Dava açarsanız kazanırsınız

Cuma, 23 Ekim 2009 - 05:00

12 daireli bir apartmanda oturuyorum. İki dairenin sahibi müteahhide arsa verip daire alanlar. Ancak halen kendilerini tüm apartmanın maliki sanıyorlar. Altı kiracıyı yanlarına alıp noterden vekaletname getirmeden, sözlü vekalet ile toplantı yapıyorlar. Bu toplantılarda diledikleri kararları alıp bahçeye, ortak mahallere sahip çıkıyorlar, balkonlarını kapatıyorlar, duvar yıkılmadan buna hakları olduğunu iddia ediyorlar. Bunlara karşı nasıl davranmalıyım, dava açsam kazanır mıyım?  Z.S.

Yanıtım uzun olacak. Hemen sırayla yanıt vereyim. Birincisi, toplantılar belli bir prosedür izlenerek yapılır. Önce çağrı yapanların buna hakkı olması lazım. Çağrıyı yönetici, denetçi veya bağımsız bölüm maliklerinin üçte biri yapar. Bunların dışında toplantıya çağrı yapılırsa bu çağrı geçersizdir. İkincisi, toplantılarda vekalet mümkündür ama vekalet noterden olmak zorunda olmayıp yazılı olmak zorundadır. Yazılı vekaletnamesi olmayan kiracının söz ve oy hakkı yoktur. Bir kişi ancak iki kişinin vekaletini alabilir. Toplantılarda ortak mahalleri işgal konusunda karar alınamaz. Ortak mahaller hiçbir şekilde amacı dışında kullanılamaz. Ortak yerlere eşya konulamaz. Hele hele balkonlar hiçbir şekilde kapatılamaz. Duvar yıkmak veya yıkmamakla bu işin hiç ilgisi yoktur. Burada esas olan tasdikli projedir. Tasdikli projede ne görülüyor ise binanın cephesinin o şekilde muhafazası şarttır. Yapacağınız girişim yasal olarak dava açmaktır ve belli prosedür ve nisap sağlanmadan yapılan toplantıların bazı hallerde iptalini talep etmek, bazı hallerde yokluğunu tespit ettirmek mümkündür. Ayrıca ortak mahallerin işgaline ve balkonların kapatılmasına son verilmesini istemek mümkündür. Bugünlerde dillerde dolaştığı gibi öyle beşte dördün oyu ile falan da balkon kapatılmasına izin verilemez.

Para ödemezsiniz

15 bin lira vererek ortak olduğumuz anonim şirket iflas etti. Şimdi borçlarını biz ortaklar mı ödeyecek? Bugüne kadar hiç kâr payı almadık, buna rağmen ödeyeceksek payımıza ne kadar düşer?  Z.Y.

Bir anonim şirketin iflası, mahkemenin iflas kararı vermesi ile olur. Bu halde mahkeme iflas kararı verdiğinde dosyası iflas müdürlüğüne gönderilir. İflas müdürlüğü içinde bir iflas masası kurulur. İflas masasından maksat iflası idare edecek kuruldur. İflası bu kurul yönetir. Yönetmenin de amacı alacakları tahsil, malları paraya çevirme ve toplanan para ile borçları ödemedir. Borçların ödenmesi ancak şirkete ait malların paraya çevrilmesi ile olur. Bu safhada ortaklardan para talep edilmez. Ortakların ödeme mecburiyeti yoktur. Ancak toplumda ödeme güçlüğüne düşen bir şirket hakkında da iflas ettiği söylentisi çıkar. Bu yasal anlamda iflas değildir. İflas ancak mahkeme kararı ile olur. Sizinkinin mahkeme kararı ile iflas yani yasal anlamda iflas olduğunu düşünerek yanıt veriyorum.