Demirtaş: Keşke yaşanmasaydı

Demirtaş: Keşke yaşanmasaydı

22 Mart 2011, Salı 16:40
A A

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Nevruz kutlamaları sırasında "keşke olmasaydı, yaşanmasaydı" dedikleri olayların da yaşandığını belirterek, "Sayın Tuncel ve Yıldız’ın içinde bulunduğu durum bizler açısından da keşke yaşanmasaydı dediğimiz durumlardı" dedi.

Demirtaş, BDP il binasında düzenlediği basın toplantısında, Meclis Grubunun yoğunluk nedeniyle toplanmadığını söyledi.

Nevruz’un ortaya çıkardığı önemli mesajlar bulunduğunu belirten Demirtaş, "Yeni bir anayasa ile bütün demokrasi sorunu ve Kürt sorununun barışla çözülmesi, demokratik özerkliğin bir talep olarak halk tarafından sahiplenildiği, anadilde eğitimden vazgeçilmediği ve seçim barajının düşürülmesi gerektiği" gibi somut taleplerin ortaya çıktığını ileri sürdü.

Hükümetin Nevruz’da ortaya çıkan tabloyu görmesi ve buna anlam biçmesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, "Hükümet halen kör ve sağırı oynamaya devam ediyor" diye konuştu.

Bazı Nevruz kutlamalarında sert müdahalelerin olduğunu, doğrudan hükümetten emir alınarak bu müdahalelerin gerçekleştirildiğini iddia eden Demirtaş, şöyle dedi:

"Polis devletin değil, AKP’nin emrinde çalışıyor. Coşkulu Nevruz kutlamaları da Türkiye medyasında yer almıyor. 4 gün içerisinde 3 milyondan fazla insan Nevruz’u kutluyor. Ama bunlar yer almıyor. Nevruz sırasında keşke olmasıydı, keşke yaşanmasaydı dediğimiz olaylar da yaşandı. Özellikle milletvekili arkadaşlarımızın içinde bulundukları durum sayın Tuncel ve Yıldız’ın içinde bulunduğu durum bizler açısından da keşke yaşanmasaydı dediğimiz durumlardı. Ama öncesine yönelik milletvekillerimizin kontrollerini kaybetmelerini, o önceki olaylar yansımayınca onlar Türkiye kamuoyu tarafından bilinmeyince oradaki mesele anlaşılmıyor. Başbakan bu durumla ilgili en hafif deyim olarak ’densizliği’ kullanıyor. Orada bir milletin vekili var ve o milletin temsilcisidir. Milletin temsilcisine polis gaz sıkacak, basınçlı su sıkacak, coplayacak, hakaret edecek buna karşı tek bir soruşturma açma ihtiyacı duymayacaksınız. Ama ’milletin temsilcisi, devletin temsilcisine fiili bir durumda bulundu’ diye kıyameti koparıp savcıları göreve çağıracaksınız. Bunun adı ikiyüzlülüktür. Dün Şanlıurfa’da Nevruz kutlamasında AKP polisi bir partinin genel başkanı olarak beni bile tartakladı. Görüntü polisin elinde, buyursun medyaya aktarsın."

İBRAHİM TATLISES’E YAPILAN SALDIRI-

İstanbul’da yapılan bir operasyonla parti üyeleri Ruşen Mahmutoğlu ve beraberindeki 3 kişinin Tatlıses saldırısı ile ilişkilendirilmeye çalışılarak tutuklandıklarını ifade eden Demirtaş, "Asla ama asla tutuklanan arkadaşlarımız veya herhangi bir parti yetkilimizin Tatlıses olayı vakasıyla ilgili hiçbir ilişkisi yoktur" dedi.

