Önceki Fotolar

Dilara Gönder: Maskülen görünüyorum ama çok dişiyim

Dilara Gönder 34 yaşında, başarılı bir sunucu. TV8’de başlayan ‘Boksun Yıldızları’nı sunacak. Verdiği seksi pozlarla, yaptığı röportajlarla gündem olmuş bir isim. Bir yıl önce 49 yaşındaki iş adamı Selim Yalın ile evlendi. “Çocuk da yaparım kariyer de modeli bir kadın değilim. Çocuğum olursa bakıcıya bırakamam” diyor

22 Ekim 2017, Pazar 05:00 Son Güncelleme: 30 Ekim 2017, Pazartesi 01:54
A A

Niye spor işlerinden uzaklaştınız? Bir başka kanalda spor ana haberi sunuyordum. Ama bacağımı kırdığım dönem maçları seyredemedim. Takip etmediğim bir alanda kendimi var edemezdim. Spora ilgimi kaybettim. Kendimi bilen biriyim. Benden Ercan Taner olmaz. Arada dizi ve tiyatro da yaptınız...  Evet, o sektöre de girdim. Televizyonda bazı şeyler değişince tiyatro yaptım. Kendimin değil, işin ön plana çıkmasını isterim. Alman ekolünden olduğunuz belli oluyor!  E, 30 sene Almanya’da yaşamış, çalışmış bir anne büyüttü beni. Çok normal! Bornova Anadolu Lisesi mezunuyum. Yeditepe Üniversitesi’nde Radyo-TV ve sinema eğitimi aldım.

'ÇOK SAĞLIKLIYIM KİMSE ÜZÜLMESİN'

'ÇOK SAĞLIKLIYIM KİMSE ÜZÜLMESİN'

Hangi sporu yapıyorsunuz? Lisanslı atlet ve masa tenisçisiyim. Son yıllarda pilates de yapıyorum. Boks hiç yapmadım ama. Çok zayıfladığınız konuşuluyor...  Ciddi kas yaptım. Pilates uzun kasları ortaya çıkaran, incelten bir spor. Bir iki kilo verince çok zayıflamışım gibi geldi insanlara. Çok sağlıklıyım, kimse üzülmesin. Bir de iri boksörlerle fotoğrafımı Instagram’a koyunca, yanlarında zargana gibi kaldım. Boyunuz ve kilonuz nedir?  1.73 boyundayım, 50 kiloyum. Tamam, 52 olsam daha iyi ama inip çıkıyor. Hem güzel, hem seksi bir sunucu hem de oyuncusunuz. Çok da iyi pozlar veriyordunuz bir ara... Röportajlardaki pozlarımı kastediyorsun. Çalıştığım dergiden rica etmişlerdi. Ama birkaç röportajdan sonra bitirdik. Zor bir iş! Bir yanda oyunculuk, bir yanda dergi, öte yanda ‘Yeter ki İste’ programını yapıyordum o dönem.  Kendinize karşı acımasız mısınız? Kendime çok acımasız, başkalarına çok vericiyimdir, naifimdir. Enerjimi karşı tarafa kolay veririm, ama o taraftan zor alırım.

'ARDA TURAN'IN AĞLADIĞI RÖPORTAJ DÖNÜM NOKTAM'

'ARDA TURAN'IN AĞLADIĞI RÖPORTAJ DÖNÜM NOKTAM'

En unutulmaz röportaj anınız neydi?  Arda Turan’ın ağladığı röportajım. Spor dünyasının da en önemli anlarından biridir. Ağlama anını uzatmadım, yayını kestim. Ödül almama sebep olan da işte oydu. Sonra Michael Schumacher röportajım da... Bu ikisi hayatıma dokunmuştur. Çalışma hayatına erken atılmışsınız...  Annem ve babam Almanya’da büyümüş, çalışmış. Ben de, ablam da 18’imizden sonra ayaklarımızın üzerinde durmaya çalıştık. Ne yaparsam kendime yapacaktım. En alttan başladım yükselmeye. Yeditepe’de okudum ama lay lay lom havalarına girmedim. O yıllardan beri kendi paramı kazandım. Paylaştım. Bu yüzden hâlâ bir şeyim yok! Yeterince net oldu. İş konusunda hırslı, başarı odaklı biriyim. Napolyon gibi, “Para para para” diye söylenen biri değilim. Hırslarımı da zamanla törpüledim, çünkü fazla hırs insanı aptallaştırıyor.

