Demirtaş, Arınç'ın sözlerine cevap verdi

Bülent Arınç, dün Bakanlar Kurulu sonrası HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı sert sözlerle eleştirmişti. Demirtaş, bugün saat 12.30'da yapılan HDP Grup Toplantısı'nda Bülent Arınç'a cevap verdi

03 Mart 2015, Salı 11:46
A A

Dolmabahçe'de açıklanan 10 maddelik çözüm süreci açıklaması sonrası Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç ve HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş arasında sert bir polemik yaşanmıştı.

Son olarak Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Demirtaş'a ağır sözlerle yüklenen Bülent Arınç, "Demirtaş, çözüm süreci konusunda iyi niyetli çaba gösteren ve bu sürecin başarıya ulaşmasını arzu eden birisi değildir. Buna yürekten inanıyorum. Dilerim ki bu noktadan sonra bu süreci baltalayacak hareketin içerisinde olmasın. Bana ulaşan bilgilerin gerçekliğini çok iyi bildiğim için söylüyorum. O şimdi önümüzdeki seçimler için iyi bir proje olarak görüyor. Bu proje sadece Demirtaş’ın şahsında değil içinde kızıl yıldızı barındıran Vatan Partisi’ni de barındıran bir kısmı vardır. Düşünebiliyor musunuz milli görüşün içinde yer alan birisi Perinçek’le birlikte Esad’ı ziyarete gidiyor. Çözüm sürecine ne kadar engel çıkarıldıysa bunlardan sorumlu olanların en başta geleni Selahattin Demirtaş’tır" demişti.

DEMİRTAŞ CEVAP VERDİ

Arınç'ın sert sözleri sonrası gözler Selahattin Demirtaş'a çevrildi. Bugün saat 12.30'da partisinin grup toplantısında konuşan Demirtaş, Arınç'ın ağır eleştirilerine cevap aynı ağırlıkta cevap verdi.


İşte Selahattin Demirtaş'ın Meclis'teki HDP grup toplantısında yaptığı konuşmanın satır başları:

Hepinizi sevgiyle hürmetle selamlıyorum. Hoş geldiniz.

YAŞAR KEMAL'İN MİRASI ŞEREFLE TAŞINACAK

2 gün önce büyük usta Yaşar Kemal'i yitirdik. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum. Hem ailesine hem de Türkiye halklarına, aslında eserleri 40 dile çevrildiği için tüm dünyaya baş sağlığı diliyorum. Emekçi bir yaşam ve adaletten yana bir mücadele her insana nasip olmaz. Bizler açısından bütün ezilenlerin bütün sömürülenlerin dili kültürü yok sayılanların ustalarını yitirmesi büyük bir kayıp. Bıraktığı miras ise şerefle taşınacak bir mirastır.

1923 belki zorlu koşullardı, o yıllar zor yıllardı. Fakat maalesef bugün değişen pek bir şey olmadı. Yoksulluk devam ediyor.

İŞ KAZALARIYLA İLGİLİ SGK FARKLI TÜİK FARKLI RAKAM VERİYOR

Bugün 3 Mart TMOBB'un iş cinayetlerine karşı mücadele verdiği bir gün. Emekçiler yine meydanlarda. İş cinayetleriyle ilgili SGK'nın rakamları ile TÜİK'in rakamları arasında büyük fark var. STK'lar buna dikkat etmeli. 10 misli iş cinayeti yaşanmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sadece bir kazayı gördüğünü kaydettiğini biliyoruz. 74 bin iş kazası. Ama TÜİK 600 bin diyor. Devlet kendi eliyle iş kazasını saklamış. Türkiye'de ortalama her gün 20 iş cinayeti yaşanıyor. Kayıt dışı olduğu için ya da iş cinayeti diye kayda geçilmediği için yok sayılıyor.

En son Torunlar'ı hatırlarsınız, 10 işçi can vermişti. Başbakan bu işin peşini bırakmayacağız demişti. Cezaları verilecek ayrıca bu tür iş kazaları yaşanmayacak demişti. Şu anda tek bir kişi içeride değil. Suçlu mu değil mi bilemeyiz ama 10 işçi orada katledildi 3 ay tutuklu kalıp serbest kaldılar.

HÜKÜMET PARA BABALARINA ŞU MESAJI VERİYORDU

Hükümet para balarına şu mesajı veriyor. Türkiye'de işçi çok ucuz, işçinin canı çok ucuz diyor. 10 işçi ölür 300 işçi ölür rahat ol diyor. Bu mesaj veriliyor. Aynı işçiler, o inşaatta can veren işçiler grev yapmış olsa, hakkını aramak için yolu kapatsa o işçiler orada önce öldüresiye döverler. Sonra içeri atarlar, arkasından ağır cezalar alırlar. İşçiye verilen mesaj da budur.

