Demet Şener: Zamansız her şeyi severim

Demet Şener şimdilerde kendini, bedenini ve ruhunu yeniliyor, adeta yeniden doğmuş gibi hissediyor. Tabii kendi stiliyle... Her zaman ‘sade, zamansız ve kaliteli’ üçgeninde kalarak... Bu haftaki stil röportajıma konuk olan Demet Şener ‘stilini’ sizler için anlattı...

Demet Şener: Zamansız her şeyi severim
RÖPORTAJ: YELDA İPEKLİ

FOTOĞRAF: CENGİZ DİKBAŞ





■ Sizce stil ne?

Stil bir insanın kendini ifade etme biçimidir bence. Benim yalın, sade, göşterişten uzak ama kaliteli bir stilim var. Moda olan kıyafetleri değil, zamansız tasarımları tercih ederim.

■ Dekorasyonda sizi ne yansıtır?

Dekorasyonda da bu anlayış geçerli. Evimde her zaman tercihim kaliteli, yalın mobilyalar, az ama öz eşya ve az aksesuar... Daha çok gri, toprak renklerde perde ve mobilyaları, renkli bir iki ipek halı ve aksesuarla tamamlarım. Boş duvar sevmem... Güzel bir tablo da dekorasyonun olmazsa olmazıdır benim için.

■ Spor ve iyi beslenmeye çok zaman ayırıyorsunuz galiba?

Evet. Beslenmenin tüm ruh halimizi, cildimizi, enerjimizi etkilediğine inanıyorum. Spor da vazgeçilmezim. Uzun zamandır sevdiğim tatlıları evimde doğal şekerlerle (hurma, kuru üzüm, pekmez, bal, hindistan cevizi şekeri gibi) kendim hazırlıyorum. Meyve ve sebzeleri mevsimine göre tüketiyorum. Kızartmalardan uzak duruyorum ve genelde balık ağırlıklı protein tüketiyorum. Tabii özel günlerde ya da arkadaş davetlerinde ikram edilen yiyeceklerden de yiyorum!



■ Bir gününüz nasıl geçiyor?

Günüm sabah 7’de alarmın çalmasıyla başlıyor. İrem ve Ömer’i uyandırıp onlarla kahvaltı ediyorum. Sonra saat 8 gibi servislerine bindirip spor için hazırlanıyorum. Her gün muhakkak 1 saatimi spora ayırırım. Sonrasında çekimim varsa banyo, kuaför, saç, makyaj ve çekim. Yoksa spor sonrası arkadaşlarımla muhakkak kahve keyfi. Çocuklar eve gelene kadar da kendi özel işlerimi hallederim. Evdeysem muhakkak biraz kitap okur, müzik dinlerim. Çocuklar eve gelince yine bir hareket başlar. Ödevleri, aktivite ve antrenmanları... Akşam da beraber yemek yer ve onları yatırırım. Gece güzel bir film seyredip ya da kitap okuyup 11 gibi yatarım.

■ Selahattin Dönmez’le yaptığınız program beğeniliyor...

Selahattin’le artık çok iyi iki dost olduk. Bu programdaki amacımız daha çok insana sağlıklı ve doğru beslenmeyi, kaliteli yaşamı anlatmak. Programımızın sevilmesi bizi motive ediyor. Umarım Selahattin’le daha nice güzel işler yapacağız...

■ Beğendiğiniz modacılar, tasarımcılar hangileri?

Son 2 senedir Yves Saint Laurent çok beğendiğim bir marka oldu. Özellikle ipek gömlekleri, ceketleri ve ayakkabıları tam bana göre. Vazgeçemediklerim arasında Dolce & Gabbana’nın klasik dizde elbiseleri ve trikoları da var. Bir de Zadig & Voltaire. Tişörtlerimin ve trikolarımın vazgeçilmez adresidir. Türkiye’den ise sevgili Raşit Bağzıbağlı ve Eda Güngör vazgeçemediğim tasarımcılar.

■ ‘Asla vazgeçmem’ dedikleriniz ve ‘Asla stilimde yeri yok’ dedikleriniz?

Asla vazgeçemediklerim jean (gece gündüz giyerim) ipek bluzlar, V yaka trikolar, stilettolar, smokin ceketler, skinny deri pantolon ve tabii ki dizde elbiseler. Asla giymem dediğim şey pek yok aslında...

■ Cilt bakımı, saç bakımı gibi konularda neler yapıyorsunuz?

Cilt bakımıma çok önem veririm. Ve cildimle fazla oynamam çünkü çok hassas. En çok dikkat ettiklerim; çok iyi temizlemek, nemlendirmek, uykuma dikkat etmek, güneşten korumak ve ayda bir bakıma gitmek. Bir de sağlıklı beslenmek tabii! Saç bakımıma da çok önem veririm. Ayda bir muhakkak uçlarından kestiririm, kuaförde bakım yaptırırım ve saçımı yoran işlemlerden uzak dururum.

■ Şu ara en çok neden keyif alıyorsunuz?

Açık havada sahilde yürümekten inanılmaz keyif alıyorum. Havalar düzeldikçe bol bol açık havaya çıkıyorum. İstanbul gibi harika bir şehir yok bence... Hele sahiller terapi gibi...


■ Seyahat ediyor musunuz? Hangi rotalar ilginizi çekiyor?

Seyahat etmeyi çok seviyorum ama kısa olanları! 2-3 günlük yerleri tercih ediyorum. İtalya’yı çok seviyorum. Gerek tarihi gerek kültürü gerek de yiyecekleri beni çok mutlu ediyor. Tarihi olan yerleri gezmek beni daha çok cezbediyor. Bu kısa seyahatlerde daha çok Avrupa ülkelerini tercih ediyorum. Vaktim olsa tropikal adada bir haftalık tatile de koşarak giderim!





■ Daima kurallara uyan, ölçülü ve mesafeli... Öyle misiniz?

Kesinlikle! Hayatın dengeler üzerine kurulduğuna inanıyorum. Dengeleri kurduğumuzda daha mutlu olduğumuzu düşünüyorum. Disiplin hayatımın her alanında var ve bu huyum yaşamımı kolaylaştırıyor diyebilirim.

■ Nasıl ve nerelerden alışveriş yapıyorsunuz?

Çok mantıklı alışveriş yaparım, asla ihtiyacım olmayan şeyleri almam. Beymen ve Harvey Nichols en keyif aldığım mağazalar çünkü her markayı rahatça bulabildiğim için daha kolay alışveriş yapıyorum. Yurtdışından da burada bulamadığım şeyleri almayı seviyorum. İtiraf edeyim jean almaya doyamıyorum!