'EKRANA YAKIŞMAK ÖNEMLİ'

'EKRANA YAKIŞMAK ÖNEMLİ'

Kendi bildiğinizi mi yaparsınız hep?  Annem, ablam, eşim ve iki yakın arkadaşım var, onlarla çok şeyi konuşurum. Bana günde yüz defa “Şu eşiğe dikkat et” derler ama günün sonunda o eşiğe takılırım. Herkesi dinlerim ama sonunda ben karar veririm. Çılgın mısınız, korkak mısınız tam bilemedim!  Korkaklıklarım var. Çılgın mıyım? Çılgın görünürüm ama aşırı evcimenim. İşim yoksa dışarı çıkmam, gece hayatım da yok. Anneme çekmişim. Ama insan tanımayı çok severim, beni çoğaltan bir şey. Hayal dünyamı canlandıracak şeyleri seviyorum. Güzelliğinizin de etkisi var mı kariyerinizde? Vardır tabii. Ekrana yakışmak önemli. Ama sadece güzel olmanız yetmez.  Hareketleriniz biraz erkeksi...  Haklısın, maskülen görünüyorum ama aslında çok dişiyim. Hayat, iş beni erkeksileştirdi diyebilirim. 

Eleştirilere nasıl yaklaşırsınız? Eleştiriye çok açığım demek ki çok eleştiriliyorum. Lider ruhluyumdur. Bir liderim varsa saygı duyarım, ama toparlanacak bir şey varsa ben yaparım.   Güçlü bir kadın mısınız? Çok güçlü duranların içinde her zaman bir naif taraf vardır. Bende de o ince durum var. Kendimden çok başkasını düşünürüm. “Bukelamun gibiyim” demişsiniz bir yerde...  Anında adapte olurum. Bu anlama sürecimi hızlandırır. Ama bukelamun değilim nihayetinde ve bir gün o deriyi de atar. Nereye kadar!

'AŞIK OLUNCA GÖZYAŞLARIMLA DUVARLARI YIKARIM'

'AŞIK OLUNCA GÖZYAŞLARIMLA DUVARLARI YIKARIM'

Evlendiniz, şimdi çocuk var mı sırada?  Klişe olacak ama kısmet diyeyim. Olursa olur, hayır demem. Ama şu an işime konsantreyim. ‘Çocuk da yaparım kariyer de’ modeli biri değilim. Dağılamam. Çocuğum olursa bakıcıya bırakamam. İlk yıllarında yanında olmak isterim. Bu konuda eski kafalıyım. Evde Selim Bey’in mi, sizin sözünüz mü geçer? Düşünüyorum, bizim evde liderlik diye bir şey yok. Aşk kadını mısınız? Fazlasıyla! Dibine kadar aşık olan biriyim. Aşk en zayıf noktam. Salya sümük ağlamak da ne, gözyaşlarımla duvarları yıkarım. Duygularımı çok net ifade ederim.

'SELİM BANA FAZLA KARIŞMAZ'

'SELİM BANA FAZLA KARIŞMAZ'

Aralık 2016’da aniden iş adamı Selim Yalın ile evlendiniz, şaşırdık!  Zaten böyle evleneceğimi biliyordum. Slovenya’da evledik. Öyle gelinlik, düğün, seremonilerden hoşlanan biri değilim. Ama İstanbul’a dönünce bir yemek daveti verse miydik diye içimde kalmıştır. Evlendikten hemen sonra kaburgamı kırdım, Selim de böbrek taşı düşürmeye başladı. Kısmet olmadı. Takı makı da gitti...  Yok, öyle takı makı dertlerim hiç olmadı. Buradan genç kızlara öneriyorum: Düğün müğün işlerinin sonu yok, ucu yok... Selim Bey işinize müdahale eder mi?  Selim bana fazla karışmaz. Ama dizilere pek sıcak baktığını söyleyemem, çalışma saatleri yüzünden. Ben tam evlilik kadınıyım. Onu gördüm.