Domuz gribi değil kumanda krizi!

Çarşamba, 28 Ekim 2009 - 05:00

Melanet bu hızla giderse TRT’nin tüm kanalları yetmeyecek Evde Okul sistemine. Domuz Gribi yüzünden eve tecrit edilen öğrenciler için dün sabah 07.00’da başlayan ilk ders imla bilgisi üstüneydi. Sonra nasıl devam etti bilmiyorum?Ama şu var ki, her evde iki televizyon aleti olmazsa, ciddi sıkıntılar kapıda demektir. Biliyorsunuz; ev kadınları televizyonla bozmuş durumda. Çocuklar dersten kalmamalı bir yandan da. Nasıl olacak; iki ders arası bir zaping, bunalım yaratacak evlerde... Bir de başlarken söylediğimiz gerçek var. Eğer tatil edilen okullar statüsüne orta dereceliler de girerse, yandı gülüm keten helva... Domuz gribinin yapamadığını kumanda krizi yaparsa şaşırmayın hani. Yine de önemli bir görevi sırtlandı TRT, Allah kolaylık versin...

Çekirdek reklamı gibi

Kapalıçarşı (atv) dizisinde işler rayına oturuyor gibi. Ezel fırtınasının biçtiği reytingleri saymazsak, dizinin tamamını izlemeye direnen ciddi bir kalabalık var...

Ben özellikle Mahmut karakterini canlandıran Olgun Şimşek’e kilitlenmiş durumdayım. O nasıl çekirdek çıtlatmak öyle? Virtüözü olmuş işin. İnsanın iştahı kabarıyor izlerken...

Çok yakında, geçen yıl reklam atağıyla dikkat çeken çekirdek firmalarının yüzü olmazsa adam değilim. Şimdiden tüketimi arttırmıştır bile...

Korcan Karar ne anlatacak?

Show Haber’in yaptığı az buz bir iş değildir. Korcan Karar’ın başında olduğu üç kişilik haber timi PKK’nın üs olarak kullandığı Kandil Dağı’na çıktı...

Terör örgütünün sözde dağ lideri Murat Karayılan’la PKK kamplarını gezip görüntü topladı. Önceki akşam o tim, ülkeye dönüşleri üstünden 45 dakika geçmeden Show Ana Haber’deydi...

Korcan Karar ısrarla “Türkiye’nin merak ettiği her şeyi sorduk” deyip durdu. Biz de o soruların neler olduğunu bekleyip durduk. Bu yazının yazıldığı günün (dün) akşamı o dosya açılacak. Ve kel görünecek...

İlk görüntülerden anladığım kadarıyla ovadaki Mahmur kampından çok daha rezil şartlarda yaşıyor teröristler. Buna rağmen saklanıyormuş imajı vermiyorlar hiç...

Gazeteciler oraya ulaştı. Sırada kim var bilemiyorum Ama şu net ki, sevgili meslektaşımız Korcan Karar iyi bir iş çıkardı. Bilgilerini sadece izleyiciyle paylaşırsa yazık hatta biraz da reklam olur...

Fan yağmuru!

Son Bahar (Star TV) dizisinin final yaptığı gece bilgisayarın başına geçip, fanların yapacaklarını daha önceden bildirdiği mail eylemini izledim. Diziden daha sürükleyiciydi...

Üç ayrı mail kutuma gönderilmiş onlarca mesajı görünce yayıncı kanal ve yapımcı firmanın vay haline dedim. Muhtemelen mail adresleri kilitlenmiştir...

Star’ın daha önce seyirci baskısıyla geri döndürdüğü Aile Reisi’nin başka dizi fanları için umut olacağını söylemiştim; haklı çıktım. Bakalım reytinglere bir türlü yansımayan bu iletişim bombardımanına tepkileri ne olacak?

Bir de o reklam olmasaydı...

Ezel (Show TV), her bölümünde biraz daha gaza basarak ilgi odağı oluyor. Geçen akşam özellikle final sahnesinde takıldım kaldım...

Ezel’in aslında oğlu Ömer olduğuna uyanan annenin oyunculuğu neydi öyle?Ezel’in annesinin cebine gizlice koyduğu yüzük gerçeği en azından bir kişi için ortaya çıkardı.

Ömer/Ezel artık gerçeği gizlediği tarafta da tanınıyor. Neden diyecekseniz, meşhur bir diziden alınan özlü sözü not düşmem yeterli; “İki kişinin bildiği sır değildir”. Malum anneler bilirse hele, hiç değildir...

Finale takılıp kalmamın ikinci nedeni kanalın uyguladığı ekstra reklam kuşağı uyanıklığıydı. Reklama gitmeden önce gösterilen 30 saniyelik bölüm, reklamdan sonra tekrar ederek bitirildi dizi. Olan “Ekstra bir şey daha olur mu?” diyerek 10 dakika bekleyen izleyiciye oldu...

Diziye gösterilen özeni, yayına da göstersek ne güzel olurdu sahi!

Polis köşeyi döndü...

TV’de kumarhane sahneleri iş yapmaya başladı sanırım. Atv’de yayınlanan Adanalı’nın tekrarında bütün ekip kumarhaneydi...

Uluslararası bir nükleer terör örgütünü çökertmeye çalışan timin oyun masasındaki hâkimiyetine hayran kaldım. Kumarhane sahnesiyle başlayan Ezel’i aratmıyordu görüntüleri...

Fakat operasyon için izin de alsalar, kumarhanelerin kalbi sayılan “kamera odalarına”, üstelik yabancı bir ülkede içeriden eşlik olmadan, tek başına girebilmeleri biraz tuhaf geldi bana.

Kumarhanede başka masalarda da oyuncular vardı. Ve yanlış anlamıyorsam o akşam tüm tahsilât(!) emniyete bırakıldı. Kıbrıs polisi köşeyi döndü anlayacağınız!