DJ Suat Ateşdağlı: DJ olmasam kabadayı olurdum

Suat Ateşdağlı 1983’ten bu yana DJ kabininde. İstanbul’un efsane kulüplerinde çaldı. ‘Bosphorus Night’ albümünden sonra şu günlerde Gökçe Kırgız’ın seslendirdiği ‘Son Rötuş’ remiksiyle gündemde. DJ’lik, gece hayatı, anılar... Biz sorduk, o anlattı.

09 Temmuz 2017, Pazar 05:00
A A
Röportaj: Dilara Doğan

■ Gökçe Kırgız ile ‘Son Rötuş’ single’ını çıkardınız. İlgi nasıl?

Damar’ bir şarkı. Benim de ruhum biraz öyle. Şimdilerde remiks şarkılar beğeniliyor. Gökçe’nin sesine inanıyorum. Herkes beğenecek.

■ Artık herkes “Ben DJ’im” diyor, bu sizi rahatsız ediyor mu?

Herkes kabine geçmek istiyor! Herhalde bu dönem de geçecek ve DJ’lik tekrar kimliğine kavuşacak. Cazip olduğu için yapmak isteyen gençlere hiç tavsiye etmiyorum, gerçekten ciddi bir iş. 32 yıldır DJ kabinindeyim, çok keyifli dakikalar geçirdiğim bir zamanı hatırlamıyorum.

EN AHLAKSIZLAR KENDİNİ FENOMEN SANIYOR

■ Kerimcan Durmaz gibi fenomen DJ’lerin sizin gibi kalıcı olacaklarını düşünüyor musunuz?


Ben isim anmam. Ama ‘Fenomen’ denilen şey tek olmalı, Türkiye’de yüz fenomen var! ‘Bizde en ahlaksız kimse o kendini fenomen zannediyor.

■ Ama insanları eğlendiriyorlar...

Doğru... Demek ki eğlenen neslimiz onları talep ediyor. Çok ilginçtir; evli, çoluk çocuk sahibi kadınlar çok iyi kalça sallıyor diye abuk subuk birini seyretmek için bir kulübe koşuyorsa, bizde değil o tarafta bir sıkıntı var demektir. Gece hayatındaki insanlara marjinal derler. Biz değil, halkımız marjinal.

■ Bu söyediklerinize kızacaklardır...

Kimse kusura bakmasın, bunca yıldır bu işi yapıyorsam, konuşurum. Kimse de, “Suat Bey niye böyle konuşuyor, bizle ne alıp veremediği var” demesin. Alıp veremediğim olur, bu da benim hakkım. Herkese saygım var ama binlerce genç DJ’in ekmeğiyle oynayanlar çoğalıyorsa, orada “Hop” derim. Onlar DJ degil.



■ Meslekleri ne sizce?

Onlara bir meslek icat edeceğim. ‘Tanımlanamayan cisim’ diyelim şimdilik. Fenomen değiller, ondan bir tane olur!

■ Kötü mü çalıyorlar sizce?

Belki de iyi çalıyorlardır. Önemli olan şu, benden iyi bir DJ olabilirsin ama Suat Ateşdağlı olamazsın. Bizim çocukların çok çalışması lazım.

REINA’DA TATLISES PANİĞİ

■ Eğlencenin en güzel zamanları geçti mi sizce?


90’larda, 2000’lerin başındaki Bodrum, Havana zamanındaki meşhur plaj partilerini unutamıyorum. Türkiye’nin en iyi insanları o partideydi. İki bin kişiydik, orada da dağıtıyorduk ama sınırlar belliydi.

■ Hiç unutamadığınız bir anı...

