Dalan ve Çiçek'e müebbet istendi

İrticayla Mücadele Eylem Planı' iddianamesi de tamamlandı. 7 sanıklı dosyada 1 numaralı sanık Bedrettin Dalan. 2 numara Albay Dursun Çiçek. İkisine de ağırlaştırılmış müebbet istendi

Çarşamba, 14 Nisan 2010 - 10:59

Dalan ve Çiçek'e müebbet istendi

“İrticayla Mücade Eylem Planı”yla ilgili soruşturmayı yürüten Ergenekon savcıları, iddianameyi tamamladı. Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan yedinci iddianame, önce bu hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’ya, ardından da mahkemeye sunulacak.

Mahkeme kabul ettiği takdirde iddianamenin bir numaralı sanığı önceki gün hakkında yakalama emri çıkarılan İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan, iki numaralı sanığı “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın altında imzası bulunduğu öne sürülen Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek, üç numaralı sanığı da Dalan’a “Kaç, tutuklanacaksın” dediği öne sürülen MİT elemanı Özel Yılmaz olacak.

7 şüphelinin sanık olarak yer aldığı iddianamede Dalan ve Çiçek hakkında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Dalan tam 1 yıl 4 aydır aranıyor

Ergenekon soruşturmasının 6 Ocak 2009’daki 10. dalga operasyonunda Bedrettin Dalan’ın oğlu Barış Dalan, Dalan’ın Özel Kalem Müdürü İlhami Ümit Handan ve Dalan’ın şoförü Coşkun Umur gözaltına alınmıştı. Barış Dalan, Ümit Handan ve Coşkun Umur, savcılık sorgularının ardından serbest bırakılmıştı.

Hakkında gözaltı kararı bulunan Bedrettin Dalan’ın ise Amerika’da olduğu ortaya çıkmıştı. Dalan sağlık sorunları nedeniyle Amerika’da olduğunu, tedavisinin ardından Türkiye’ye döneceğini açıklamıştı. Dalan daha sonra anjiyo olmuş, kalp damarına stent takılmıştı. Aradan bir yıl 4 ay geçmesine rağmen Dalan Türkiye’ye dönmedi. ABD vizesi biten Dalan’ın önce Rusya’ya oradan da Beyaz Rusya’ya gittiği tespit edilmişti.

İddiaya göre yurtdışında ülke ülke dolaşan Dalan, en son bir televizyon kanalı tarafından Amsterdam’da görüntülenmişti. Dalan’ın yurtdışında bulunduğu sırada 21 Nisan 2009’da başkanı olduğu İSTEK Vakfı’nın Poyrazköy Keçilik mevkiindeki arazisinde çok sayıda mühimmat ele geçirilmişti. Poyrazköy iddianamesinde “Ergenekon tutuklusu emekli Albay Levent Göktaş’ın emrinde eylem yapmak üzere bir ekibin olduğu, bu ekibin eylemler için ellerinde bulunan patlayıcı ve silahları Bedrettin Dalan’a ait araziye gömdüklerini, bu malzemelerden Dalan’ın da haberinin olduğu” öne sürülmüştü.

Albay Çiçek iki kez tutuklanıp bırakıldı

Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in adı ise ilk olarak Ergenekon davası tutuklusu avukat Serdar Öztürk’ün ofisinde ele geçirilen “İrticayla Mücadele Eylem Planı”yla gündeme gelmişti. Kamuoyunun gündemini yaklaşık 10 aydır meşgul eden “İrticayla Mücadele Eylem Planı”, ilk olarak 12 Haziran 2009’da Taraf gazetesinde yayımlanmıştı. Taraf gazetesi, Ergenekon soruşturması kapsamına giren belgeyi “AKP’yi ve Gülen’i Bitirme Planı” başlığıyla, manşetten duyurmuştu. Fotokopi olan belgede Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’in imzası olduğu öne sürülmüştü.

Askeri savcılık, 24 Haziran’da belgenin fotokopi olması nedeniyle “kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar vermişti. Dursun Çiçek ise, 30 Haziran’da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanmış ancak itiraz üzerine bir gün sonra serbest bırakılmıştı.

İkinci belge gönderildi

Bunun ardından 15 Ekim’de adını vermeyen ve muvazzaf asker olduğunu söyleyen bir kişi, soruşturmayı yürüten savcılara posta yoluyla, altında Dursun Çiçek’in ıslak imzasının bulunduğunu öne sürdüğü “İrticayla Mücadele Eylem Planı” başlığını taşıyan 4 sayfalık bir belge göndermişti.

Belgeyi inceleyen Adli Tıp Kurumu’nca hazırlanan raporda “Söz konusu imza Dursun Çiçek’in eli ürünü olduğunun kabulü gerektiği” belirtilmişti. Çiçek, tekrar ifade için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağırılmış, 11 Kasım 2009’da Ergenekon savcılarına ifade vermişti. Çiçek ifadesinde şunları söylemişti: “Bu belgeyi hazırlamadım ve imza atmadım. Siz bu belgeyi askeri savcılığa ve referans laboratuvarına göndermediniz. Çünkü o durumda sahteliği ortaya çıkacaktı. Ben imzalamadım. Dolayısıyla benim izim orada bulunamaz. Burada benim el, parmak izimi alabilirsiniz. Kimyasal izler bulaştırabilirsiniz, o belgeye. Size güvenmiyorum.”

Çıkarıldığı mahkemece ikinci kez tutuklanan Çiçek, avukatının yeniden itirazı üzerine mevcut delil durumu, kaçma şüphesi bulunmaması ve sabit ikametgâh sahibi olması nedeniyle 44 saat sonra tahliye edilmişti.

MİLLİYET

2