Candaş Tolga Işık

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170731.candaş_tolga_ışık_25.png

Destan mı kaçış mı?

Salı, 24 Şubat 2015 - 05:00

Süleyman Şah Türbesi’ni ve türbeyi koruyan Saygı Karakolu’nu operasyonla ‘riskli’ bölgeden taşımak konusunda yazılıp çizilenlere bakıyorum da...
Kutuplaşmanın neden olduğu idrak yolları enfeksiyonu memleketteki hemen hemen her tartışmada olduğu gibi burada da kendini gösteriyor.
* * *
Kimi adını Şah Fırat Destanı koydu, kimi ise Şah Fırat Kaçışı.
* * *
İşin aslında ‘Şah Fırat’ adı verilen bu operasyon ne bir zafer ne de bir hezimet... Bana sorarsanız Türkiye uzun süre sonra ilk kez Suriye’de olması gerektiği gibi, aklı selime uygun bir adım attı.

[[HAFTAYA]]

Türkiye’nin IŞİD denen çetenin türbeye saldırmasını bekleyip bölgede ‘sıcak çatışmaya’ girmek yerine kendi askeri gücüyle sınır ötesine nokta operasyon düzenleyip böyle bir tehditten doğacak savaş riskini sıfırlaması son derece akıllıca bir hamledir.
* * *
Kaldı ki bu ilk değil, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah ve iki askerinin mezarının bulunduğu o türbe geçmişte de iki kez yer değiştirmiş.
Geç bile kalındı.
Türkiye en başından Süleyman Şah Türbesi’nden bir ‘savaş sebebi’ çıkarılmasını beklemek yerine o sebebi kendi kontrolümüz alarak hem olası bir çatışma tehdidini bertaraf edip hem de çevremize ‘Sınırlarımız ötesinde de operasyonel gücümüz var” mesajını vermeliydi.
* * *
“PYD, Türkiye’ye yardım etti mi etmedi mi?” mevzusuna gelince...
Türkiye bir karar vermek zorundaydı:
IŞİD mi? PYD mi?
Amerika dahil bütün medeni dünya IŞİD’ in kestiği kelleleri, canlı canlı yaktığı günahsız bedenleri, tecavüz ettiği yüzlerce kadını düşünerek “PYD” deyince Türkiye de buna kayıtsız kalamadı ve “PYD” dedi.
Bundan rahatsız olanlar, IŞİD’le mi komşu olmayı tercih ederdi bilmiyorum ama şu an realitede Türkiye’nin Kuzey Suriye’de komşusu olan Suriye devleti değil PYD’ dir.
Hal böyleyken PYD’ nin kontrolü altındaki topraklardan geçip PYD’den ‘destek’ almanın nesinden rahatsız olunuyor anlamış değilim.