Damarları 'patlamaya hazır bomba' olmuş

Tesadüfen, yapılan tetkiklerde 3 hastanın aort damarlarının patlamaya 'hazır bomba' olduğu ortaya çıktı

Pazartesi, 18 Ocak 2010 - 09:46

Damarları 'patlamaya hazır bomba' olmuş

İzmir'de , üçü de farklı hastalık nedenleriyle tetkik yaptıran üç erkek hastada ``patlamaya hazır'' aort anevrizması saptandı. Üç hastanın balonlanmış damarlarına Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi´nde Doç. Dr. Özalp Karabay - Prof. Dr. Yiğit Göktay başkanlığındaki ekip tarafından yama yapıldı.
 
Türkiye´de ilk kez aort anevrizmalı üç hastanın ``seri'' operasyon yapıldığını belirten Doç. Dr. Karabay, ``Bu üç hastayı da tesadüfler kurtardı. Genelde belirti vermiyor, damar yırtıldığında da kurtuluş imkansıza yakın'' dedi.

Birbirini hiç tanımayan Çanakkaleli emekli dişhekimi Mehmet Ümit Saraçoğlu (66), İzmirli Anestezi Uzmanı İbrahim Akıntürk (71) ve emekli astsubay Kahraman Yılmaz´ın (65) yolları DEÜ Hastanesi´nde kesişti. Saraçoğlu, böbrek nakli olacak oğluna donör olmak için DEÜ Hastanesi´ne başvurdu, Zaman zaman göbeğinde fıtık olduğu hissine kapıldığını belirten Saraçoğlu´nun donör olup olamayacağının saptanması için bir dizi tetkik yapıldı. 

'İÇİMDE SAATLİ BOMBA VAR'
Ultrason çekildi. Ultrasonda aort damarının çapının 5.5 santimetreye ulaştığını saptandığını kaydeden Saraçoğlu, ``Doktorum, içimde saatli bomba taşıdığımı söyledi. Aort anevrizmasının çok büyük olduğunu ve hayati risk yarattığını ifade etti. Bunun üzerine tetkilere devam edildi, 3 damarımın tıkalı olduğu ortaya çıktı. Önce bypas oldum, 2.5 ay sonra da damarım tamir edildi. Kendimi çok şanslı kabul ediyorum, tamamen bir tesadüf hayatımın kurtuldu'' dedi.

1991 yılında emekli olduğu hastanesine bu kez hasta olarak dönen Uzm. Dr. Akıntürk ``Ben de hayatımı tesadüflere borçluyum'' diyerek şöyle konuştu:



``Kalp ritmim bozulduğu için erken emekli oldum. İki kez anjiyo, balon yapıldı, sonuç alınmadı. 1992´de bypass oldum. Omurgam düzeltildi, kalça protezi takıldı. Pnömoniden yattım. İdrar şikayeti başladığında bir tahlil yapılıyor, ilaç verilip bol su içmem öneriliyordu. 3 yıl önce hücresel düzeyde tetkik istedim, mesane kanseri olduğum ortaya çıktı. İlaç tedavisi başlandı, iki kez kazıma yapıldı. Meslektaşım metastas olup olmadığını görmek için tomografi istedi. O zaman da 6 santimi geçen aort anevrizması tespit edildi. Hiçbir şikayetim yoktu. Öncelikle bunun tedavisi gerekiyordu. Meslektaşlarım Karabay ve Göktay, başka şey ararken bulunan anevrizmayı tamir etti, hayatım kurtuldu. 2-3 hafta sonra mesane ameliyatı için tekrar yatacağım.''

Aynı kaderi paylaşan üçüncü hasta ise, atletizmi ilerleyen yaşına rağmen bırakmayan emekli astsubay Kahraman Yılmaz oldu. Masterlerde yarıştığını, 2007´de 5 bin bin metre yarışında Türkiye şampiyonu olduğunu belirten Yılmaz, ``Spor benim yaşam biçimim. Sağlığım elverdikçe de koşmaya, yarışmaya devam edeceğim. Çok sağlıklıydım, hiçbir şikayetim yoktu. Spor için rutin kontrollerim sırasında ultrasonda anevrizma saptandı. Şimdi bu dertten kurtuldum. Şansım varmış. Doktorlarım izin verir vermez spora yeniden başlayacağım'' diye konuştu.

Öte yandan Kalp Damar Cerrahı Doç. Dr. Özalp Karabay, üç hastanın anevrizmalarının hiç belirti vermediğini, başka hastalıklarla ilgili tetkikler yapılırken saptandığını hatırlatarak şunları söyledi:

``Bu rahatsızlığın yüzde 70´i belirti vermiyor, ancak rutin kontrollerde ortaya çıkıyor. Aort anevrizması ileri yaşta, yüksek tansiyonu olan, sigara içen, kronik akciğer hastalığı olan özellikle erkek hastalarda görülüyor. O nedenle bu risk grubuna rutin ultrason tetkiki yaptırmalarını öneriyoruz. Bu üç hastamızın tesedüfen saptanan aort anevrizmalarını girişimsel radyoloji uzmanı Prof. Dr. Yiğit Göktay ile birlikte `Abdominal aort anevrizmalarının endovasküler stent-gref implantasyonu ile onarımı' ya da `Damariçi kılıflı stent uygulaması' denilen yöntemle tamir ettik. Kasıktan girilerek yapılan ciddi deneyim isteyen bir yöntem. Bu üç hastamızla bu yöntemi uyguladığımız vaka sayımız 200´e ulaştı. İşleme bağlı herhangi bir ölüm vakası yaşanmadı. Şu anda Türkiye´de ameliyatsız aort anevrizması tedavisini uygulayan en deneyimli ve en fazla vakası olan ekibiz. Başarımız da ekip çalışmasından geliyor. Üç hastaya arka arkaya bu yöntemi uygulayarak Türkiye´de bir ilki de gerçekleştirdik.''

 Nesrin COŞKUN - İZMİR (DHA)

 

3