Dink dosyasında artık top Başbakan'da

a
a
Cuma, 17 Eylül 2010 - 05:00

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Ankara’yı 133 bin Euro’ya mahkum eden kararı Türk tarihine bir yüz karası olarak geçecek! Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin temel direği kurumlar; Emniyet, MİT, Jandarma ve Adalet Bakanlığı, yurttaşları Hrant Dink’in hayatını koruyamadıkları gibi öldürülmesinden sonra da cinayeti aydınlatmak bir yana, karartmakla suçlanıyor. Bu ayıp bize 1000 yıl yeter.

Mehmet Ali Birand dün POSTA’daki köşesinden bir temennide bulunuyordu: Türkiye, Hrant Dink dosyasını yeniden açmalı...

Zaten, Dink Ailesi bunu talep edecektir. Ama benim bu dosyanın yeniden açılacağına dair umudum çok az. Neden mi böyle söylüyorum?

[[HAFTAYA]]

Dink cinayetinde sorumluluğu olan polisleri, İçişleri Bakanlığı korudu.

Başbakanlık müfettişlerinin hazırladığı rapor da İçişleri Bakanlığı tarafından bir biçimde etkisizleştirildi, yok sayıldı...

Üstelik de bu raporun altında Başbakan Erdoğan’ın imzası vardı!!! Bu durumu şöyle özetlemek mümkün: İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın imzası Başbakan Tayyip Erdoğan’ın imzasını ezdi!!!

AİHM’nin verdiği cezaya Türkiye itiraz etmiyor! Çünkü başlarına geleceği biliyorlar: Türkiye daha ağır ifadelerle suçlanıp bir mahkumiyet daha alabilir!!! Hükümet, karara itiraz etmeyişinin ‘iyi niyet’, ‘özür’ şeklinde algılanmasını arzu ediyor herhalde. Bir ‘iyi niyet’ten söz etmek için önce şu soruma cevap istiyorum: Ankara Savcılığı’nın, Dink cinayetinde ihmalleri görülen MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) mensupları hakkında açtığı soruşturma, Başbakan Erdoğan’ın izin vermemesi nedeniyle kapatılmıştı. Başbakan bu soruşturmaya izin verecek mi?

Uzun lafın kısası; Dink cinayeti ancak Başbakan’ın kararıyla yeniden açılır ve sonuca gider. Bunun için de Dink cinayetinde ihmali olan polis, asker, MİT’çi kim varsa, yargı önüne çıkarılmalıdır. Herkes biliyor da ben bir kez daha söyleyeyim: Dink cinayetinin bir ayağı Ergenekon’a, bir ayağı jandarmaya, bir ayağı da polise, MİT’e uzanıyor. 2009 Ocak’taki bir parti grup konuşmasında “Dink cinayeti faillerini 32 saatte yakaladık ama arkasındakileri değil” diyen Başbakan Erdoğan sizce Dink dosyasını yeniden açtırır mı?

Bence zor. Çünkü altından, ucunun nereye gideceği belli olmayan ‘çok tehlikeli şeyler’ çıkabilir!!!

DİLERİM...

Dilerim; AİHM’nin kararı “Hrant Dink’in dostuyum” deyip birinci görevi iktidarı kollamak olan gazetecilerin gözünü açar...

Dilerim; bu karar “Yararlanacağım, bilgi alacağım” derken oyuncağı oldukları istihbaratçılardan uzak durmalarını sağlar...

Dilerim; aynı karar televizyonda yönettiği programda “Biz hep kışlaya baktık, Emniyet’i ihmal ettik” diyenlerin ufkunu genişletir...

Dilerim; Dink’i 301’den mahkum ettirip hedef haline getiren siyasetçiler utanç ve azap duyarlar...

Dilerim; dostları, Hrant Dink cinayetini siyasi amaçlarla kullandıklarını artık fark ederler!

‘Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları’ kitabını bitirdiğimde şunu söylemiştim:

“Bir gün Dink cinayeti tam olarak aydınlanırsa ‘Dink’in dostuyum’ diyenlere rağmen bu gerçekleşecektir.

Onlar istedikleri siyaseti yapsınlar, siyasetçileri, polisleri korusunlar, biz adalet peşindeyiz...

Herkes için adalet.”