Doğal hayata 1001 koruma

WWF - Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), ülkemizdeki biyolojik çeşitlilik konusunda farkındalık yaratmak için 'Türkiye'nin Canı' adındaki kampanya kapsamında 1001 kişiden 1001 lira bağış topluyor

a
a
Pazar, 21 Kasım 2010 - 05:00


Doğal hayata 1001 koruma

Türkiye’nin Canı Kampanyası’ eşsiz ancak tehlike altında olan doğal mirasımız konusunda farkındalık yaratmayı ve önlem almak için harekete geçmeyi amaçlıyor. İnsanoğlu yaklaşık 100 bin yıldan beri Anadolu’da yaşıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemiz, coşkulu akarsuları, karlı zirveleri, yeşilin her tonunun kaynaştığı ormanları, derin vadileri, bir kıtada görülebilecek kadar farklı iklimleriyle adeta bir cennet.
Ülkemizin göç yolları üzerinde olması, kısa mesafelerde değişik iklim koşullarının bulunması ve Anadolu’nun farklı yörelerindeki yaşam alanlarının gösterdiği çeşitlilik çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşamasına olanak tanıyor.
Türkiye’de ovalarımızı, vadilerimizi, nehirlerimizi, bozkırlarımızı, dağlarımızı, ormanlarımızı, göllerimizi, yaylalarımızı ve denizlerimizi 132 memeli, 456 kuş, 10 bin bitki, 125 sürüngen ve çiftyaşamlı, 364 kelebek ve 405 balık türü türüyle paylaşıyoruz. Tüm Avrupa Kıtası’ndaki bitki türlerinin toplamı 12 binken Türkiye yaklaşık 10 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor.

Birçok canlı türü yok olmakta
Üstelik bu bitki türlerinin üçte biri yalnızca ülkemizde yetişiyor. Ayrıca Anadolu, birçok bitki ve hayvan türünün binlerce yıl öncesine giden tarihiyle gen merkezi. Örneğin badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lale, çiğdem gibi bitkilerin anavatanı Anadolu toprakları. Türkiye, sualtı çeşitliliği açısından da şanslı.
Ülkemiz sularını mesken tutan deniz canlılarının gösterdiği geniş yelpaze, özellikle Akdeniz’de göze çarpıyor. Avrupa’da 190 memeli türü bulunurken ülkemizde 132 memeli türü yaşıyor. Önemli kuş göç yollarına sahip olan ülkemiz, tüm dünyada bulunan 9 bin kuş türünden 456’sına ev sahipliği yapıyor.
Ancak insanın doğayı hor kullanması, kıymet bilmemesi, kaygı verici boyutta biyolojik çeşitlilik kaybına neden oluyor. Bunun sonucunda, dünyanın sağladığı çevresel hizmetlerin yaklaşık üçte ikisi tehdit altında. Bu durum, gıda güvenliğinin ve içme suyuna erişimin azalmasına, gelirlerin düşmesine, doğal afetlerden korunmanın güçleşmesine ve insan sağlığının bozulmasına yol açıyor. Türkiye’nin çeşitliliğinde rol alan ve kaybolmakta olan birkaç önemli tür var.
Bunlardan biri bozayı. Boz ayılar, ülkemizde özellikle Doğu Karadeniz’de biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşıyor. Kaçak avcılık ve yaşam alanlarının yok olması boz ayıların varlığını sürdürme olanaklarını ne yazık ki daraltıyor. Sayıları giderek azalan boz ayıların korunması, hem yaşadıkları ormanların hem de ormanları mesken tutan diğer canlıların korunmasını sağlayacak.
Eti ve yağının bir kısmı yeşil olması nedeniye ‘yeşil deniz kaplumbağası’ adı verilen türün ise Akdeniz’deki nüfusunun yüzde 50’sini Türkiye’de barındırıyor. O da şu an nesli tükenmekte olan türlerden. Akdeniz’e özgü bir deniz bitkisi olan deniz çayırı, sudaki yaşam için oksijen, otçul canlılar için de önemli bir besin kaynağı.
Deniz çayırı da ne yazık ki gün geçtikçe azalıyor. Dünya çapında 70 bin bitki türünü geleneksel ve modern tıp için kullanıyoruz. Ayrıca yabani hayvan eti, pek çok ülkede gıda kaynaklarına ve geçime önemli katkıda bulunuyor. Ve doğa bütün bunları bize karşılıksız sunuyor. Bunun karşılığında bizden tek isteği ise ona iyi bakmamız!

14 Kasım 2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır