“'Domates almaya çıkıyorum' dedim Anamur'dan Kıbrıs'a yüzdüm”

Alper Sunaçoğlu (38) rekor üstüne rekor kıran bir yüzücü. Son olarak Anamur'dan Kıbrıs'a yüzdü. 26 saat 15 dakikada, 96 kilometre kat etti. 28 Ağustos'ta ise gerçekten büyük bir rekor denemesi yapacak

a
a
Cumartesi, 13 Ağustos 2011 - 05:00


“'Domates almaya çıkıyorum' dedim Anamur'dan Kıbrıs'a yüzdüm”

EYLEM KESKİN

eylem.keskin@posta.com.tr

64 metre yükseklikteki Boğaz Köprüsü’nden atlayacak, 187 kilometre yüzerek İmralı Adası’na ulaşacak. Onun deli olduğunu düşünebilirsiniz. Ama Alper Sunaçoğlu’nun tavrı net: “Köprüden atlayıp Türk milletinin cesaretini, 187 kilometre yüzerek de dayanıklılığını ıspatlayacağım.” Helal olsun sana Alper! Arkandayız! Umarız markalar, firmalar, isimler de sana sponsor olmak için arkanda yer alır...

Yüzmeye ne zaman, nasıl ve niye başladınız?

1973 İstanbul doğumluyum. Arnavut kökenliyiz. Adana’da büyüdüm, orada yaşıyorum. Yüzmeye de Adana’da başladım. İçgüdüsel bir şeydi. Suyu seviyordum. Hâlâ da denizi olmayan bir yere tatile asla gitmem. Deniz veya havuz mutlaka olmalı. Adana’da ünlü yüzücü Ayhan Karataş beni fark edip yetiştirdi. İyi yüzüyor, büyüklerle yarışıyordum. Adana zaten yüzmenin beşiğidir, iyi yüzücüler, maraton yüzücüleri oradan çıkar. Buna sulama kanalları sebep oluyor. Sulama kanalında akıntıya karşı yüzüyorsunuz, bu da normal şekilde öğrenenlere göre fark getiriyor. Kanallarda boğulanlar da çok oluyor tabii. Küçükken 2 arkadaşımı yüzme kanalında kaybettim.

Korkup yüzmeyi bırakabilirdiniz...

Aksine, ciddiyetle sarılmama sebep oldu. Hata yaptığımda boğulabileceğimi fark ettim. İnsan suda nasıl boğulur, gözlerimle gördüm. ? 5 yaşından beri yüzmeyi hiç bırakmadınız mı? Bir evlilik yaşadım, o zaman 8 yıl boyunca bıraktım. Sudan kopmadım ama profesyonel anlamda boşluk oldu. Şu anda farkı kapatıyorum.

Evlenince neden elinizi ayağınızı çektiniz sudan?

Boşanma sebeplerimden biri de yüzmeydi. Eşim hakime “Günde 5 saat yüzüyor, eve geliyor, 2 saat duş alıyor” dedi.

Suya eşinizi boşayacak kadar aşıksınız demek ki.

Çok seviyorum. Allah beni susuz bırakarak denemesin. Kimse beni havuzu, denizi olmayan bir yere götüremez. Çalışıyorsam işi bırakırım. Denize o kadar bağlıyım. Kışın bile yüzerim denizde, düşünün artık.

“Annem madalyalarımı ‘teneke’ diye attı”

Çok rekorunuz var. Sayısını biliyor musunuz?

Saymakla bitmez. 1000’e yakın yarışa girdim, pek çok derece aldım. Evimin bir odası madalya, plaket ve kupayla dolu. Annemin “Bu tenekeler ne?” deyip attıkları hariç, 500-600 tane madalyam var. Hayatım boyunca dördüncülüğün altında bir derece almadım. Bir keresinde hastaydım, beşinci oldum ama hep kürsüye çıktım. Şimdi 30 yıllık maraton boşluğunu doldurmaya çalışıyorum.

Son maratonunuz Anamur’dan Kıbrıs’a olmuş. Nasıl geçti? Kaç saat yüzdünüz?

Yaklaşık 78 kilometrelik bir mesafeydi ama ben 96 kilometre yüzdüm. Takip ettiğim teknenin kaptanı yolu şaşırmıştı çünkü. Hiç küfür etmem ama o gün ağzımdan çıktı.

 Size hep tekne mi eşlik ediyor?

Evet, normalde teknenin önünde yüzüyorum ve kafes kullanmıyorum. Gece, balık geldiği için ışık da tutamıyoruz, mecburen tekneyi önüme alıyorum. 26 saat 15 dakikada Kıbrıs’a yüzdüm.

26 saat hiç durmadan nasıl yüzdünüz?