Kmau çıkarı nedneiyle metal işçilerinin grevini yasaklayanlar bunlar değil miy di? Maltepe Üniversitesi Hasttanesi işçileri işten atıldı. Çadır kurdular grev yaptılar. Ne yaptılar, karga tutumba döverek gözaltına alındı. 2 işçinin kolu kırıldı birisinin kolu çıktı. 10 işçiyi öldürenler tutuksuz ama işçi sesini yükselttiği zaman işçinin tepesinde olmaktan imtina etmiyor.

Bu ülkede emekten yana olan sendikaların siyasetle kol kola olmaktan çekilmemelidir.

ERDOĞAN KRİZ ÇIKMASIN DİYE MB'YE TALİMAT YAĞDIRIYOR

Çalışanların durumu böyle ama resmi olarak 3 milyon işsiz var. Reel olarak ise neredeyse 10 milyon civarında işsiz var. Bunların 1 milyonu üniversite mezunu. 15-16 yıl okul okuyan gençler bunlar. Aileler dişinden tırnağından arttırmış. Üniversiteyi bitirmiş bu çocuklar iş yok. 81 ile üniversite yaptık diyorlar. 81 ile üniversite açmanın yarattığı sonuç bu işte. Türkiye'nin yüzde 60'ı 70'i açlık sınırında. Bu insanları ne yapacaklar? Nasıl engelleyecekler, 2 yıl yalanla dolanla götürdün, ekonomi ciddi bir sinyal veriyor. Büyük ekonomik kriz çıkmasın diye sürekli Merkez Bankası'na talimat yağdırıyor. Dolar fırlıyor Cumhurbaşkanı'nın umurunda değil. Yeter ki faiz düşsün konut satışı canlansın işin sonrası kolay diyor. Seçim öncesi krizi olmasın diye elinden geleni yapıyor Cumhurbaşkanı.

YA DA DÜŞÜNMEYİN ZATEN, BAŞKAN OLAMAYACAK

Cumhurbaşkanı olarak hangi yasaya dayanarak Merkez Bankası'na talimat veriyorsun? Bu anayasa beni bağlamıyor diyor. Seçimden sonra kendime yasa yapacağım diyor. Bunun için 400'cük vekil istiyor. Başka bir vaadi yok. Bunu durduracak güç HDP. Başka da hiç bir güç yok.

Doların yükselişinden dolayı kur farkından dolayı 81 milyar borç atmış durumda. 60 tane saray parası havaya uçtu gitti.

Ekonomi Bakanı istifa için gidiyor ama seçime kadar ikna ediliyor. Her gün Cumhurbaşkanı'nın hakaretlerine katlanmak zorundalar. Düşünün bir de Başkan olduğunu. Ya da düşünmeyin, olamayacak zaten.

HER TÜRLÜ KOMPLO KURACAKLAR

Seçim öncesinde AKP'yle anlaşmamız yoktur. Biz başkasının ilkesizliği üzerinden yeni bir yaşam inşaa etmeyeceğiz. Her yerde HDP'yi umut olarak, geleceğin kurtuluşu olarak benimsemiş olanlar bizim garantimizdir. Bu halk hareketi Türkiye'nin gerçek teminatı olmuştur. Panik bu nedenle giderek büyüyecektir. Bizi her türlü komplo ve iftira ile yıpratmaya çalışacaklardır. Kendi çirkinlikleri kapatılamayacak boyutta olduğu için bizi engelleyemeyecekler. Bize saldıranlar sadece kendilerini yıpratıyorlar. hükümetin her alandaki yanlışını eleştirmek bizim temel misyonumuzdur. Kimileri HDP'Yi yanlış anlatmaya çalışabilir. Ama bizim görevimiz Ana Muhalefet Görevidir. VE mümkün olduğu ilk anda onun yerine geçmektir.

Nasıl yoksul emekçi halk kitlesiyle bu mücadeleyi sürdürdüğümüz farkındayız. Sokağa, mahalleye temas eden bir partiyi Türkiye hiç görmedi. Gerçek bir halk hareketini Türkiye bu kadar yakından görmedi. Bütün dünya bizi izliyor. Proje partisi olarak gelenler bizi başka şeylere inandırmak istiyorlar. Bir halk hareketinin onları süpüreceğini tahmin etmiyorlardır.

Biz yeni bir dikta rejimi için iktidara talip değiliz. Katılımcı bir iktidarı yaratmak istiyoruz. Bizim yeni muktedirlere yeni saraylara ihtiyacımız yok. Emek mücadelemiz var. Bizim emekçi iktidarına ihtiyacımız var.

Genç arkadaşlarımızın, bu dönemde çalışmalarımıza katkı vermesi çok önemlidir. Biz genç arkadaşlarımıza güveniyoruz.

