Diyarbakırspor politikasının iflası!

Çarşamba, 10 Mart 2010 - 05:00

Aslında sade ve basit bir oyun olan futbol üzerinden politik oyunlar oynamak insanoğlu için yeni bir uğraş değil. Geçmişte 20. Yüzyıl Avrupa’sının diktatörlerinin başvurduğu bu yöntemi biz yeni keşfettik. İş, aş, eğitim ve hizmet götürmediğimiz bir coğrafyada futbolla barış ve huzur sağlayacağımızı sandık. Fena halde yanıldık. Futbolun zaman zaman toplumlar arası yakınlaşmayı sağladığı bir gerçek. Son örneği Türkiye-Ermenistan mili maçları. Ancak ne var ki bir ülkenin herhangi bir bölgesinde baş gösteren şiddet ve çatışmayı futbolla absorbe etmek hayalperestlikten başka bir şey değildir.

Diyarbakırspor’u yanlış bir devlet politikasının aracı haline getirirseniz, karşı taraf da aynı yöntemi kendi argümanı için kullanır. Diyarbakır’daki son olaylar bundan başka bir şey değildir. Devletin propaganda silahı ters tepmiş, PKK’nın elinde oyuncak olmuştur. Oysa Diyarbakırspor’a aktarılan kaynaklarla amatör branşların geliştirilmesi sağlanabilirdi. Spor tesisleri yapılabilir, antrenörler görevlendirilebilir, bölgedeki başı boş gençlik atletizm, basketbol, voleybol gibi branşlara yönlendirilebilirdi. Stattaki recm ve linç girişimi toplumsal dokumuzda uzun süre kapanmayacak yaralar açtı. Eğer kısa zamanda sorunu çözemezsek, bu dalga ülkenin başka şehirlerine ve statlarına da yayılacaktır. İşte kapıdaki asıl tehlike de budur.