Demokrasinin azı çoğu olmaz

Pazartesi, 22 Mart 2010 - 05:00

Değerli hukukçumuz. Ortalık toz duman, her gün yeni bir gündemle uyanıyoruz, ayrı bir gündemle yatıyoruz. Bunların altında hep daha fazla demokrasi varmış. Demokrasinin azı nasıl fazlası nasıl oluyor, bunların hukuki bir tarifi var mı? Biz vatandaşlar geçim sıkıntısı içindeyiz bu tartışmalar bize ne getirir ne götürür? D.L.

Doğrusu tespitiniz çok isabetli. Her gün yeni bir gündem. Bunların büyük bir kısmı bir önceki gündemin üstünü örtmek, onu unutturmak amaçlı suni gündem. Dolayısı ile doğru ile yanlış birbirine iyice karıştı, sokaktaki adamın da aklı tamamen karışık. Herkes bir demokrasiden, demokratik açılımdan söz ediyor da bunun ne olduğunu açıklayan da yok anlayan da. Çünkü vatandaş ekmek derdinde ama gündemin dinamizminden, konuların havalarda uçuşmasından vatandaşın ekmek derdine sıra gelmiyorki. Bakın önce bazı şeylerin tarifini ortaya koyalım. Önce iki kavramın tarifini yapalım. Cumhuriyet nedir? Cumhuriyetin tarifi, devletin en yüksek makamını işgal eden kişinin halk oyu ile seçildiği sistemdir. Bundan sonra sayılanlar cumhuriyetin değerleri ve faziletidir, tarifi değildir. Ancak cumhuriyetin değerleri ve bunların muhafazası çok önemlidir, tek başına tarifi vermek bir sistemin izahı için yeterli değildir. Devletin en yüksek makamını işgal edenin göstermelik olarak halk tarafından seçildi gibi gösterilen, cumhuriyetin hiçbir faziletinden istifade edemeyen milletler vardır. Onun için cumhuriyetin değerleri korunmalıdır.

Özgürlükler sınırsız değildir

Geleyim demokrasiye. Demokrasi de sanki sınırsız bir özgürlükmüş gibi tarif edilirse de bu yanlıştır. Demokrasinin tarifi, halkın kendi iradesi ile kendini yönettiği rejimdir. Eski devletlerde demokrasi uygulamasında halk meydanlara toplanır kendilerine ait kararları alırdı. Nüfus artıp devletlerin sınırları genişleyince bu iş temsili olarak yapılmaya başlandı ve halkın seçtiği temsilciler bu işleri yaptı. Bu da meclistir. Yani meclis halkın iradesidir. Ancak halkın iradesinin meclise yansıması için bu yansımanın adil olması lazımdır. Bu husus da seçim sistemlerini gündeme getirdi. Ancak sistem yanlış kurulur da halkın iradesi meclise yansımazsa demokrasi yara alır, halk kendi iradesi dışında yönetilir. Özgürlüklere gelince, özgürlükler hiç kimse için sınırsız değildir. Herkesin özgürlüğü diğerinin özgürlüğü ile sınırlıdır. Bu husus vatandaşın refahı için şart olan kuraldır. Aksi halde ya bir kişinin sınırsız özgürlüğü veya bir gurubun sınırsız özgürlüğü ortaya çıkar ki her ikisi de antidemokratiktir ama bu çoğunlukla daha fazla demokrasi adı altında yurttaşa sunulur. Oysa demokrasinin azı çoğu olmaz, demokrasi vatandaşın malını canını, fikrini, inancını insanca yaşamını teminat altına alan rejimdir. Bunlardan biri yoksa demokrasi yoktur, buna az demokrasi var denilmez. Demokratik bir ülkede aslolan yönetici kadrosu değildir. Vatandaş yönetici kadrosunu yaşatmak için bulunmaz. Aslolan vatandaştır. Yönetim kadrosu vatandaşa hizmet için, vatandaşın standardını yükseltmek için varolan ücretli kadrodur. Son olarak demokrasi hava gibidir. Var olduğu zaman onu hissetmeyiz, yokluğunda hissedilir ama iş işten geçmiştir, boğulur gideriz.