Dink'i vuran silah mahkemede!

Dink'i vuran silah mahkemede!

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu katıldı. Müdahiller Rakel Dink, Orhan Dink ve Delal Dink'in hazır bulunduğu duruşmayı, Demokratik Toplum Partisi (DTP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, AK Parti Mersin Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Parlemento Komisyonu Eşbaşkanı Helen Fleutre, Avrupa Parlementosu (AP) Yeşiller Grubu Danışmanı Ali Yurttagül, Brüksel ve Paris Barosu başkanlıklarını temsilen avukatlar Vincent Niore ve Alexandre Couyoumdjian da izledi. Norveç PEN Yazarlar Birliği'ni temsilen 2 gözlemcinin de katıldığı duruşma nedeniyle, adliye ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.

ALİ ÖZ DOSYASI MAHKEMEDE

Duruşmada ilk olarak dosyaya gelen belgeler okundu. Mahkeme Başkanı Erkan Canak, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün, daha önce kendisinden istenen Ali Öz'le ilgili klasörü mahkemeye gönderildiğini söyledi. Canak ayrıca Erhan Tuncel'in mail ve MSN yazışmalarıyla ilgili cevap yazısının geldiğini belirtti. Bunun üzerine müdahil avukatlardan Bahri Belen söz alarak , yazışma içeriklerinin microsoft tarafından dosyaya gönderilmediğini belirtti. Msn içeriklerinin istenilmesi için ABD Başkonsolosluğuna yazı yazılmasını talep etti.

Mahkeme Başkanı Erkan Canak ayrıca , Niğde Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bayram Çağlar adında bir tutuklunun yazdığı dilekçeyi okudu. Buna göre, tutuklu Çağlar, Ergenekon savcısına mektup yazarak, Hrant Dink cinayetiyle ilgili elinde görüntü ve ses kayıtlarının bulunduğunu söyledi. Savcı Öz de, Niğde cezaevine tutuklunun gizli tanık olabileceği, bu nedenle talimatla ifadesinin alınması konusunda talimat yazısı gönderdi. Ancak Çağlar, sadece Zekeriya Öz'e ifade vereceğini belirterek, kendisinin de İstanbul'a naklinin yapılmasını talep edip, yoksa elindeki kayıtları vermeyeceğini belirtti.

PAMUKLA İLGİLİ BELGELER İSTENSİN

Avukat Hakan Bakırcıoğlu, davanın iddianamesinde Yazar Orhan Pamuk'un da mağdur olarak yer aldığını hatırlatarak Trabzon Emniyet Müdürlüğü'ne de Pamuk'a saldırı yönünde bir çok ihbarın geldiğinin anlaşıldığını ifade etti. Bakırcıoğlu "Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı ve Trabzon İstihbarat Başkanlığı'na Orhan Pamuk'a yapılacak saldırılarla ilgili ne tür ihbarlar geldiği, ne tür çalışmalar yapıldığı, bunların nasıl sonuçlandırıldığı, Hayal ve diğer sanıklarla irtibat kurulup kurulmadığı ve hangi birimlere bildirildiğinin sorulmasını talep ediyoruzö dedi.

Duruşmada söz alan müdahil avukatı Fethiye Çetin, mahkemenin 28 Nisan 2009 tarihinde aldığı ara kararla Sevgi Erenerol'un Genelkurmay Başkanlığı ve Hava Komutanlığı'nda verdiği seminerlere ait CD'lerin çözümü için Emniyet Müdürlüğü'ne yazı yazdığını hatırlattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden 4 Temmuz 2009'da gönderilen cevapta söz konusu CD ve DVD'nin çözümü yapılarak gönderildiğini ifade eden Çetin, sadece bir CD'nin çözümünün gönderildiğini ikinci CD'nin çözümünün yapılmadığını söyledi. Kapsamlı değerlendirmelerini iki CD'nin çözümünün de gelmesinden sonra yapacaklarını belirten Çetin, "4 Ekim 2006 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı olduğu söylenen SAREM'in (Stratejik Araştırmalar ve Etüd Merkezi) planlı faaliyetlerinden biri olarak sunulan ve Genelkurmay Başkanlığı'nda gerçekleştirilen 'Türkiye'de Misyonerlik Faaliyetleri' başlıklı konferansın çözümü tarafımızca incelenmiş ve bu kapsamda giderilmesi gereken bir takım soru işaretleri ortaya çıkmıştır" dedi.