İmkansız gibi bir şey! Yüzdüm valla. Tabii sürekli kulaç atmadım. Susadığımda su içiyorum, acıktığımda yemek yiyorum. Ama tekne ile temasım olmuyor. Tekneden, pet şişede su, sıvı gıda, bal, pekmez takviye karışımlar atıyorlar. Anamur Belediye Başkanı bir araba dolusu muz getirmişti. Hayatımda en çok muzu o gün yedim. Hiç açlık hissetmedim. Uyku hissetmeye de vaktiniz olmuyor, sonuçta açık denizdesiniz.

Neden kafessiz yüzüyorsunuz?

Kafes olunca insanlar “Acaba yüzdü mü?”, “Hile yaptı mı?” gibi şeyler düşünüyor. En iyisi kafes kullanmamak. Böylece açık denizde kafessiz yüzerek dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirdim. “Korktum ama belli etmedim”

Korkmadınız mı koca denizde tek başınıza?..

Köpekbalıklarıyla filan karşılaşabilirdiniz... Korktum da belli etmedim. Yüzerken üç kulaç atarsınız, bir sağdan bir soldan nefes alırsınız. Bir ara korku geldi, arkama bakmaya başladım. Çünkü bir gün önce rüyamda arkadan bir köpekbalığı saldırdığını görmüştüm. Sürü halinde yunuslar görünce korktum bir de. Çünkü yunuslar köpekbalıklarını kovalar.

Nasıl böyle bir risk aldınız?

Bilmiyorum, köpekbalığı görseydim ya sabit duracaktım ya tekneye kaçacaktım. Ben dalış da yapıyorum. Köpekbalıklarıyla bir araya geldim, saldırmadılar. Ama bu, saldırmayacakları anlamına gelmiyor tabii.

Peki neden Anamur-Kıbrıs hattı?

Kıbrıs, Türkiye’ye en yakın ülke. Yavru vatan sonuçta. Bize yakın olduğunu dünyaya göstermek istedim. Bir de Türk milletinin, isterse yüzerek dahi o adaya çıkabileceği mesajını verdim.

Şimdiki projeniz gerçekten delice... Nasıl atlayacaksınız Boğaz Köprüsü’nden? Bu ne cesaret?

Köprüden atlayıp İmralı Adası’na kadar olan 180 kilometrelik mesafeyi yüzeceğim. Adaya çıkıp önce kendi ülkeme, sonra bütün dünyaya mesajımı vereceğim.

Nedir mesajınız?

Tek devlet, tek bayrak, tek millet diyoruz, terörü lanetliyoruz. Hem liderlerini hem de PKK’yı lanetliyoruz. “Yurtta sulh dünyada sulh” diyoruz. Sorunsuz bir Türkiye istiyoruz. Türk gençliği olarak bir misyon üstlendik. Birtakım çirkinlikleri hazmetmek zorunda kalan bir gençliğiz. Türk gençliği de istese polis arabasını taşlayabilir, askere kurşun sıkabilir ama istemiyor. Gerekirse köprüden de atlarız, İmralı’ya paraşütle de ulaşırız, yüzerek de sualtından da gideriz. Her türlü çılgınlığa daha çılgınca cevap verebiliriz ama biz ülkemizin kurallarına, devletin yasalarına saygılıyız. Barıştan yanayız.

Gerekli izinleri aldınız mı?

Genelkurmay Başkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptık. Gençlik Spor Genel Müdürlüğü, İstanbul ve Bursa Valilikleri, Yüzme Federasyonu... Hepsinden olumlu cevap geldi. Şu an sadece Sahil Güvenlik’ten destek alabilmek için Denizcilik Müsteşarlığı’na başvuru yapmamız gerekiyor. İzin sıkıntısını olacağını sanmıyorum.

“Sponsor bulamadığım için Allah’a emanet atlayacağım”

Bu tür bir rekor denemesi, daha önce yapılmış mı?

Hayır, şu anda dünyanın en uzun yüzme mesafesi rekoru bende. Kendi rekorumu egale edeceğim. Zaten bu mesafe yüzebilen sporcu, dünyada 10-15’i geçmez.

  Peki 180 kilometreyi nasıl yüzeceksiniz? Planınız ne?

40 saat yüzeceğim, 2 saat teknede dinleneceğim. O arada sağlık kontrollerim yapılacak. 2 saatten sonra yine suya atlayıp adaya çıkacağım.

Yüzme mesafesi rekorunu anladım da Boğaz Köprüsü’nden atlamak nereden çıktı?

Farklı mesajlar vermek istiyorum. Yüzerken Türk milletinin dayanaklılığına, atlarken de cesaretine vurgu yapmak istiyorum.

Nasıl atlayacaksınız?

İnanın bilmiyorum. Sponsor bulamadığım için büyük sıkıntı yaşıyorum. Normalde özel bir giysi tasarlanıyor. O kıyafetle atladığınız zaman sıkıntı yaşamadan suya iniş yapıyorsunuz. Kıyafet 8-9 milyar. Dünyada bir ilki gerçekleştireceğim halde sponsor ve para bulamadığım için kıyafeti alamadım.

