Daha ne olsun

Perşembe, 22 Ekim 2009 - 05:00

Öcalan talimat vermiş.
Kime vermiş?
Bana verecek değil ya...
Askere, valiye, savcıya, yargıca, polise, medyaya talimat verecek hali yok ya.
- Kendi tayfalarına talimat vermiş.
Bundan doğal ne olabilir?
25 yıl evvel, kanlı terörü başlatan da o değil miydi?
Halen de örgütün lideri değil mi o?
Neyi konuşuyoruz biz?
*
Öcalan talimat verince, 34 kişilik ilk kafile gelmiş.
- Kahramanlar gibi karşılanmış.
Tamam da, karşılayan ben miyim?
Sen misin?
Asker mi, vali mi, savcı mı, yargıç mı, öğretmen mi, polis mi, medya mı, kim?
Hiçbiri değil.
- Sadece kendi yandaşları... Yahut anneleri, babaları, kardeşleri, akrabaları.
Bundan doğal ne olabilir?
On yıldan beri İmralı’da yatan bir mahkûm, hâlâ örgütüne haber uçurabiliyor... Verdiği talimatı hâlâ dinletebiliyor... Hayret bir manzara değil mi?
Fakat ne çare?
Ona hayatını bağışlayanlardan biri’dir diye Devlet Bahçeli’yi suçlayacak halimiz yok ki.
*
Paketin içi hâlâ boş diyen varsa şaşarım.
Sürekli bir şeyler konuyor o pakete. Dolmak ve taşmak üzeredir. Ama pakete yanlış şeyler dolduruluyorsa, sonunda suçlayacağım insanlardan birisi ve belki de ilki Baykal’dır.
- Maraza çıkarıp meydanı bu kadar boş bıraktığı için.
Ne yazık.
O hâlâ paketin içi boş zannediyor