SEMİNERLER PLANLI VERİLDİ

Bu seminerin açış konuşmasını yapan askeri şahsın söylediklerinden ve başka verilerden bu seminerlerin planlı bir faaliyet kapsamında bir dizi olarak düzenlendiği ve değişik illede de aynı başlık altında bu tür seminerler verildiğinin anlaşıldığını vurgulayan Çetin, Sevgi Erenerol'un savcılık ifadesinde Türkiye'nin birçok yerinde bu tür konferanslar verdiğini anlattığını kaydetti. Ergenekon iddianamesinde bu hususun anlatıldığını ifade eden Çetin, aynı şekilde Ergenekon davası sanıkları Ergün Poyraz ve Durmuş Ali Özoğlu'nda da bu tür belgelerin olduğunu söyledi. Çetin, Ergenekon iddianamesinde Durmuş Ali Özoğlu hakkında "Şüphelinin örgütün psikolojik savaş faaliyetlerine de görev aldığı anlaşılmaktadırö dendiğini de belirtti. Çetin, şunları söyledi:

"Bütün bu delil ve belgeler birlikte ele alındığında, Sevgi Erenerol'un Genelkurmay Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda verdiği seminerlerin, Durmuş Ali Özoğlu vasıtasıyla yürütülen ve azınlıkları, azınlıkların mensubu oldukları dini ve kurumlarını hedef alan psikolojik harekat kapsamında düzenlenen faaliyetler olduğu kuvvetle muhtemeldir. Türkiye'de yaşayan azınlıklar, Hıristiyanlar, Museviler aleyhine bir tutum ve algı yaratma yönelik bu psikolojik harekatın son derece kapsamlı ve organize olduğu görülmektedir."

Erenerol'un verdiği seminerlerin ardından Şubat 2006'da Rahip Santoro'nun öldürülmesi, 29 Kasım 2007'de Mardin'de Süryani Papaz Edip Daniel Savcı'nın kaçırılması, Aralık 2007'de İzmir'de Aziz Antuan Kilisesi Rahibi Adriano Franchini'nin bıçakla yaralanması, 2008 Ocak ayında Antalya'da İncil Kilisesi rahibi Ramazan Arkan'a saldırı planlayan bir şahsın yakalanması, Hrant Dink'in öldürülmesi ve Malatya'da Tilman Geske, Nicati Aydın ve Uğur Yüksel'in katledilmesi olayları bir arada düşünüldüğünde oldukça ilginç bir tablonun ortaya çıktığını vurgulayan Çetin, "Şöyle ki, bütün bu eylemler yukarıda sözü edilen psikolojik harekatı da kapsayan oldukça organize bir eylem planının varlığına işaret etmektedir" dedi.

"ERGENEKON SAVCILARINA YAZI YAZILSIN"

Çetin şöyle devam etti:

"Sevgi Erenerol'un ve bir kısım Ergenekon sanıklarının Hrant Dink'in hedef gösterilmesi sürecinde oynadıkları aktif rol ve tek tip dilekçelerle Hrant Dink hakkında suç duyurusunda bulunmuş olmaları, Hrant Dink'in yargılandığı duruşmalara tek tip dilekçelerle müdahil olarak katılmak istemeleri ve duruşmalar sırasındaki Hrant Dink' yönelik saldırganlıkları, hemen hemen tüm Ergenekon sanıklarının Hrant Dink aleyhine yazılar yazmış olmaları ve Dink aleyhine kamuoyu oluşturma konusunda faaliyet yürüttükleri göz önüne alındığında, tüm bu sürecin kapsamlı bir psikolojik savaş bağlamında organize edildiği tespitini pekiştirmektedir. Bu nedenlerle Ergenekon iddianamesinde yer alan sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu tarafından yürütüldüğü ortaya çıkan psikolojik savaş ile ilgili tüm belge ve bilgilerin ve varsa bu faaliyetlerin dayandığı eylem planlarının istenmesi için Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılığa yazı yazılmasına karar verilmesini istiyoruz."

Duruşmaya verilen aranın ardından devam ediliyor.

DHA

 

 

2