Dipsiz kuyu

Cumartesi, 28 Ağustos 2010 - 05:00

Seçim vaadlerini biliriz ama referandum vaadleri olur mu?

Polisler askerlikten muaf tutulacakmış. Elbette tutulsun. Ama şimdi söylenir mi?

- Bedelli Askerlik...

- Kredilerde düşük faiz... Sağlık ve eğitimde hamleler.

- Emeklilere müjde... vs.

Hepsi güzel hoş.

Ama şimdi yeri mi?

Ne alâkası var?

***

Haydi diyelim ki, sen bâri hükümetsin, yağmasan da gürlersin... Konuş.

Ama öbür taraf?

Topu topu 100 milletvekili var, genel af vaadediyor. Türbanı çözmek’ten dem vuruyor. Aile Sigortası için söz veriyor.

İnanmıyor değilim.

Yapar mı yapar.

Ama ne zaman?

Bir gün.

- Seçim kazanıp iktidar olduğu zaman.

Halbuki biz referanduma gidiyoruz.

***

Bu iş 1991 seçimlerindeki vaadler paketine döndü.

Ne yarıştı o.

Miting meydalarında ürünlerin taban fiyatı açık arttırmaya dönüşmüştü.

Biri 4 bin lira diyorsa, öbürü 5 bin lira diyordu. Sonunda yoruldular. Biri çıktı, kim kaç veriyorsa ben bin lira fazlasını vereceğim diyerek noktayı koydu.

Şimdi noktayı koyan da yok.

Her gün yeni bir vaad dinliyoruz.

*** 

Ama hoşuma giden bir nokta var. Hemen yarın iktidara gelecekmiş gibi sergilenen bu büyük heves, hiç iktidara gelmek niyetinde olmayan köhne kadrolara, belki hayatiyet verebilir.

Yeter ki vaadlerin ölçüsü kaçmasın.

Eğer kaçarsa, ciddiyetsizliğiniz tescil edilmiş olur ki, yalancılıktan daha kötü bir damgadır bu. Nitekim bakın, türban’ın nasıl çözüleceğini değil, nasıl bağlanacağını anlatmaya başladınız. Oldu mu bu?