Cüneyt Ağabey, ben cımbızla çekilen gazeteci değilim!

a
a
Cuma, 19 Kasım 2010 - 05:00

Gazeteciliğe 1947 yılında başlamış bir meslek büyüğümün yazısıyla ilgili bir düzeltme yapmak bana yakışmaz ama oluşan bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek zorundayım.
Cumhuriyet Gazetesi yazarı Cüneyt Arcayürek, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Türkmenistan ziyareti sırasında yazdıklarım ve televizyonda anlattıklarımla ilgili bazı değerlendirmelerde bulunmuş.
Arcayürek, sanıyorum NTV’de Can Dündar’ın programına katıldığım dakikalarda bizi izlemiş. Benim, türban tartışmalarıyla ilgili olarak Abdullah Gül’ün sarfettiği “Bıkkınlık geldi artık” ifadesini kullandığımı duymuş. Ancak ben Cumhurbaşkanı’nın bu sözü, türban meselesinin sürekli gündemde tutulmasına bir tepki olarak söylediğini aktarmıştım. Arcayürek ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmeleri nedeniyle Gül’ün bu ifadeyi kullandığını sanmış.
[[HAFTAYA]]
13 Kasım tarihli yazısında benden “Posta Gazetesi muhabiri” şeklinde söz ettiği için Cüneyt Arcayürek’e ayrıca teşekkür ederim, zira unvanım ve kıdemim ne olursa olsun ben önce muhabirim. Ancak kusura bakmasın, yazısında benim için kullandığı “Gül’ü ve eşini eleştirmeyen, eleştirmeyecekler arasından cımbızla çekip uçağına aldığı gazetecilerden biri” ifadesini kabul edemeyeceğim.
Uçağına Cumhuriyet’ten Vakit ve Taraf’a kadar bütün gazeteleri ayrım gözetmeksizin davet eden Cumhurbaşkanı Gül ile ilgili bu değerlendirmeyi yapmak haksızlık olur.
Bu arada kişisel olarak şunu söyleyeyim, eğer takip edebileceğim bir haber varsa Mars’a bile gitmeye hazırım. Bugüne kadar farklı liderler ve bakanlarla yüzlerce seyahate katıldım. Bunun için birilerinin adamı olmak gerekmiyor. Sadece gazetecilik yapmak yetiyor.
Devletin bütünlüğünü temsil eden, başkomutan sıfatını taşıyan Cumhurbaşkanı’nın bir davetine icabet etmekten de ancak gurur duyarım. Bu arada Cüneyt Ağabey size bir sorum var; Gazetecilerin cımbızla çekilip çağırıldığını söylediğiniz o gezide Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’in de olduğunu biliyor muydunuz?

Kılıçdaroğlu doğru yaptı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Umut Oran ve bir grup arkadaşıyla birlikte Paris’te Pere Lachaise’te yatmakta olan Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etti. Her ikisi de Türkiye’nin sevdiği sanatçılardı. Türkiye’nin çok sancılı yıllarında geniş kitlelerle iletişim kurmaya çalıştılar. Hataları yok muydu? Elbette vardı. Hangimiz yapmıyoruz ki?
Bütün dinlerde ölülere ayrı bir saygı gösterilir. Bugün aramızda olmayanların, hayattayken yaptıklarını çok konuşmamak Anadolu’da bir hoşgörü geleneğidir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Kılıçdaroğlu’nun mezarlık ziyaretine neden bu kadar tepki gösterdiğini ve bağırıp çağırdığını anlamadım. Bahçeli, Kılıçdaroğlu için “Eğer vatana ihanet edenlere saygı gösteriyorsan, cezaevindeki vatan hainlerine de saygı göster!” diyor.
Devlet Bahçeli, Van’ın Akdamar Adası’nda Ermenilerin düzenlediği ayinden sonra da sinirlenmiş ve aynı yerde -bir tür misilleme niteliğinde- cuma namazı kılmıştı. Allah kabul etsin.
MHP’nin bundan sonra izleyeceği siyaset, 1970’lerin öfke ve protesto çerçevesine sıkışacaksa benim söyleyecek başka bir sözüm yok.