Denizler aştım geliyorum

Denizler aştım geliyorum

DERYA COŞKUNDENİZ

Diyelim uzun zamandır güzel bir tatil planınız var. Arabayla gitmek sizin için zaman kaybı olacak ve uçakla seyahat etmeyi tercih ediyorsunuz. Bir an önce Çeşme Alaçatı’ya kendinizi atmayı hayal ediyorsunuz. Bir yandan da, uçaktan indikten sonra Alaçatı’ya nasıl gideceğinizi kurguluyorsunuz. Uçağa ulaşmak için şehrin bir ucuna gidecek, yaz sezonu dolayısıyla çılgın bir kalabalığın içinde güvenlik kontrolü sırası bekleyecek, valizleri uçağa verecek ve inişte yine o çılgın kalabalıkla valizleri bekleyeceksiniz. Uçaktan iner inmez bir araba kiralamak gibi planlarınız var. Ama araba, size sadece Alaçatı’ya ulaşmak için gereklli, sonra bir de dönüşte ihtiyacınız olacak. Yani bir nevi havaalanı ve Alaçatı arasında dolmuş görevi görecek. Gereksiz yere masraf olacak. Düşündükçe sizi de sıkıntı basıyor değil mi?

Hayatı kolaylaştıran seferler

Bir de şöyle düşünün; İstanbul’un göbeği Haliç’ten deniz uçağına biniyorsunuz. 1,5 saat sonra Çeşme Alaçatı Port’a iniyorsunuz. Ne güvenlik kontrolü sırası, ne çılgın kalabalıklar, ne de valiz bekleme derdiniz var. İstanbul Alaçatı tam 1,5 saat. Hepsi bu. Ya da Alaçatı’dasınız ve İstanbul’da çok acil bir işiniz çıktı. 1,5 saat sonra İstanbul’un göbeğine inmiş oluyorsunuz. 3 tarafı denizlerle çevrili canım memleketimin, deniz ve hava ulaşımını birleştiren, 18 yolcu kapasiteli Seabird Havayolları’yla, hayatı biraz daha kolaylaştırmak mümkün.

20 dakikalık İstanbul turu

İstanbul Haliç istasyonundan Türkiye’nin yaz turizminin cenneti sayılacak Alaçatı, Bozcaada, Bodrum ve Gemlik’e uçan Seabird Havayolları, aynı zamanda İstanbul Şehir Turu uçuşlarıyla da hem yerli, hem yabancı turistlerin akınına uğruyor. Ben de bu şahane İstanbul turuna katılarak, yaşadığım şehre havadan bakma fırsatını yakaladım. Gün içinde koşturmacadan kafamızı kaldırıp göremediğimiz güzellikleri, havadan izlemek o kadar keyifliydi ki anlatamam.

 Denizin üstünden havalanmak ve tekrar denize inmek ayrı bir heyecan dalgası yaratıyor insanda. Meğer boğaz ne kadar maviymiş, tarihi zenginliklerimiz ne kadar görkemliymiş... Karadeniz’e doğru kıyıların turkuaza çalan renkleri beni kendine hayran bıraktı. İstanbul’a bir kez daha aşık olmak ve bir deniz uçağıyla bu deneyimi yaşamak paha biçilemez.

Uçaklar ve pilotlar

Biraz da uçuş korkusu olanların içini rahatlatalım. Uçuşlar, Kanada yapımı, havacılık sektöründe güvenliği ve performansıyla kabul görmüş “De Havilland DHC-6 Twin Otter” uçakları ile gerçekleştiriliyor.

Uçuş ekibi sadece Twin Otter uçaklarında Kuzey Kutbu’ndan Güney Kutbu’na kadar, dünyanın birçok yerinde uçuş tecrübesine sahip asgari 6.000 saat uçuşu bulunan, toplamda on binlerce saatlik eğitim ve tecrübesi olan pilotlardan oluşuyor. Teknik ekip ise bilgi ve tecrübesini, Twin Otter uçaklarında dünyanın en büyük filosuna sahip olan Kanadalı Kenn Borek ünvanlı kuruluşun, 40 yıl boyunca elde ettiği deneyimlerinden almış. Bu uçaklar dünyada sağlamlığı, güvenilirliği ve dayanıklılığı ile biliniyor. Hal böyle olunca da, size keyifle uçmak kalıyor.