GIYASETTİN BAYDAŞ ÜNİVERSİTEDE ŞİRKET KURMUŞ

Bugün Bingöl Üniversitesi'nde 8. gününde açlık grevi eylemindeki arkadaşlarımıza selamlarımı gönderiyorum. Ben Bingöl Üniversitesi diyorum ama kendisi Elazığ'da kadrolu. Ama kendisi olsa iyi, kardeşi Burhanettin Baydaş'ı rektör yardımcısı yapmış. Mahmut Baydaş öğretim görevlisi. Bu Gıyasettin Baydaş üniversitede şirket kurmuş adeta. Şimdi öğrencilere kan kusturuyor. Kendisi AKP propogandası yapıyor. Bütün üniversite personeline AKP yandaşı gazeteye abone olma zorunluluğu getiriyor. Bu öğrenciler rektöçrün zulmüne karşı basın açıklaması yaptığında hemen soruşturma açıyor. Şimdi YÖK Başkanı'na sesleniyorum. Yenilir yutulur şeyler değil. Rektörün kardeşinin rektör yardımcısı olmasına nasıl müsade edersiniz?

Bu rektör Kürdoloji Bölüm Başkanlığı yapıyor. Oradan da maaş alıyor. Fen Fakültesi'nden gelmiş 'Zazalar Kürt değil' diye yazı yazmış.

ÇOCUĞA UZANAN ELLER KIRILIR

Buradan Bingöl Üniversitesi rektörüne sesleniyorum, çocuklara kalkan eller kırılır. Asla provokasyona mahal verilmeden Bingöl Üniversitesi'ne el atılması gerekir. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'e çağrı yapıyorum.

Bu politikaları eleştirince süreç karşıtı oldum.

Geçen hafta hükümet ve HDP heyeti açıklama yaptı. Biz de ciddi bir emeğimiz var dedik. Elbetteki kesinlikle silahlar susmalı. Bu HDP'nin ve HDP'yi destekleyenlerin en büyük arzusudur. Demokratik siyasetten yanayız ve en kısa sürede bu çağrının yapılması için herkesin hazırlık yapmasını söyledik.

SİZİN BARIŞ GETİRECEĞİNİZE İNANMIYORUZ

Biz bu hükümetin barış getirmesine inanmıyoruz dedik. Bunu dersen barışı bozma noktasına geliyormuşuz. Hükümetle barış yolunda anlaşamadığımız şey bu: Onlar barışı satmak istiyorlar biz barışı halkımıza armağan etmek istiyoruz. Biz sizin bu ülkeye barış getireceğinize zerre kadar inanmıyoruz. Bu açıklama 7 ay önce yapılacaktı neden yapılmadı? Şu 7 aylık gecikmeyi neden söylemiyorsun?

HANGİ ADIMI ATTIN DA BİZDEN HESAP SORUYORSUN

Neden biliyor musunuz, seçime yakın yapıp barışı pazarlamak için yaptılar. Biz yine de itiraz etmedik. İktidarsın ya. 10 tane hasta tutsağı bıraktırmadın ya. Onların dışarı çıkmasına son nefeslerini anasının babasının yanında vermesini engelledin ya. Hangi adımı attın da bizden hesap soruyorsun? Bugüne kadar hangi barış adımı attınız? Türkiye halklarına ne verdiniz ki ne istiyorsunuz? Bu hükümet bu ülkeye kalıcı barışı getiremez. Zihniyetleri buna uygun değil.

PKK'YA BİZ SİLAH BIRAKACAĞIZ

Bu ülkenin gerilime ihtiyacı yok. Biz kendimizi halka anlatacağız kendimizi, biz AKP'nin mihnetine ihtiyacımız yok. Böylesine zalim iktidara karşı direnmek bile kutsaldır.

Silah mı bıraktırmak istiyorsunuz? Size gösterdiğimiz yol ortada. Öyleymiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz de bunu halkımıza karşı ciddiyetsizlik olarak gördüğümüz için eleştiriyoruz. Evet, PKK'ya biz silah bıraktıracağız, parlamentoya daha güçlü girip bunu başaracağız.

Türkiye'de herkes iktidar ortağı olsun istiyoruz.

Şakran Cezaevi'nde çocuklara uygulananlar orta. O bakan nasıl o gece huzurla uyudu. Uçak olmazsa ben koşarak o cezaevine giderdim. Çocukları suça iten bizleriz. İlle birini cezaevine koyacaksınız kendinizden başlayın. Bu çocuklar cezaevinde bırakın çocukluklarını insanlığını kaybediyorlar.

Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ insan olarak da sizi iyi tanırım. Lütfen bizzat bakan olarak oraya gidin. Sorumluların hakkından öyle bir gelin ki cezaevlerinde böyle bir şey yaşanmasın.

9 MART ÇAĞRISI

Son olarak bir çağrı ile konuşmamı bitirmek istiyorum. 9 Mart nakil yapmak zorunda kalanların son tarihi. 7 Haziran'da sandık başında olamayacaksanız lütfen ayın 9'una kadar naklinizi değiştirin. Avrupa başta olmak üzere yurt dışındaki seçmenlerimiz hem seçmen kaydınız hem de naklinizi şimdi hemen yapın.

Birleşik Haziran Hareketi bağımsız kalmayı tercih etti. Biz hepsine kardeşimiz mücadele ortağımız olarak baktık. Seçim öncesinde de sonrasında da aynı mücadele birliği içinde olacağız.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;