Devrimci Karargâh iddianamesi kabul edildi

8'i tutuklu 18 kişi hakkında 7.5 ile 47.5 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi

Devrimci Karargâh iddianamesi kabul edildi

'Sansasyonel eylem hazırlığında oldukları' iddiasıyla Devrimci Karargah örgütüne yönelik 5 ilde yapılan operasyonlarda yakalanan 18 kişi hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, 8’i tutuklu 18 sanık hakkında 7.5 ile 47.5 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılarından Kadir Altınışık’ın yazdığı ve İstanbul 9'ncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 59 sayfalık iddianamede, Devrimci Karargah terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi amacıyla yapılan istihbari çalışmalar neticesinde sanıklardan Ulaş Erdoğan, Cenk Büyükkahraman ve Zafer Kaygın’ın İstanbul Pendik’teki bir evi hücre evi olarak kullandıkları ve eylem hazırlığı içinde olduklarının anlaşıldığı belirtildi.

Mahkemeden alınan arama kararıyla eve operasyon düzenlendiği kaydedilen iddianamede, çeşitli suçlardan araması bulunan sanıklardan Ulaş Erdoğan’ın 29 Eylül 2009’da Ataşehir Işıkyolu Caddesi’ndeki bir seyehat şirketine ait yolcu otobüsünden indiği sırada üzerinde sahte nüfus cüzdanı ve pasaportla yakalandığı ifade edildi.

ZENGİNLERE YÖNELİK EYLEMLER

İddianamede, sanık Erdoğan’dan ele geçirilen hafıza kartında, halk savunma güçlerinin zengin kesimlerde araç yakma eylemlerine yönelmeleri, İstanbul ve İzmir’de sahillerdeki yatların yakılması, Zaman Gazetesi’ne yönelik depo ve araçlarına eylem yapılması, bu eylemlerin müfrezelerin ve savunma güçlerinin üstlenmesi, gençlik, kadın, sanat ve emek alanında çalışmalar yapılması, özel eğitim ekiplerinin hazırlanması, ve örgüte katılan kişilerin özelliklerinin belirlenmesi gibi planların yer aldığı aktarıldı.

Sanık Ulaş Erdoğan’ın örgütle irtibatını, babasının arkadaşı olan ve yurt dışında bulunan Serdar Kaya vasıtasıyla sağladığı ve e-mail yoluyla görüştükleri belirtilen iddianamede, sanık Erdoğan’ın bağlantılı olduğu yasa dışı MLKP örgütünden çeşitli suçlardan 1.5 yıl hapiste kaldıktan sonra bağlarını kopardığı, sosyalist fikirleri barıkmadığı, Çeçenistan’da Kafkasya Konfederasyonu ordusuna katıldığı, 14 ay sonra Türkiye’ye dönüp askere gittiğini ve İstanbul’da da ÖDP’nin içerisinde bulanan 'Doktorcular' grubu ile beraber olduğunu anlattığı kaydedildi.

İddianamede, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçak temizleyicisi olarak da bir süre çalıştığını ifade ettiği kaydedilen sanık Erdoğan’ın, pasaport çıkarıp buradan Hırvatistan’a gittiği, havaalanında kendisini alan Serdar Kaya’nın da olduğu 3 kişiyle görüştüğünü, 1 gün boyunca kendisine yeni oluşumdan bahsedildiğini, oluşumu anlattıklarını ve oluşumun yeni adının ise Devrimci Karargah olduğunu söylediği de belirtildi.

Sanık Erdoğan’ın, Türkiye’ye döndükten sonra İzmir, Denizli ve Aydın illerinde devrimci görüşleri bulunan lise çevresinden gençlerle irtibata geçerek 6’şarlı gruplar halinde görüştüğü belirtildi. Çevresindekilere Devrimci Karargah'tan bahsettiği belirtilen iddianamede, kendisine email yoluyla gelen talimat doğrultusunda, Kartal’da 70 yaşlarında bir adamla buluştuğunu, adamın hafıza kartını eline tutuşturduğunu, evde bu kartı incelediğinde örgütün bazı eylemlerinin kartta yer aldığını gördüğünü dile getirdiği aktarıldı.

MEHMET AĞAR’A SUİKAST TEKLİFİ

İddianamede, bomba yapımı ve eylemlerle ilgili belgelerin bulunduğu hafıza kartında, ‘Ergenekon’ ve ‘Devrimci Karargah ’ hakkındaki yayınlarından dolayı Zaman Gazetesi’ne karşı eylem yapılması, işçi ölümleri nedeniyle tersane sahiplerine yönelik eylemler düzenlenmesi, demokratik açılım konusuyla ilgili olarak Ege’de limanlarda bulunan yatların kundaklanarak yakılması ve demokratik açılım süreciyle ilgili olarak zengin semtlerde bulunan arabaların yakılması gibi eylemlerin yer aldığı bilgisinin verildiği belirtildi.

