Deli saçması

Cuma, 30 Eylül 2016 - 16:00

İsmi cismi belli olmayan delinin biri “Adil Öksüz MİT’in adamıdır” diyerek kuyuya bir taş attı. Şimdi kırk akıllı o taşı çıkarmaya çalışıyor.


Aynı Adil Öksüz değil mi 15 Temmuz’a saatler kala infaz emri’ni getiren ve generallerle Akıncılar Üssü’nde toplantıya giren? Hem de Harekat’ın Beyni olarak... Madem MİT’in adamıdır, öyleyse darbeyi MİT’e haber verdi de, MİT bunu gizledi mi? Ne demek bu? Hakan Fidan, darbecilerin adamı mı? Mümkün mü?


Adil Öksüz’ün “suç dosyasını kim boşalttı?” Hurafeler boşalttı. Buyrun bakalım. Yahu adam MİT’çiyse dosya falan ne gezer? Hem, onu serbest bırakan hakimlere sorulmadı mı hâlâ dosyada ne olup olmadığı? Bir tuhaflık yok mu? Var. Mutlaka var. Mesela, adli takip ve adli kontrol şartına rağmen, nasıl sırra kadem bastığı da meçhul... Ama MİT’in adamı olduğu nerden belli? Onu koruyup kanundan kaçıran el -hâlâ- örgütün alt kadroları olamaz mı?


Gülmek geliyor. Öksüz denen bu zat, keşke MİT’in adamı olsaydı. Olsaydı da, keşke generallere çaktırmadan MİT’i arayıp darbeyi haber verseydi. Verseydi de keşke Hakan Fidan da gerekli yerleri hemen arasaydı. Arasaydı da keşke hiç kan dökülmeden darbe önlenseydi. Ah keşke teyzemin de sakalları olsaydı.


Uzatmayalım. Kuyuya taşı hangi delinin attığı belli değil. Çünkü ismi cismi yok. Belki de öyle biri yok. Ama ne gam? Deli saçmalarıyla sütunları böyle işgal ediyoruz işte. Maksat yârenlik olsun.