Depresyondan doğan restoran: Nünyo

a
a
Pazar, 25 Temmuz 2010 - 05:00


Depresyondan doğan restoran: Nünyo

Yemek yapmak, lezzet peşinde koşmak aslında gerçek bir tutku. Hangi mesleği yaparsanız ya da nerede olursanız olun eğer içinizde bir yerlerde yemek tutkusu varsa hayatınızın bir döneminde mutlaka ortaya çıkıyor. Bunun en iyi örneklerinden biri Nazan Akıntürk. Nazan Hanım aslında İngilizce öğretmeni. Üniversitenin Amerikan dili ve edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra önce Ankara, sonra Bilgi Üniversitesi ve son olarak da Sabancı Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Ama çok sevdiği yemek yapma uğraşından asla kopamıyor. Ofisindeki kütüphanesinde eğitim kitaplarının yanına her gün yeni bir yemek kitabı ekliyor. Yeni keşfettiği bir şeyi arkadaşlarına tattırmak için evde partiler düzenliyor. Arkadaşları gezdiği ülkelerden, gördüğü yerlerden parfüm, çikolata, kıyafet getirirken Nazan Hanım mutlaka yemek tarifleri alıyor, püf noktalarını öğreniyor, bavul bavul kitap taşıyor. Elinin lezzetiyse taa ilkokul yıllarına dayanıyor. Evde annesinin yaptığı yemeklere yardım eden Nazan Hanım “12 yaşında yemek yapmaya başladım. Okuldan gelir, mutfağa koşardım. Yemek yapmak için sabırsızlanırdım” diyor.

Eylem Keskin

eylem.keskin@posta.com.tr

Kahve içecekti, işletmeci oldu

Ve ne gariptir ki; Nazan Akıntürk’ün hayatında art arda gelen dramlar gerçek tutkusuna kavuşmasını sağlıyor. 17 yıllık eşinden ayrıldıktan sonra ağır bir depresyon geçiren Nazan Hanım önce bir süre kendini eve kapatıyor. Bir arkadaşının zoruyla kahve içmeye çıkan Nazan Hanım farkında olmadan yeni hayatının da temellerini atıyor. Etiler- Alkent’te oturdukları kafenin işletmecilerinin sohbetlerine kulak misafiri olan Nazan Hanım, işlerin iyi gitmediğini anlıyor. Bir anda beyninde şimşekler çaktığını söyleyen Nazan Akıntürk “Sohbete dahil oldum ve işletmeye arkadaşımla birlikte ortak olmak istediğimizi söyledim. Epey uzun süre konuştuk, sonunda ortak olduk. Bir süre birlikte çalıştıktan sonra önce ortak olduğumuz kafe sahipleri, sonra da arkadaşım işi bıraktı. Ben duruma el koydum ve kafeyi baştan yaratarak Nünyo’yu açtım” diyor. Nazan Hanım işe Nünyo’nun dekorasyonunu değiştirerek başlıyor. Çatalından tabağına, masasından perdesine Nünyo’nun her şeyini kendi seçen Nazan Akıntürk “Nerede neyi beğeniyorsam alıyordum. Hep en güzeli olsun istedim. Bu yüzden de kısa süre içinde müdavimlerimiz oluşmaya başladı” diyor.

Menüde olmayanı da isteyebilirsiniz

Nazan Hanım Nünyo’yu açtığında bir yandan işletmeyle ilgilenirken bir yandan da aşçının yanında yamak olarak çalışmaya başlamış ve ustalığını iyice geliştirmiş. Şimdi bütün yemekler onun elinden geçiyor. Genelde kendi mutfağa giriyor ama giremediği zamanlarda da yemek tabağını görmeden müşteriye servis edilmesine asla izin vermiyor.

Nünyo hem Osmanlı, hem de İtalyan mutfağının bir arada olduğu bir restoran. Pizzaları ve makarnaları çok meşhur. Tamamen sizin isteğinize göre de şekillenebiliyor. Salata menüsünden ızgara levrek ve ızgara sebze salatası yaz için biçilmiş kaftan. Hem hafif hem lezzetli. Nünyo’da yer alan havuç dolması ise ağızlara layık. Havucun da dolması olur mu demeyin, emin olun lezzetine doyamayacaksınız. Çökertme kebabı Nünyo’da ilk biten yemeklerden. Ardındansa pazı sarması geliyor. Bu restoranda neredeyse yok yok! Diyelim canınız kadınbudu köfte çekti ama menüde yer almıyor.

Nazan Hanım’a söylediğinizde elinde malzeme varsa kadınbudu köfteyi mutlaka yapıyor. “Menümüzde yok, yapamayız” diye bir şeyi asla kabul etmiyor. Nünyo’nun Etiler-Alkent’te olduğu için pahalı olduğunu düşünmeyin. En pahalı yemek deniz levreği, 29 lira. Ayrıca öğlenleri günün menüsü çıkıyor. 4 çeşit yemek 10 lira. Menünün içinde salatası, zeytinyağlısı ve ana yemeği yer alıyor. Bir kadeh şarap, bir ana yemek ve yanında aperatif ortalama 50-60 lira. Nünyo davetler için de çok uygun. 40 kişi için bile kapatılıyor. Bu yüzden doğum günleri, özel günler için özellikle tercih ediliyor. Tatlı için de mutlaka yer ayırmanız gereken Nünyo’da önerimiz birbirinden lezzetli pancake’leri de mutlaka tatmanız...