Diyarbakır'da miting öncesi atmosfer nasıl?

Çarşamba, 01 Haziran 2011 - 05:00

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sonra, bugün de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır’da miting yapacak. Erdoğan, bu sabah İstanbul’da Haliç Kongre Merkezi’nde bazı projeler açıklayacak, ardından da Diyarbakır’a uçacak. Diyarbakır mitinginin saat 14.00’ten itibaren başlaması bekleniyor. Bölgede maalesef bugün de hava gergin.

[[HAFTAYA]]

PKK çizgisindeki gruplar, AK Parti ve diğer siyasi partileri bölgeden dışlamak için tehlikeli bir strateji izliyor. Oluşan yüksek tansiyon bu bölgedeki vatandaşlarımızın günlük hayatını felç ediyor. Zaten ekonomik olarak Türkiye ortalamasının gerisinde bulunan Doğu ve Güneydoğu’nun artık karanlık tezgâhlarla kaybedecek zamanı yok.

Miting öncesinde Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’i aradım. Eker, aylardır o bölgede. Kendisi de Diyarbakırlı olan Eker, bakanlık çalışmalarını da uzun süredir oradan yürütüyor. Bakan Eker “İnsanlar özgürce düşüncelerini, beklentilerini ifade etsin ama kan ve gözyaşı dökülmesin. İş ve istihdam olsun, bunun için çalışıyoruz, topraklar suyla berekete kavuşsun. İnsanların karnı doyarsa, şiddet ortadan kalkarsa meseleleri tartışmak kolaylaşır” diye konuştu.

Mehdi Eker’in katkısı

Mehdi Eker yıllardır takip ettiğim, kabinenin en çalışkan isimlerinden biri. Sorumlu olduğu bakanlık; iklim, fizik ve doğa şartlarından çok etkilenen bir sahada faaliyet gösteriyor. Uygulanan tarım ve hayvancılık politikaları, bu bölgedeki siyasi dengeyi de etkileyecek önemde.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Projeleri kapsamında atılan adımlarla ve geniş alanların sulamaya açılmasıyla bölgenin kaderinin değişeceğini düşünüyorum. Kabinenin bir başka ismi Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, bu alanda gerçekten çok ilginç projeler üretiyor. Bunlar arasında çok cazip turizm bölgeleri ve yeni tarım alanları da var.

Altına imza atılacak sözler

Kabul edelim ki son 8 yılda bu konuda bölgede çok büyük işler yapıldı. Hayata geçirilenler sadece ekonomi ve yatırım projeleriyle de sınırlı değil. Demokratikleşme ve insan hakları alanında Güneydoğu geçmişle mukayese edilemeyecek kadar iyi durumda. TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in, Doğu ve Güneydoğu halkına götürülen Kürtçe yayınların nitelik açısından da kaliteli olabilmesi için nasıl uğraş verdiğinin bizzat tanığı oldum.

Şahin, bazı kesimlerden tepki almak pahasına Kürtçe yayınların yürütülmesinde ve geniş kitlelere ulaştırılmasında etkin rol oynuyor. İnsani gelişim alanında güzel şeyler olurken Başbakan Erdoğan ve bakanların, miting, toplantı ya da açıklamalarının boykot edilmesini açıkça “haksızlık” olarak değerlendiriyorum. Bölge için yapılmayan, şimdiye kadar hayal bile edilemeyen birçok adımın son dönemde atıldığını unutmayalım.

Diğer taraftan faili meçhuller, kayıplar ve terörle mücadele sürecinde mağdur olan insanların yaralarının sarılması-hiç kuşku yok ki-Türkiye Cumhuriyeti’nin boynunun borcudur. Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’da meydanı dolduracak binlerce kişiye “kardeşlik, birlikberaberlik, demokrasi, insan hakları ve ekonomimizin çıtasını yükseltme” taahhüdünde bulunacak. Hangi partiye sempati duyarsa duysun Türkiye’de ülkesini seven bütün insanların bu sözlerin altına imza atacağından kuşkum yok.