Dizi müziklerinde hüsran!

Cuma, 29 Ağustos 2014 - 05:00

Bu köşede bir dönem en çok yer alan şey dizi müzikleri eleştirileriydi. Son yıllarda birbirinden güzel melodilerle izleyici karşısına çıkan Türk dizileri sadece ekrana değil müzik piyasasına da inanılmaz bir rahatlık alanı getirdi... Ancak dikkatinizi çekti mi bilmem? Son zamanlarda ne Toygar Işıklı’dan ne Cem Erman’dan ne Kıraç’tan ne de Gökhan Kırdar’dan söz etmiyorum... İncesaz’ın ismi yazılarımda geçmiyor. Murat Evgin’i bulamıyorum yakın zaman cümlelerimin içinde... Deniz Tuzcuoğlu ismini bir hayli zamandır bana hatırlatmıyor ve ben tüm bu saydığım isimlere neredesiniz diyorum? Daha doğrusu gönül telimizi titreten o inanılmaz şarkılarınız, melodileriniz nerede? Dilerim yeni sezonda “burada” dersiniz. Çünkü bu sitem bir hayli özlemden kaynaklanıyor. Bu yıl dizi müziği yapmadı, bu yıl dizi müzikleri akılda kalmadı vallahi!

[[HAFTAYA]]

BİR MERAK BİR SORU!

“Telegol” yeni ekranı 360’ta ne yapacak, merakla bekliyorum. Ana akım kanallardan tematik kanallara geçen bu futbol efsanesinin azalarak bitmesine mi şahit olacağız yoksa gittiği her kanalda lokomotif olmayı başarmış bir işin yeniden doğuşuna mı? Ne dersin sevgili okur, ben işin içinden çıkamadım!

Dizi sektörü değil Unkapanı vallahi!

“Kaçak Gelinler” (Star TV) dizisinde Kainat, Almilla ve Şebnem, bir barda şarkıcının isteği üzerine sahneye çıkıp hep beraber dizinin jenerik müziğini seslendirdiler... “Ulan İstanbul” (Kanal D) dizisinde ise önce Yaren ve Karlos, ardından özel bir kutlama için Şehriban, Yaren ve Karlos üçlüsü sahneye çıkıp şarkı söyledi... Daha önce “Medcezir”de (Star TV) Yaman ve Mira, birçok kez sahnenin tozunu attırarak sesleriyle dinleyenleri mest etmişlerdi... Bu gidişle yerli dizilerde sahneye adımını atmayan hatta atıyorum, albüm yapmayan dizi karakteri kalmayacak gibi. Haydi herkes sahneye ve de tüm eller havaya misali... Sanırım dizi sektörüne bir sembol isim bulmakta artık hiç zorlanmayacağız. Benim önerim mi; Unkapanı Dizi Şarkıcıları Çarşısı!

Bu nasıl bir dönüşüm?

“Fatih Harbiye” (Show TV) dizisinin yeni sezon fragmanında başrol karakterleri arasında inanılmaz bir dönüşüm dikkatimi çekti... Pelin ve ailesinin şirketinde söz sahibi olduğu anlaşılan Neriman, toplantı yapılan salona girdi. Elbette Pelin, Pelin’in babası ve Macit’in babası da toplantıda hazırdı... Ancak tuhaf olan hem Neriman’ın hem de Pelin’in görüntüleriyle ve duruşlarıyla deyim yerindeyse Japon çizgi sinemasının anime karakterleri haline gelmiş olmalarıydı... Bu arada Macit ise karizmatik, havalı, şık ama aynı zamanda saçı sakalı birbirine karışmış bir berduş portresi çiziyordu. Hiç böyle karizmatik berduş görmemiştik. Hay yaşayın! Kısacası yeni yayın döneminde bu iddialı dizi Japon çizgi sineması ile arabesk Yeşilçam filmlerinin karışımı olacak gibi... Ancak bu karakterlerin bu hale gelme sebeplerinin de çok inandırıcı olması gerekecek. Çok sıkı ve gerçekçi nedenleri yoksa inandırıcılıkları havada kalacak hani. Vallahi ilk bölümü merakla bekliyor olacağım!

Benjamin’in butonu!

Cüneyt Tan isimli okurumuz şaşkınlığını paylaşmış. Açıkçası gelen maili okuduğumda ben de şaşırdım, baksanıza... “‘Ulan İstanbul’ (Kanal D) dizisinde Şehriban’ı canlandıran Zeynep Kankonde 1980, Hayati’yi canlandıran Beyti Engin ise 1981 doğumluymuş... Ben diziyi izlerken bu yaşta olabilecekleri aklıma hiç gelmemişti. Çünkü çok daha olgun, çok daha güngörmüş tipler olarak karşımızdalar. Hani çok fazla makyaj ya da yaşlandırma işlemleri de yok gibi. Yani ben bir arkadaşım söyleyince şoke oldum ve Beyti Engin’in bir röportajına göz gezdirdim. ‘Peki sizi yaşıtlarınızdan ve meslektaşlarınızdan ayıran en büyük özelliğiniz ne? - Kelliğim. 1981 doğumlu olmasına rağmen yetişkin oğlu olan adamları oynayan benden başka kimse yok. Ama bu durum moralimi bozmuyor, aksine yaşlı durduğum için iş buluyorum diyebilirim’ diyordu. Helal olsun vallahi. Hem çok iyi oynuyorlar hem de bu görüntüleri doğal. Genç olup yaşlı gözükmeyi avantaja çevirmek bir oyuncu için süper... Bu üstatlar yoksa Benjamin Button gibi oyuncular mı olacaklar? Hani yaşları ilerledikçe gençleşecekler mi?”...