Ne olacak peki?

Atlamaya kararlıyım. Bezden ucuz yollu bir paraşüt ayarlayıp atlayacağım. Sadece kıyafet yok tabii ki. Bana eşlik edecek tekne kiralanmalı. İçinde ekip, hakemler, doktor olacak. 11 kişiyle hareket ediyorum. Maddi beklentim yok. Ama masraflarımız 25 milyar tutuyor. Tekne, kıyafet, kumanya, mazot, bir de 50x50 ebatlarında bir Türk bayrağı götürüp adada askere teslim etmeyi planlıyorum.

Herhalde bu atlayışı bir kaç kez denemişsinizdir.

2-3 kez deneme atlayışı yapmam gerekiyordu ama... Maalesef. O gün resmen Allah’a emanet atlayacağım.

Ya bir şey olursa?

Tabii ki endişelerim var. Birileri bir şeyler yapsın artık. 10 sene önce aklımıza gelmeyen bir şeyler yaşıyoruz Türkiye’de.

“Günde 10 saat suda kalıyorum”

Nasıl göze alıyorsunuz bütün bunları?

Bu, tamamen dayanıklılık ve kararlılıkla ilgili bir şey. Ben suya, karşı kıyıya çıkacağım diye atlıyorum.

Aileniz ne diyor tüm bunlara?

Pek bilmezler. Karışmıyorlar. Kıbrıs’a yüzerken “Domates almaya çıkıyorum” dedim. Kıbrıs’a yüzdüm, geldim. Ama Boğaz Köprüsü’nü duydular. Adana’ya döndüğümde “Yapma” diyeceklerdir. “Oğlunuz delirdi mi?” diye soranlar olacaktır. Toplumsal mesajlar tarih boyunca sanatsal etkinliklerle, sporla daha rahat verilmiş. Etkili olmuş.

Günlük egzersiz ve beslenme programınız ne?

Kilo almaya çalışıyorum, çünkü maratonda kilo önemli. Belli bir saatten sonra vücut yağ yakmaya başlıyor. Ne kadar yağ varsa o kadar fazla yüzebiliyorsunuz. Her maraton öncesi 10 kilo alırım, 15 kilo veririm. Sonra 5’ini geri almaya çalışırım. 8 saati yüzerek, günde 10 saat sudayım.

Bu arada iş-güç ne durumda?

İki yıldır işten elimi ayağımı çektim. Aslında gümrük müşaviriyim, babam gibi. İşi ona yıktım. Şu anda hazır yiyorum. Hem iş hem spor bir arada olmuyor. 2 yıl çok uzun bir zaman değil. Başıma bir şey gelmiş gibi düşünüp iki yılımı kendime ayırdım. İnşallah param biraz daha yeter bana.

Şimdiye kadar toplam ne kadar harcadınız?

70 milyar harcadım cebimden. Yememiz, içmemiz, kıyafetimiz... Bir gün, ne yaptığımızı anlayıp bize sahip çıkacaklar diye umut ediyorum.

Çok merak ediyorum, yüzerken ne hissediyorsunuz?

Çocukluğuma kadar iniyorum ama 4 saatten sonra bilinç kaybı başlıyor. Kulaç atıyorsunuz ama ne yaptığınızı bilmiyorsunuz. İlk 2 saat üşüme gelir, 3 saatten sonra diş ağrısı başlar, 3-4 saatten sonra şiddetli baş ağrısı olur. 4-5 saat sonra buhran gelir. Beşinci saatten sonra zaten bilinç kaybı başlıyor. Yanınızdan köpekbalığı geçse de fark etmezsiniz. Burada, ekibim beni sürekli kontrol etmeli.

“İzmir’den Atina’ya yüzüp Atatürk’ün evine gideceğim”

 Yüzme dışında hangi sporları yapıyorsunuz?

Bütün tehlikeli sporları yapıyorum: Yamaç paraşütü, scuba, dalış, atıcılık... Ama yüzmenin yeri başka.

Sizde adrenalin bağımlılığı olabilir mi?

Fazlaca var. Tehlike diye görmüyorum, basit geliyor.

Bundan sonraki hedefiniz bellidir, eminim.

İzmir’de, 7000 metreden paraşütle uçaktan denize atlayacak, oradan Atina’ya 430 kilometre yüzeceğim. 10 gün sürecek. Günde 30-40 kilometre yüzerim. Atina’dan da 680 kilometre mesafedeki Selanik’e yürüyüş-koşu-bisikletle geçip Atatürk’ün evini ziyaret edeceğim. Bu da jübilem olacak. Sonra yeterli finans bulursam okul ya da havuz kurup yüzücü yetiştireceğim.

(06.08.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3