Daha iyi bir hafızaya sahip olmak için...

a
a
Pazar, 13 Aralık 2009 - 05:00

Hiç komşunuzun ismini ya da kendi telefon numaranızı unuttuğunuz oluyor mu? Unutkanlıklar listesine daha pek çoğu eklenebilir: Ev kirasını ödeyip ödemediğini unutanlar, mutfağa kesin bir hedefle yönelen fakat kapı eşiğine geldiğinde acaba ben niye buradayım diye 15 dakika boyunca hayret içinde etrafta dolaşanlar ve daha niceleri... Yapılan araştırmalar hafıza zayıflama ve yanılmalarının pek çok değişik nedeni olduğunu gösteriyor. Ve bunları değerlendiren uzmanların bu tür problemlerle başa çıkabilmek için önerdiği farklı çareler yok değil... Bunların kimileri kısa kimileri de uzun vade uygulanacak ve sonuç alınabilecek öneriler.
Çarelerden elbette söz edeceğim ama ondan önce hafıza zayıflamasının nedenlerinin neler olabileceğini merak edenlerin merakını giderelim. Bunların bir bölümü zaten sizin de bildiğiniz nedenler ama ‘hatırlamaktan’ zarar gelmez değil mi?

Aşırı yorgunluk: Öncelikle şunu bilmek gerekiyor; beynin hafızayı sürekli olarak yenileme kapasitesi uyuduğumuz uyku miktarıyla doğru orantılı. Yapılan araştırmalar günde 5-6 saat uyuyan kişilerin kendilerini fiziksel olarak çok yorgun hissetmemelerine rağmen kısa süreli hafızalarında belirli bir performans azalması görülüyor. Uzmanlar çare olarak gün arasında sık sık kısa süreli kestirmeyi öneriyorlar. Tabii bunu yapabilecek ortamınız varsa! Yoksa günde 8 saat uyumanın bir yolunu bulmak gerekiyor maalesef...

Yüksek kan şekeri: Aile tarihinizde diyabet veya yüksek kan şekeri var ise kendinizi korumanız gerekiyor. Belirli aralıklarla kan şekerinizi ölçtürmeniz ve sağlıklı beslenmeniz şart. Spor da hiç eksik olmaması gereken bir faktör bu yaşam biçiminde.

İnsanın kendini manik veya uyuşuk hissediyor olması: Tiroit problemine bağlı olarak tiroit hormonları metabolizmayı gerektiği şekilde kontrol edemiyorsa, beyin hücreleri arasındaki doğal bağ bozulabiliyor. Kadınlarda daha çok görülen tiroid problemleri ya aşırı yorgunluğa ya da kalp atışlarının hızlanmasına neden olur.

Horlamak: Horlayan kişilerde uyku apnesi olabiliyor. Yani uyku sırasında nefes alış veriş çeşitli aralıklarla duruyor. Bu durum da kanda oksijen miktarının azalmasına ve dolayısıyla uyku kalitesinin düşmesine neden oluyor. Tabii bunun bir sonucu da hafızada zayıflama olarak ortaya çıkıyor.

65 ve yukarısında olmak: Yaş ilerledikçe B12 vitaminini besin yoluyla almak zorlaşır. Yapılan araştırmalar yaşlanmakta olan neslin yüzde 20’sinin son derece düşük B12 düzeyi gösterdiğine işaret ediyor. 65 yaş yukarısı kişilerin vücutlarındaki B12 düzeyini ölçtürmelerinde ve gerekiyorsa takviye almakta fayda var. Çünkü bu durum da hafıza zayıflamasının önemli sebeplerinden biri...

Alerji ve uyku tedavisi: Uykusuzluk, alerji, bel gevşekliği ve gastrointestinal krampları önlemek için verilen ilaçlar beyin kimyasına ciddi zararlar verebiliyor. Özellikle ileri yaşlardakilerde bu tip ilaçlar zihinsel dağınıklık ve unutkanlığa neden oluyor.

Depresyonda olmak: Şiddetli depresyon beyin hücrelerinin ölmesine neden oluyor. Depresyon ne kadar uzun sürerse beyin kapasitesindeki kayıp o kadar artıyor.

Aşırı dozlarda ilaç kullanıyor olmak: Eğer günde 5 veya daha fazla ilaç kullanıyorsanız hafızanızdaki zayıflama gibi olumsuz bir takım etkilerle karşılaşmanız çok mümkün.

Yürürken ayak sürümek: Yürürken ayağın zeminden ayrılmaması durumunu doktorlar manyetik alan diye adlandırıyor. Bilimadamları “Bu durum bazen insan beyninde su toplaması sinyalleri veriyor olabilir” diyor. Bu sebeplerden veya belirtilerden kendinizde olduğunu görüyor veya biliyorsanız hafızanızla ilgili sorun da yaşıyorsanız mutlaka bir çözüm aramalısınız. Peki ille de bu durumlardan biri veya birkaçına maruz kalmış olmak mı gerekiyor? Hayır, sadece daha kuvvetli bir hafızaya sahip olmak için de aşağıda sayacağımız yöntemleri kendinizde uygulayabilirsiniz. Bilim adamları günlük hayatta yemek yaparken, saç tararken, diş fırçalarken yapabileceğimiz hafıza geliştirme egzesizlerinin çok faydalı olabileceğini söylüyor...

Tekrar: Diyelim ki mutfaktan çatal almaya gidiyorsunuz. Yüksek sesle kendinize niye gittiğinizi tekrarlayın. Ya da yeni biriyle mi tanıştınız? O kişinin adını kendi kendinize defalarca tekrar edin.

Daha büyük lokmalar ısırın: Alışveriş listenizi aklınızda tutmaya mı çalışıyorsunuz? Aklınızda tutmanız gereken listeyi büyük gruplara ayırın. Örneğin alacaklarınız kıyma, süt, marul, ekmek, mısır gevreğiyse; kıyma, ekmek ve marulu akşam yemeği başlığı altında alın, süt ve mısır gevreğini ise kahvaltı başlığı altında. “Bu egzersizi sık sık tekrarlarsanız hafızanız kendine yardım edecek ve daha güçlü hale gelecektir” diyor uzmanlar.

Kelimelere daha çok anlam yükleyin: Nemoniks adıyla bilinen yöntemi kullanın. Diyelim ki; her sabah tarağınızı ve telefonunuzu işe giderken yanınıza almak istiyorsunuz ama sık sık almanız gerekenlerin neler olduğunu unutuyorsunuz. Nemonik yöntemini kullanarak telefon, tarak demek yerine her sabah ‘2 T’yi yanıma almam gerekiyor derseniz ‘2 T’ tarak ve telefona verdiğiz ikinci isim olacaktır. Ve bu şekilde oluşturacağınız kodlama hafızanıza hatırlama konusunda büyük yardımda bulunacaktır. Bu yöntemin bir diğer uygulanışıysa şu şekilde: Diyelim yeni birisiyle tanıştınız ve ismi Leyla. Leyla ismini size en kolay hatırlatabilecek isim leylak olabilir. Hafızanıza bu ismi leylak kelimesinin çağrıştırdığı eflatun renkle birlikte kaydederseniz sonradan hatırlamanız sandığınızdan çok daha kolay olacaktır.

Mantıksız bağlantılar yaratın: Diyelim ki bir şeyi hatırlamak istiyorsunuz ama kendinize nasıl hatırlatacaksınız bilmiyorsunuz. Bu çok eski yöntemde örneğin saatinizi normalde solda tayırken sağa takmanız hatırlamak istediğiniz şeyi daha kolay hatırlamanızı sağlayacaktır.

Yeterince uyuyun: Harvard Tıp Okulu’nda yapılan bir araştırmaya göre bir şeyi öğrendikten sonra bir süre uyumak, o öğrendiğimiz bilgiyi çok güçlü hale getiriyor. Bu aslında gayet eski bir yöntem ve öğrencilere sıkça önerilir. Zaman içinde yapılan araştırmalar bu yöntemin gerçekten işe yaradığını kanıtladı...

Stresle başa çıkın: Pek çok şeyin anlamsızca ters gittiği günlerden birinde bir bakmışsınız hafızanız da size ihanet ediyor. Hiç şaşırmayın çünkü stres hormonu olarak bilinen kortisolun vücutta artması anında hafızayı da olumsuz etkilemeye başlaması demek oluyor!

İyi yiyin: Özellikle kalp sağlığınızı koruyan yiyecekler aynı zamanda beyin için de çok iyi. Omega 3 asitlerinden yana zengin olan gıdalar. Somon, ceviz, maviye dönük renkli orman meyvaları gibi beyin hücreleri dahil bütün vücut hücrelerini koruyan antioksidanlarla yüklü gıdalar yani. Özellikle Türkiye’de çok fazla satılıp yaygın olarak tüketilmeyen blueberry’nin (mavi renkli orman meyvası) beyinde yeni bağlantı yolları açılmasını sağladığı düşünülüyor.

Hafızanızda bir yolculuğa çıkın: Yapılan bir araştırmada 51 ila 81 yaşları arasında 161 yetişkin kişi incelendiğinde, aralarında fiziksel aktivite yani spor yapanların hipokampüslerinin (hipokampüs beynin direkt olarak hafızayla ilgili olan bölümü) yapmayanlara oranla çok daha büyük olduğu görülmüş.

Dikkat sürenizi artırabilme egzersizleri yapın: Gittiğiniz restoranda garson ne renk kravat takmıştı? Ya restoranın dekorasyonunda kullanılan renkler neydi? Eşiniz bugün işe giderken ne renk çorap giymişti? İşte bu tip detayları hatırlamaya zorlayın beyninizi!

Akıl oyunları oynayın: Bu yöntem yaşlılıkla birlikte hafızasıyla ilgili ciddi sorunlar yaşayan yaşlılara doktorlar tarafından sıkça öneriliyor. Siz de hafızanızdaki sorunlarla baş etmek veya daha kuvvetli bir hafızaya sahip olmak için yararlanabilirsiniz. Ne mi yapacaksınız? Düşünsel olarak zorlayıcı beyin aktivitelerine ağırlık verin. Bulmaca çözmek, işlem yapma hızını artıracak oyunlar, müzik aleti öğrenmeye başlamak beyninizde yepyeni bağlantılar yaratacak, hafızanızı daha iyi hale getirecektir.