Yıl 2004. Reina’dayım. İbrahim Tatlıses albüm çıkarmış. ‘Tek Tek’i çalmaya başladım, Reina tarihindeki ilk ibrahim Tatlıses! Kulüp yıkılıyor. Bir gazete, “Sosyetede pavyon eğlencesi” diye sürmanşet girdi. Gündeme bomba gibi düştük. Haberden sonra herkes panikledi, “İbrahim Tatlıses çalıyor, müşteri ne der” diye. “Rahat olun. Müşteri eğleniyor masaların üstünde. Tatlıses çalmayacağız da kimi çalacağız, ondaki ses kimde var?” dedim. Her gece dört kez çalmaya başladım. Bir akşam dokuz gibi kulübe girdim, bir baktım İbrahim Tatlıses. Bana teşekkür etmek için gelmiş. Çok hoşuma gitmişti.

■ Kulüp müziğiyle arabeski ilk birleştiren siz misiniz?

Evet, benim. Arabesk çok çaldım. Orhan Gencebay da çaldım kimse çalmazken. 10 yıl önce Reina’da Demet Akalın çalıyordum. Bu da benim vizyonum.



■ Geçmişten bugüne ne değişti eğlence hayatında?

Geçmişte herkes çok şık, çok güzeldi, çok eğleniyordu. Bugünse herkes çok heyecanlı, çok istekli ama kimse ne istediğini bilmiyor.

Ne kadar net özetlediniz... Sizin mesleki sırrınız nedir?

Belirlediğim listelerde yaşadıklarım var, yaşamak istediklerim ve yaşayacaklarım var. Mutsuzken ‘damar şarkı’ çalınır derler ya, ben mutsuzken keyifli şarkı çalarım. Onun içinde de acı var. Her şarkı bir tarafını morartır insanın. En eğlendiğimiz parça bile “Sardı korkular” diye başlıyor. Her an her şeyi çalabilirim, çok tehlikeliyimdir.

■ Hangi şarkının beğenileceğini öngörebiliyor musunuz?

Evet, iyi biliyorum. O yeteneğim var. Çaldığım gece milletin eğlenmeden mekandan çıkması çok zor ihtimal. Sadece ‘slow’ bile çalsam.

■ Bu yaz nasıl gidiyor?

Yine büyük bir savaş var. Herkes “Ben bir numarayım” diyor. Ben de, “Ben iki numarayım, bana dokunmayın kardeşim” diyorum.

■ Çalmaktan en çok keyif aldığınız isim kim?

Tarkan. Son albümünde de ‘Yolla’yı ve ‘Çok Ağladım’ı beğendim.

■ Sanatçı arkadaşlarınız arasında sizi paylaşamayanlar oluyor mu?

Oluyor, bu camiada herkesle çok iyi arkadaşız, abi-kardeşiz. Ne yaparsanız yapın yürüyen şarkının önünü kesemezsiniz. Eğer gece şarkın gitmiyorsa, Suat onu ittire ittire dinlettirir derler ama ertesi gün kimse istemez. Ama bana malzemeyi verirlerse, gidecek bir şarkıyı çok iyi yaparım.

SİPARİŞLE ŞARKI ÇALMAM

■ İstek parça çalıyor musunuz?


Hayır. Ne istiyorsam ne hissediyorsam onu çalıyorum. Hani derler ya, teknik direktörün işine karışılmaz diye... Şimdiye kadar kimse karışmadı. İzin vermem zaten.

■ ‘Bakkal müziği’ dedikleri nedir?

Talep edilen müziktir. Millet eğlenmek istiyor, ne çalıyorsan çal kardeşim. Onun adı bakkal olmuş süpermarket olmuş, beni ilgilendirmiyor.

■ DJ olmasaydınız ne olurdunuz?

Kabadayı olurdum. Bir semtin kabadayısı olur, zenginden alır, fakire verirdim. Adaletim iyi olurdu. Güzel racon keserdim. Kimsenin hakkı kimseye geçmezdi. Küçükken “DJ olacağım” dedim, 17 yaşımda da başladım. Hep sokaktaydım, ele avuca sığmazdım, kimse zapt edemezdi.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;