Mehmet Çoşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Derin ve Mavi...

Cumartesi, 10 Nisan 2010 - 05:00

Siz bu yazıyı okurken ben iki küçük meleği kokluyor olacağım... Kızlarımızı, Derin ile Mavi’mizi... Ey okur, baba oldum ben. Aylardır beklediğimiz ikizlerimiz nihayet dün doğdu ve ben de ‘buldumcuk’ oldum. Ayrılamıyorum yanlarından. Sürekli yüzlerine bakıp ifadelerini çözmeye çalışıyorum. Bunun nasıl bir duygu olduğunu anlatmak inanın bana hiç de kolay değil. Ameliyathanenin kapısında bir kuvözün içinde meleklerimizi gördüğüm an başka bir boyuta geçtim. Bu yazıyı yazarken bile şu an annelerinin yanında uyuyan meleklerimi düşünüyorum. Bu yüzden düşük cümle, anlamı bozuk tamlama falan olursa bu yazıda hoşgörüle...
***
Baba olmanın heyecanı güzel de, asıl keyfini yaşamak önemli. Şimdi, bu ikinci paragrafa geçerken bir kez daha baktım yüzlerine. Biri bana benziyor, diğeri annesine... Tam da böyle istemiştik, “Madem ikizler, biri bana benzesin biri de sana” demiştik. Bu işler ısmarlama olmaz biliyorum ama biz çok istedik oldu işte... Yazıya bir kez daha ara verdim, uyandı bir tanesi, henüz yardımla emebiliyorlar. Ben de yardım ettim. Tanrım ne büyük mucize... Bir insanı dünyaya getirmek, beslemek, büyütmek...
***
Kişisel tarihim yeniden yazılıyor. Bundan sonra hayatımda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir hayatın başlangıcı bu. 4 kişilik bir aile oluverdik birden. Bu beni korkutmuyor, aksine coşku veriyor. 6 çocuklu bir ailenin evladıyım ben, alışığım kalabalık aileye. Sevgi vardır kalabalık ailelerde. “Neşeli Günler” tadında yaşanır hayat. İşte öyle bir hayat istiyorum ben de. Kızlarımın sevgiyi bilen, hayatın tadını çıkarabilen birer insan olmalarını istiyorum.
***
Bugün yazımı çok da uzatamayacağım sevgili okur. İzin verirsen meleklerimin yanına gitmek istiyorum. Taze babayım, hak ver bana. Söz, önümüzdeki haftalarda telafi ederim bunu... Ha unutmadan şu teşekkürlerimi bir sıralayayım. Eşim hamile kaldığı andan itibaren ilgisini asla esirgemeyen, her türlü saçma sorumuzu yanıtlamaktan bıkmayan ve doğumu başarıyla gerçekleştiren Op. Dr. Latif Küpelioğlu’na, Latif Bey’in olmadığı zamanlarda hızır gibi yetişen, özellikle erken doğum tehdidi yaşadığımız dönemde hep yanımızda olan, doğumda da Latif Bey ile birlikte hünerini konuşturan Op. Dr. Serdar Koç’a, ultrason üstadı Op. Dr. Serkan Oral’a ve elbette hem Medical Park Bahçelievler hem de doğumun gerçekleştiği Medical Park Göztepe hastanelerinin tüm personeline en ‘baba’sından bir teşekkürü burada yazmak boynumun borcudur...