Demirtaş, "öyle bir tezgahın içerisinde asla olmadıklarını ve olmayacaklarını" belirtti.
Yapılanların komplo olduğunu ve bunun adım adım nasıl gerçekleştiğini önümüzdeki yargılama döneminde avukatları aracılığıyla ortaya koyacaklarını söyleyen Demirtaş, "kirli tezgahın" bir şekilde partileri ile ilişkilendirilmeye çalışıldığını aktardı.

Seçim arifesinde BDP’nin vurulmaya çalışıldığını savunan Demirtaş, bunu kınadıklarını, altında kalmayacaklarını aktardı.
Demirtaş, Libya’ya yönelik operasyona ve Kaddafi’ye karşı sert bir tavır ortaya koyulması gerektiğini dile getirerek, "Biz ne Kaddafi’ye ne de operasyona yandaş olmak zorunda değiliz. Kaddafi en kısa sürede iktidarı halka teslim etmelidir. Ama bunun yol yöntemi askeri operasyon ve müdahale değildir" diye konuştu.

-TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ATEŞKESİ-

Bir gazetecinin; "Terör örgütü PKK’nın ateşkesi bundan sonra nasıl olacak?" sorusu üzerine Demirtaş, bu konuda karar vericinin kendileri olmadığını, her zaman çatışmasızlıktan yana olduklarını bildirdi.

Hükümetin bu konuda atacağı somut adımların çok önemli olduğunu kaydeden Demirtaş, şöyle konuştu:
"Şimdi Nevruz’a yaklaşımı gördünüz. 3 milyon insan bir haftadır sokakta. Başbakan Nevruz’la ilgili bu milletvekillerinden hesabını soracağız diyor. Nevruz’la ilgili söylediği tek şey bu. Sen kimsin kimden hesap soruyorsun? 3 milyon insan senden hesap sormak için sokağa çıkmış. Buna bir cevap ver önce. Bu talepleri duydun mu duymadın mı? Bunu bir konuş. Hükümetin bu durumu bizi kaygılandırıyor açıkçası. Ama bu konuda karar verici olan biz değiliz. Umut ediyoruz ki hükümet bu konuda daha sağ duyulu açıklamalarda ve yaklaşımlarda bulunur."

-İRAN UÇAKLARI-

Diyarbakır Havaalanı’na indirilen İran uçaklarıyla ilgili soruya da Demirtaş, hükümetin bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini, üstü kapalı bir çalışmanın yürütülemeyeceğini, daha önce İncirlik’te de benzer durumların yaşandığını yıllar sonra Wikileaks belgelerinden öğrendiklerini ileri sürdü.
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a ev hapsi tartışmaları ile ilgili soruya Demirtaş, bu olayın bazı kesimler tarafından magazinsel hale getirildiğini belirtti.

"Bu yıl Kürt sorunu çözülecek diye açıklama yaptınız? Bunu söyletecek bir takım gelişmeler mi var?" sorusuna Demirtaş, AK Parti’nin çözüm hesabı yapmadığını, kendi kararlılıkları, öz güçleri ve halkın gücüne güvenerek bunu söylediklerini kaydetti.

Milletvekili Sabahat Tuncel ve Bengi Yıldız ile ilgili soru üzerine de Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Millet her gün devletin tokadını yiyor. Her gün milletin kafasında coplar, kalaslar parçalanıyor. Bu densizlik olmuyor. Milletin bir tokadı devlete değince kıyamet kopuyor. Milletin vekilidir. Orada gaz altında, cop altında bir milletvekilidir. Orada milletin temsilcisi korunmayacak, milletin temsilcisine hiç kimse saygı göstermeyecek, Başbakan dahi sahip çıkmayacak. Ama halkın yediği coplara, tokatlara, kalaslara karşı herkes sessiz kalacak ama, böyle bir tablo karşısında da ’vay efendim kutsal devlet zarar gördü’ diye ortalığı velveleye verecekler. Bizim için önemli olan kutsal olan halktır, millettir. Devlet halkın hizmetindedir, ona layık bir tutum ve davranış içinde de olmalıdır."

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;