Direktör yine muradına erdi

Pazar, 30 Temmuz 2017 - 05:00

Kartvizitinde 3,5 yıldır Türkiye Futbol Direktörü yazan ama bu yıllar içinde Milli Takım’a bir şey veremeyen Fatih Terim, hep eleştirilerin hedefindeki adam oldu. Yıldız futbolcularla kriz yaşadı, mecburen unuttu, küfür işitti duymadı. En son da kebapçı baskını için, “İstifa et hocam” diyen Rüştü Reçber’e hakaret edince, önce kamuoyuyla sonra da, Federasyon ve üstü ile ipleri koptu. İstifa etmesi lazımdı, eder mi etmedi. “Öyle mi” dediler ve bir yol buldular. “Her iki taraf açısından daha sağlıklı bir yol.”

Sağlığı ne? Görevden alınması. Katiyen kovulması değil.

Kovulsaydı eğer, kariyerindeki kovulma kilometre taşlarına Fiorentina, Milan ve Galatasaray’dan sonra Milli Takım’ı da ekleyecekti ama olmadı.

Şimdi zannetmeyin ki tokalaşıp TFF binasından çıkıp gitti. Hayııır. Zaten gelirken avukatlarıyla gelmişti. Oturup sağlıklı yolun dönemeçlerini konuştular ve anlaştılar. Hep klasman üstü olan İmparator yine üstte kaldı. Dedi ki, “Mukaveleme göre benim 1,5 yılım daha vardı. O parayı bırakmam. 4 milyon 671 bin euro’yu isterim. Daha önce yatırdığınız 13,5 milyon euro’yu yatırdığınız hesaba yatırın.

Aman yanlış olmasın. Türk lirası yatıracaksanız, yuvarlak 19 milyon lira yatıracaksınız.” Ve toplamda 17,5 milyon euro, aklınız karışmasın primler hariç yaklaşık 70 milyon Türk lirasının döndüğü bu ‘sağlıklı alışveriş’ bir saat bile sürmedi.

Futbol Direktörü yine erdi muradına. Bize, millete ise Çankaya’daki parktan hemen adını silmek kaldı. Hiiiç para harcamadan. Oh be!

Seçmece nikah

Meclise bir kanun teklifi sunuldu. Adının sadeliğine bakın: Nüfus Hizmetleri Kanunu. Ne işe yarayacakmış bu kanun? Vatandaşlarımızın evlenme işlemlerini kolaylaştıracak, daha seri hizmet almalarını sağlayacakmış. Kapağında bu yazıyor. Ne güzel. Ama içeriği laiklik ilkesini, Anayasa’yı, Medeni Kanun’u, hukuk birliğini yok ediyor. Nasıl mı? İl ve ilçe müftülüklerine evlendirme yetkisi verilerek. Tecavüzleri aklayacaklardı olmadı, şimdi böyle bir kanunla çocuk yaşta evliliklerin önünü açacaklar. Ayrıca toplumu hep yaptıkları gibi bir başka şekilde ikiye bölecekler. Nikahını müftü kıyanlar, kıymayanlar diye. Bir yerde dini nikahı resmileştirecekler. Saygı duyulmalıymış. Belediye başkanı kıyar da imam nasıl kıyamazmış.

Sanki nikah memuru sıkıntısı var. Millet gün alamıyor, imam yardım edecek. Edecek tabii. Kadın haklarının yavaş yavaş yok olmasına... Çocukların sözlü doğum kaydının yapılabilmesine... Ve en önemlisi laik düzenden dini düzene geçişe...

Muhalefetin kadın vekilleri ayakta. Bakalım iktidarın kadınları ne diyecek. Teklifin geri çekilmesine katkı verecekler mi? Göreceğiz.

Yargıya ders

19 Cumhuriyet çalışanının yargılandığı dava Murat Sabuncu’nun dediği gibi, bütün gazetecilere gözdağı davası. Ama Ahmet Şık’ın savunması da, bence Cumhuriyet davasının bitişinin ilanıdır.

Ahmet Şık öyle bir savunma yaptı ki, savunmadı suçladı.

Yetinmedi, iddianameyi hazırlayanları itham etti. “Siz yargılanmalısınız” dedi. Ve Ahmet Şık’ın, Türkçeyi tüm incelikleri ve cinas oyunları ile süsleyerek yaptığı bu savunma inanıyorum ki, bastırılacak ve hukuk fakültelerinde ileride okutulacaktır.

Bir zamanlar basılmamış kitaptan yargılandı, sonra da Fetö düşmanı olup, Fetö’ye yardım ve yataklıktan yargılandı. Ama ikisinde de beraat etti diye...

“Yargıya gazetecilik yargılanamaz dersi verdi” diye...

Ama ders bitmedi. Eylül’e kaldı. Çok yazık.

YİNE CİHAT

Geçen hafta yazdığım, cihadın zorunlu ders olması konusu daha da gelişti. AKP milletvekili Ahmet Çamlı ile vazgeçilmez oldu. Meğerse cihat namazdan önce gelirmiş. Padişahlar cihadı bırakmamak için hacca bile gitmemiş. Namaz dinin direği ise, cihat çadırıymış. Cihadı bilmeyen çocuğa matematik öğretmenin de faydası yokmuş. Gördünüz mü nerelere kadar geldi. Hoşgörü filan bitti artık. Kindar nesil yetişsin de, nasıl yetişirse yetişsin.

Vay be...

Amerikan vatandaşı Merve Kavakçı, 3 Temmuz’da yeniden Türk vatandaşlığına kabul edildi ve 25 Temmuz’da da Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’a büyükelçi olarak atandı. Eşi ‘Fetöcü diye bilinen ya da yakıştırılan Kavakçı’nın mutlaka hariciyemize katkısı olacaktır. Hem Amerika’da öğretim görevlisi olmasıyla, hem de dualarla. Yıllardır böyle bir görev bekleyen yıllanmış hariciyecilerden ne üstünlüğü var bu kadının diye sormuyorum. Çünkü resimde görülüyor. Buna muhafazakar tabana bir mesaj da diyebilirsiniz.

DUYUN

Bir bakayım dedim. Hafriyat kamyonları ve kentsel dönüşüm bölümüne rast geldim. Bitmek bitmedi. Kamyoncular dizide haber reklam satın almıştı sanki. Konu saçmalandı durdu. Herhalde kimse, “Adam doğru söylüyor. Tabii ölenler de olacak” dememiştir. Sarmadı kapattım. Aynı kişilerin yaptığı temcit pilavını ben yiyemedim ama, ‘Çocuklar Duymasın’ı herkes duysun da reyting alsın. Emeği geçenler ekmek yesin.