Demirel'den mektup aldım

Perşembe, 12 Ağustos 2010 - 05:00

Türkiye’de bir araştırma yapsak ve “Ülkenin en önemli derdi nedir?” diye sorsak muhtemelen “işsizlik ve yoksulluk” cevabını alırız.

Kaynak sıkıntısı çeken ve elindeki dövizin büyük bölümünü enerji ithalatına ayırmak zorunda kalan Türkiye bütün bu süreçleri iyi yönetebilirse pek çok meselesini çözebilir. Güneydoğu sorunundan altyapı eksikliklerine eğitim ve sağlıktan trafik kazalarına kadar temel problemlerinde önemli ilerlemeler sağlayabilir.

Geçen hafta 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den bir mektup aldım...

86 yaşında olmasına karşın gençleri kıskandıracak bir tempoda çalışmaya devam ediyor. Toplantılara katılıyor, raporlar hazırlıyor ve Ankara Güniz Sokak’taki evinde farklı kesimlerden insanları kabul ederek Türkiye’nin önemli meselelerine çözümler öneriyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin mezun ettiği Türkiye’nin ilk mühendislerinden olan Süleyman Demirel, siyasette aktif olduğu yıllarda da fabrika ve baraj yapımı gibi bayındırlık projeleriyle adından söz ettirmişti.

Nitekim Demirel bu mektubunda da Türkiye açısından çok kritik bir konu olan enerji sorununun çözümü konusundaki görüşlerini ve tespitlerini paylaşmış. Gelen zarfın içinde Demirel’in 14 Haziran tarihinde Muğla Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin açılışında yaptığı “Türkiye ve Enerji” konulu konuşma da yer alıyordu. Demirel’in mektubu “Yüzde 7 kalkınma hızını sağlayacak kadar enerji üretmeye ve kullanmaya mecburuz” diye başlıyor. Türkiye’de bugünkü elektrik tüketimi 3 bin kilowatt saat iken Batılı ülkelerde 6 bin olduğunu hatırlıyor. Ülkenin zenginleşip sorunlarını çözmesinin ancak daha fazla enerji kullanabilmesiyle mümkün olacağını söylüyor.

Demirel, son günlerde çok tartışılan nükleer santral konusunda açık konuşuyor. Türkiye’nin nükleer enerji işinde çok geç kaldığı görüşünü dile getiriyor. 10 yıl önce durma eğilimine giren nükleer santral yapımının bugün yeniden canlandığını vurgulayan Demirel bütün dünyanın kullandığı bir enerji türüne Türkiye’nin sırtını dönemeyeceğini söylüyor.

“Atom bombası acısını yaşamış olan Japonya’nın bile toplam enerjisinin yüzde 20’den fazlası nükleere bağlı” diyerek nükleer korkulara yer olmadığını vurgulamaya çalışıyor.

Nükleerde Ruslara güveniyor

Demirel’e göre Türkiye, Cumhuriyetin 100. yılında en az 550 milyar kilowatt saat elektrik üretebilirse zenginler ligine katılabilir. (Türkiye’nin bugünkü üretimi 200 milyar kilowatt saat.)

Nükleer santral yapımından korkulmaması gerektiğini söyleyen Demirel, planlama aşamasında olan Akkuyu santralinde kontrolün Rusya’nın elinde olmasını da riskli görmediğini anlatıyor. Geçmişte Türkiye’nin kalkınma hamlesinde de pek çok tesisin Sovyetler Birliği ile işbirliği yapılarak gerçekleştirildiğine gönderme yapıyor.

Demirel’e göre Türkiye’nin asıl korkması gereken şey enerji alanındaki kayıp ve kaçaklar... Çünkü her yıl aşağı yukarı GAP’ın üretimi kadar elektriği kayıp ve kaçak yoluyla kaybediyoruz. Dünyada bu oran yüzde 6’lardayken Türkiye’de 20’ler civarında.

Bu arada mektubu aldıktan sonra teşekkür etmek için Demirel’in konutunu aradım ve kendisiyle konuştum. 12 Eylül’de sandığa gittiğinde oyunun ne olacağına dair görüşünü şimdilik paylaşmamayı tercih etti. Ancak referandumla ilgili tartışmalarda bir eksen kayması yaşandığını, bu nedenle de vatandaşların konunun özünden uzaklaştığını söyledi.