Diyarbakır-Barcelona özerklik hattı

Perşembe, 26 Ağustos 2010 - 05:00

Referandumda “evet” mi “hayır” mı deneceği büyük oranda Kürt meselesine kilitlendi. Güneydoğu’da kullanılacak oyların da referandum sonucunu çok etkileyeceği belli.
Bu süreçte liderlerin değerlendirmeleri çarpıcı:
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörle mücadelenin sadece silahla yapılamayacağını, devletin akan kanı durdurmak için her yolu deneyebileceğini ifade etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin PKK ile pazarlık içinde olmadığını tekrarladı ancak devletin diğer birimlerinin bazı görüşmeler yapmış olma ihtimaline kapıyı kapatmadı.
İstanbul’dan sonra Doğu Anadolu’ya giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Kürt kökenli yurttaşlarla iletişimde yeni bir sayfa açmak istediğini ortaya koydu.
CNN Türk’ün yayınına katılan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise PKK lideri Abdullah Öcalan’ın idam edilmemiş olmasını hata olarak nitelendirdi ve idam fikrini hâlâ desteklediğini açıkladı.
PKK-BDP çizgisindeki kesimler ise önce “demokratik açılım”, sonra “demokratik özerklik” ve nihayetinde “özerk Kürdistan” ifadeleriyle hedefi büyüttü. Ahmet Türk-Selahattin Demirtaş ikilisi Kürt mücadelesinin tabanında daha fazla heyecan yaratabilmek için futbola el attı. DTP’liler Diyarbakırspor’u Barcelona olarak gördüklerini ifade ettiler. Burada anlatılmak istenen elbette Diyarbakır’ın Barcelona seviyesinde bir futbol oynadığı değildi. Diyarbakır’ı siyasi olarak İspanya’daki Özerk Katalonya bölgesinin başkentine eşdeğer olarak gördükleri için bu benzetmeyi yaptılar.
Eğer tartışma şimdiden buraya geldiyse, 2011 genel seçim kampanyasının “özerk Kürdistan” kampanyasının gölgesinde yapılacağından hiç kuşkum yok.

Böyle şampiyona olur mu?
Basketbol, futboldan sonra yeryüzündeki en popüler ikinci spor dalıdır. Dünya Şampiyonası da olimpiyatlardan sonraki en önemli spor olayıdır. Dünya Basketbol Şampiyonası bu sene Türkiye’de... Bana göre çok önemli bir fırsatı kaçırdık.
Maçların başlamasına iki gün kaldı ama ne etkinlikler doğru dürüst duyurulabildi ne de şampiyona öncesi kamuoyunda heyecan yaratılabildi. Şampiyonanın 17 sponsoru var, bir ikisi dışında bu sponsorların hangileri olduğunu neredeyse kimse bilmiyor. Birbirleriyle savaşın eşiğine gelen Amerika ve İran’ın basketbol takımları Türkiye’de maç yapacak. Bu bile duyurulamadı.
Maçların oynanacağı bazı salonların parkelerinde hâlâ ciddi sorunlar olduğu, seyircilerin salonlara giderken üzerinden geçeceği kaldırımların eksik olduğu konuşuluyor...
Gazetelerde birkaç gündür Türkiye’nin bu işten kazanacağı paranın 160 milyon Euro olacağı yazılıyor. Eğer organizatörler işin sadece bu yönüyle meşgul olmayıp şampiyonayı dev bir kitlesel etkinliğe dönüştürebilselerdi hem etkinliğin mali getirisi çok büyük olabilirdi hem de Türkiye adına unutulmaz bir tanıtım fırsatı ortaya çıkabilirdi.
Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel gazetelere röportaj verip, televizyon programlarına çıkmalı, şampiyonayı gümbür gümbür anlatmalıydı.
Böylesine büyük bir organizasyona talip olup, sonra da yumurta kapıya dayandığında harekete geçerseniz ancak bu kadar olur. Basketbol’un zirvesindeki bir şampiyonanın “diş hekimleri kongresi” kadar heyecansız geçmesi üzüntü vericidir.

Cemil Çiçek yayında
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek bugün saat 12.00’de TRT Radyo 1’deki programıma konuk olacak. Çiçek ile gündemdeki gelişmeleri, referandum sürecini, “boykot” ve “demokratik özerklik” tartışmalarını konuşacağız. Programı internet üzerinden dünyanın her yerinde www.trt.net.tr adresinden dinlemek mümkün. Aynı programa yarın da Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi katılacak. Ajans çatısı altında bugüne kadar çok başarılı projelere imza atan Bengi, Türkiye’de haberciliğin en köklü kuruluşu olan AA’nın projelerini anlatacak.anlatacak.