Çuval ve mızrak

a
a
Cumartesi, 18 Eylül 2010 - 05:00

VATAN Gazetesi’nin dünkü manşeti, işin özüdür:

3. Alçak Tesadüf.

Alt başlık ise şöyle:

Erdoğan, Ahmet Türk’le görüşecekti, PKK mayın döşedi, 7 şehit... Taş atan çocuklar yasası Meclis’ten geçecekti, PKK pusu kurdu, 7 şehit... BDP’nin Bakanlarla randevusu vardı, Hakkari’de mayın patladı, 9 şehit.

Başka alçak tesadüfler de var ama bu kadarı yeter.

[[HAFTAYA]]

***

Biz, teşhisi erken koymuş olabiliriz. PKK’nın siciline ve sayısız sabıkasına bakarak, katilin eşgalini -dün bu sütundaben de verdim.

Ama BDP Başkanı Demirtaş, bizden daha aceleci davranmadı mı?

“Bu işi asker yaptı” derken, nereden bildi askerin yaptığını?

Bana değil, VATAN Yazarı Mustafa Mutlu’ya versin cevap.

Soru şudur:

- Katil, cinayet yerine kartvizitini bırakır mı?

***

Gerçi, kendi mayınıyla kendi askerini avlayan, nöbetçi er’in eline pimi açılmış bombayı tutuşturan, Heron’ların filmini sadece oturup seyreden bir kurumdan bahsediyoruz ama ihmal başka, cinayet başka... Basiretsizlik başka, hainlik bambaşka.

Bay Demirtaş, bu katliamı PKK’ya yakıştıramıyor. Sanki hiç böyle bir vukuatı olmamış gibi terör örgütüne alelacele göğüs geriyor:

Kim yaptı?

- Asker yaptı.

Nereden biliyor?

Askerin, cinayet yerine sahiden kartvizit bırakacak derecede acemi olduğunu mu zannediyor?

E yok.

O kadar uzun boylu değil.

***

Yirmi altı yıldır yapılan kalleşlikleri saysak, sütunlara sığmaz.

Hepsi tesadüf mü?

20 Eylül’e 3 gün kalması da mı tesadüf? Patlamanın hemen referandum sonrasına denk gelmesi de mi tesadüf?

Tam Akil Adamlar’ın bulunduğu günü nişan alması da mı tesadüf?

Dünkü Yüksekova tuzağı da mı tesadüf?

Haydi oradan.

Tevil, zırva götürmez.

Mızrak, çuvala sığmaz.