Demirtaş'la reklamlar

Perşembe, 19 Mart 2015 - 05:00

Ne derseniz deyin. HDP lideri Demirtaş, grup toplantısında 30 saniyede çok başarılı bir hamle yaptı.

Demirtaş’ın amacı, partisini AKP’yle Erdoğan’ın başkanlığını pazarlık ettiği, şaibesinden kurtarmaktı.

Konuşması, spot reklam gibiydi.

Şu reklamı hatırladınız mı?: “1 kişiye 2 milyar... 1 kişiye 2 milyar... 1 kişiye 2 milyar... Milli Piyango... Milli Piyango... Belki de sıra sizdee...” Çok etkiliydi. İşte Demirtaş da bunu yaptı.

Dedi ki; “Seni başkan yapmayacağız... yapmayacağız... yapmayacağız...” Kafalara vura vura söyledi. Başkanlık pazarlığı denince artık herkesin aklına bu sözler gelir.

Bu söylemin hedefi CHP

Ama reklamlarda, altyazıdan ince uyarı yazıları da geçer. Altyazıyı okuyalım.

- Dikkat! Demirtaş’ın çıkışı AKP’lileri değil CHP ve sosyalist seçmeni hedefliyor. Böyle bir söylemle partisinden memnun olmayan muhalif seçmeni çeker. AKP’lilerin oyu için başka vaatler gerekli. Söylem sürekli tekrarlanırsa denir ki; “HDP iktidarı değil muhalefeti değiştirmek istiyor.” Bu, Demirtaş için samimiyet testidir.

- Dikkat! PKK liderliği ile Demirtaş arasında gerilim olduğu söyleniyor. Örgüt tek emirle o koltuğu Demirtaş’ın altından çekerse... Ya da diyelim ki kişisel bir sebeple Demirtaş o koltuğu bıraktı. HDP’de aynı çizgiyi sürdürebilecek yapı var mı? HDP yönetimi, bu soruya net yanıt vermeli.

- Dikkat! Adaylarını önseçimle belirlemeyen HDP’nin büyük handikapı, listelerin İmralı ve Kandil arasında gidip geldiği iddialarıdır. İddialar tabansız değil. Bugünlerde birçok HDP’li aday adayı Kandil’e çıkıp listeye girmeyi talep ediyor. PKK’lı Sabri Ok “Gelenlere referans olmuyoruz” diyor. Ancak Meclis’e gelmeden dağa tırmanmak, HDP’lilerin kafasında asıl patronun kim olduğunu gösterir. HDP’liler bile böyleyken diğer seçmenlerin bu fikre kapılması normaldir. Demirtaş ve parti yönetimi listeye hakim olduğunu göstermeli.

- Dikkat! PKK silah bırakmadıkça HDP barajı geçse bile, gerçek oy potansiyelini sandığa yansıtamaz. Barışçı seçmen eli silahlılara güç vermekten, PKK’nın elinin tetiğe gitmesinin vebalini almaktan korkar. 6-7 Ekim’de 45 sivil ölmüştü. Seçim sonrası PKK’nın artan oy desteğine güvenip daha cüretkar eylemlere girişmeyeceğini kimse garanti edemez. Ama Demirtaş’ın, kendisi ve parti yönetimini adına, silahlar çekilince ne yapacaklarını garanti etmesi gerekir.

- Dikkat! Öcalan, İmralı zabıtlarında Erdoğan’a başkanlık desteği verilebileceğini söylüyordu. Bugüne kadar da aksini söylemedi. Demirtaş’ın dürüstlüğüne dair en ufak kuşku yok. Ama Öcalan “Ver Kürdistan’ı, al başkanlığı” derse Demirtaş, parti örgütünün buna kendisi gibi itiraz edeceğine kefil midir? Kefil değilse seçmenin, Demirtaş’a değil, Öcalan’ın iyi niyetine mi bel bağlaması istenecektir?

Demirtaş’ın en zor sınavı


HDP’nin barajı geçip geçememesi, kaygıların giderilmesine bağlı.

Aksi takdirde Demirtaş, eli silahlıların partisini güçlendirme programına giren bir ürün yerleştirme reklamıdır.