Ulaş Erdoğan’ın Serdar Kaya’ya, istedikleri taktirde uzun namlulu silahla, uzun mesafeden eski Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar’ı vurabileceğini söylediği belirtilen iddianamede, Kaya’nın bu teklifi kabul etmediği ve bunun yerine lüks araçların yakılmasını önerdiği ifade edildi.

İddianamede, söz konusu eylemlerin Kürt açılımı sürecinde yapılmasının istenmesi ve Mehmet Ağar eylemine karşı çıkılmasının, Devrimci Karargah örgütü ile Ergenekon arasında kurulan bağlantılarının basında devamlı yer almasının çelişkilere neden olduğu bilgisi de verilerek, Erdoğan’ın ifadesinde, Serdar Kaya'nın 1990’lı yıllardan beri derin ve karanlık bağlantılarının olduğu yönünde kuşkularının olduğu, Kaya’nın JİTEM yetkilileriyle görüşürken görüldüğünü babasından duyduğu, Sarp Kuray’ın Beşiktaş’ta MİT görevlileriyle birkaç kez görüşürken görünmesi ve bu görüşmelerden birinin video kaydının derin ilişkiler kanalıyla Serdar Kaya’ya ulaşması gibi konuları bildiğini söylediği belirtildi.

ERGENEKON İLE BAĞLANTILAR

Örgütün yapılanma şeklinin de anlatıldığı iddianamede, söz konusu örgütün ülkede kaos ve kargaşa oluşturmak amacıyla karanlık kişiler tarafından oluşturulan ve yönlendirilen taşeron bir yapılanma olduğunun değerlendirildiği dile getirildi. İddianamede, operasyon kapsamında sanıklardan ele geçirilen belgelerde, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın krokileri, uçakların teknik özeklikleri ve uçak bakımıyla ilgili çok sayıda içerik tespit edildiği anlatıldı

“Devlet Sınıra 250” isimli 2 sayfadan oluşan bir belgede, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne konuşlandırılan askerlerle ilgili içeriklerin bulunduğu da ifade edilen iddianamede, devrimci karargah örgütüne ilişkin daha önceki soruşturma kapsamında tanık olarak beyanda bulunan 'Son Tezgah” rumuzlu bir kişinin, Ergenekon örgütüne ilişkin anlatımlarına yer verildi.

Tanık anlatımına göre, PKK, DHKP-C ve Hizbullah gibi yasa dışı bir çok örgütün Ergenekon terör örgütüyle ortak hareket ettiğinin ve Ergenekon terör örgütünün de bu örgütleri kendi çıkarı doğrultusunda yönlendirdiği anlatıldı. İddianamede, bu tür örgütlerin Ergenekon ile bağlantılarının açığa çıkmasının ardından, ismi bilinen söz konusu örgütlerin deşifre olması nedeniyle kopmalar ve örgüt içi sorgulamaların başladığı, Devrimci Karargah adlı örgütün de bu nedenle yeni bir örgüt olarak oluşturulduğu savunuldu.

İSTENEN CEZALAR

İddianamede, tutukla sanıklardan Ulaş Erdoğan hakkında, ‘Devrimci Karargah terör örgütü yöneticisi olmak’ suçundan 15 ile 22.5 yıl, ‘sahte nüfus cüzdanı ve sahte pasaport kullanma’ suçundan 6 ile 15 yıl ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, kaydetme’ suçundan da 2 yıl 3 ay olmak üzere toplam 23 yıl 3 ay ile 47.5 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istendi.

Diğer tutuklu sanıklar Cenk Büyükkahraman, Zafer Kaygın ve Gökhan Aydın hakkında, ‘Devrimci Karargah terör örgütü üyesi olmak’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme, kaydetme’ suçlarından toplam 9 yıl 9 ay ile 24 yıl arasında hapis cezaları talep edilen iddianamede, 4’ü tutuklu 14 sanık hakkında da, ‘devrimci karargah terör örgütü üyesi olmak’ suçundan toplam 7.5 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezası talep edildi.

İstanbul 9'ncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne, mahkemedeki diğer Devrimci Karargah’ dosyasıyla birleştirilme talebiyle gönderilen iddianame, mahkeme tarafından yazılan tensip tutanağında birleştirmeye yönelik bir ifadeye yer verilmeden kabul edildi.

Mahkeme heyeti, davanın 3 Haziran 2010’da görülmesine karar verdi.

Haluk ATALAY / İSTANBUL, (DHA)

4