Cüneyt Arkın'ın oğlu Murat Arkın: Babamın ve Atam'ın izinde yürüyorum

Babası gibi surlara da çıktı. O meşhur tokattan da attı. Kötü adamları da patakladı. Sanki babasının ikizi. Ama o babasını daha yakışıklı buluyor. Türk sinemasının yaşayan efsanesi Cüneyt Arkın’ın oğlu Murat Arkın, asıl adıyla Murat Cüreklibatur, ‘Börü’ dizisinin başrol oyuncularından. Diyor ki: Ben dahil Cüneyt Arkın olabilecek tek bir isim yok. O bir halk kahramanı. Halk kimseyi onun yerine koyamaz

01 Nisan 2018, Pazar 05:00
A A
Alev Gürsoy Cimin
alev.gursoy@posta.com.tr


'Börü’ sosyal medyayı salladı ama reytinglerde öyle olmadı...

‘Börü’, Türkiye’nin yakın tarihine en korkusuz şekilde yaklaşan bir mini dizi. ‘Asker dizisi’ demek doğru değil. Polis Özel Harekat timi 3450’yi konu alıyor. Reyting prime time’da kalma sürenize göre ölçülüyor. ‘Börü’nün böyle bir derdi yok. En baştan birer saatlik 6 bölüm olarak tasarlandı. Reyting kaygısının kaliteyi etkilememesi için... Cesaret isteyen doğru bir yaklaşımdı.

İzlerken insanın tüyleri diken diken oluyor. Siz neler hissediyorsunuz?

Ekrana yansıyanlar gerçek. Zaman zaman gerçek bir özel harekatçı olmadığım için üzülüyorum. Gelen yorumlar, “Abi sen  rolü oynamamışsın, yaşamışsın” şeklinde. İzleyiciye bunu hissettirebilmiş olmak mutluluk verici.




Dizideki “Türküm demekten mutlu olanların hikayesi” sloganı dikkatimi çekti.

Ulu Önder Atatürk gibi, “Ne Mutlu Türküm” diyerek çıktık yola. Atam’ın izindeyim.

‘Börü’ içleri vatan sevgisiyle fedakarlık yapan insanları anlatıyor. Gerçek hayatta da Afrin operasyonu var...

Maalesef. Vatanın gerçek sahibi olan Mehmetçik aylardır kendi vatanına ayak basamıyor. Afrin olur, Bitlis olur, Cudi Dağı olur... Nerede olursa olsunlar yüreklerimiz onlarla.

Babanız da destanlaşmış karakterleri canlandırdı, onun yolundan mı gidiyorsunuz?

Babam yeri geldi güçlüye karşı hakkını arayan Vatandaş Rıza oldu, yeri geldi ülkede yaşanan pisliklerle savaşan Komiser Cemil oldu, yeri geldi Yarınsız Adam oldu, Gırgır Ali oldu, Öğretmen Kemal oldu. Onun yolunda yürüyorum.
 

KÖTÜ ADAMI OYNAMAK AYRI BİR HAZ


Babanızdan oyunculuk taktiği alıyor musunuz?

Babam hep, “Oğlum, sen ne yaparsan en iyisini yaparsın” der. Seçimi bana bırakır. Biz iki dost gibiyiz. Senaryonun bir kopyasını bırakırım, okuyup geri döner. Çoğunlukla aynı fikirde oluruz.

Oyunculuğunuzu beğeniyor mu?

Oyunculuğumla ilgili hep güzel sözler duydum babamdan. Yalan söylemeyi beceremez zaten.

Peki, oyunculuk isteğinizde babanızın rolü var mı?

Evimiz set gibiydi. Kütüphanemiz film arşivi gibiydi. Televizyon programları, setler, çekimler derken ister istemez o havayı soluduk. Ama babam ve annem sektörün tüm zorluklarını tecrübe ettiklerinden beni oyunculuk konusunda teşvik ettiklerini söyleyemem. Ben de bu yüzden hep ilgi duyduğum bilgisayara yöneldim. 20 yıldır uzman yazılımcı olarak çalışıyorum.



 

KİMSE BİR CÜNEYT ARKIN OLAMAZ BEN DAHİL


Sizden bir Cüneyt Arkın olur mu?

Kimse, buna onun kanından gelenler de dahil, bir Cüneyt Arkın olamaz. O Türk halkının kahramanı. Türk halkı kahramanına ihanet edip onun yerine bir başkasını asla koymaz. Ben oyunculukta kendi yolumu çiziyorum. Aksi takdirde, babamın kötü bir kopyası olmaktan ileri gidemem.

Cüneyt Arkın mı yakışıklı, siz mi?

Murat Arkın’ı yakışıklı bulmayanlar vardır ama Cüneyt Arkın’ı yakışıklı bulmayan olduğunu sanmıyorum.
 

BABAMDAN BİR KEZ TOKAT YEDİM


Çocukluğunuz nasıl geçti?

