyük esin alındığını görüyoruz. Bu çok sevindirici bir şey” dedi. Bu sözleri ‘Muhteşem Yüzyıl gibi dizilerin varlığına hoşgörüyle bakıyor’ şeklinde yorumlandı. Çıkışta ‘acaba biraz daha somut bir açıklama alabilir miyim’ diye diziyle ilgili tartışmaya nasıl baktığını sordum; ancak Gül -büyük ihtimalle yeni bir polemik konusu olmaması için- tebessüm ederek “Salonda pek çok tarihçi var, onlara sorun” demekle yetindi.