Yeşilçam filmleri ile büyümüş olan şanslı nesildenim. Hemen her günümüz Cüneyt Arkın, Kemal Sunal filmleri ile geçti. Setlere gittik. Film ekipleri ile günler geçirdik. Set emektarları, babamın kavga ekibi günlerini evimizde, bahçemizde sahnelere hazırlanarak geçirdi. Bizim evimiz onların da eviydi. Tüm ekip babamın hem çalışma arkadaşı hem de dostuydu. Böyle sihirli bir ortamda geçti çocukluğumuz.




Cüneyt Arkın nasıl bir babaydı?

Sadece babalık yapmadı, dost oldubizimle. Bildiklerini bize öğretti, bilmediklerini bizimle öğrendi. Tembellikten hoşlanmaz. Her dakika ya satranç oynayacağız ya tavla. Ya havuza yüzmeye gideceğiz ya yürüyüşe. Eskiden tüm mahalleyi futbol oynamaya götürürdü. Elini tutup saatlerce yanında oturmak istersiniz. Öyle biridir...

Evde babanızla dövüş sahneleri canlandırır mıydınız?

Daha çok jimnastik yapardık. Şınav, mekik, trambolinde takla... Dövüş sahnelerini daha çok kardeşimle canlandırırdık.

Peki, babanızın kötülere attığı o meşhur tokattan yediniz mi?

Sadece bir kez. ‘Önce Hayaller Ölür’ filminde. Ne mutlu bana ki babamdan yediğim tek tokat rol icabıydı.
 

DOĞDUĞUM GÜN BABAM ALKOLÜ BIRAKTI


Eskiden babanızın alkol problemi varmış... Size yansıdı mı?

Yansımadı ama alkolle mücadelesi hâlâ devam ediyor. Tabii farklı bir şekilde. Gençlerle bir araya geldiği toplantılarda, alkol ve uyuşturucu konferanslarında gençlere yol gösteriyor. Doğduğum gün alkolü bir daha ağzına sürmemek üzere bıraktı. 42 yıldır varsa yoksa taze sıkılmış portakal suyu vardır elinde.

Babanızın size en önemli nasihati nedir?

Beladan kaç oğlum. Bu senin korkak olduğunu göstermez. Baktın bela üzerine geliyor, at bir adım geriye. Baktın hâlâ geliyor, at bir adım daha geri. Baktın adım atacak yerin kalmadı, beladan daha bela ol.




Ya babamı kaybedersem korkusunu yaşadınız mı?

Bazen yattığım yerde aklıma gelir. Balkon kapısının açılmasını bekleyen kedilere kim açar kapıyı o giderse? Ya masada yarısı oynanmış bir satranç tahtası kalırsa, kiminle tamamlarım o oyunu? Beni gördüğünde kim fırlar koltuğundan “Oğlum” diyerek. Kime seslenirim “Babam” diye. Allah benim ömrümü de versin ona.

BABAMIN ADINI HİÇ KULLANMADIM


Babanızın isminden faydalanmayı sevmiyormuşsunuz ama yaptığınız işte karşınıza çıkmaması mümkün değil...

Üniversitede, mezuniyet törenime kadar öğretmenlerim Cüneyt Arkın’ın oğlu olduğumu bilmiyorlardı. Bilselerdi ve notlarımda torpil yapsalardı, o diplomayı babama kendi duvarına asmasını söylerdim.


Babanızın hayatı film olsa rol almak ister miydiniz?

Bu bir teklif mi? Cevabım “Nevet!” (Gülüyor)

Yoğun çalışıyorsunuz. Eşinizin şikayet ettiği oluyor mu?

Projeler sebebiyle uzun zaman ayrı kaldığımızda bile döneceğim gün eşim çocuk gibi pencerede bekler. İkinci çocuğumuz doğduğunda en zor günleri bensiz geçirdi. Bir gün bile söylenmedi. Hakkını asla ödeyemem.

Tanınan birisiniz, kıskanıyor mu sizi?

“Hayatta kıskanmam” dediğini duyar gibi oldum şu an. Kıskanmasını gerektirecek bir durum yok.

Geçmişte oyuncular çok iyi paralar kazanmamış. Sizler iyi kazanabiliyor musunuz?

Maalesef bu sistem içerisinde Cüneyt Arkın bile zaman zaman sömürüldü. Bugün bile telif hakları sorununun çözülememiş olması inanılır gibi değil. Ben yazılımcılık ve oyunculuk yaparak kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğimiz düzeyde çok şükür kazanıyorum.

Sokakta sizi Cüneyt Arkın’a benzetenler oluyor mu?

Geçen yaz bir çocuk yanıma yanaştı, “Kaleden atın üstüne atlarken korkmuyor musun?” diye sordu. Anladım ki babamın ‘Battal Gazi’ serisinden bahsediyor. Bir kez de Almanya’da trende karşıma bir hanım oturdu. Hemen telefonundan arkadaşını aradı. Türk olduğumu anlamamış olacak, “İnanmayacaksın. Cüneyt Arkın burada, insanlar çift yaratılır derlerdi, doğruymuş” diye anlatmaya başladı. Trenden inerken iyi günler dileyince, yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;