'Domuz gribi yüzyılın tıp skandallarından biri'

Avrupa Konseyi Sağlık Komisyonu Başkanı, domuz gribiyle ilgili olarak ilaç firmalarını yerden yere vurdu

'Domuz gribi yüzyılın tıp skandallarından biri'

POSTA İNTERNET

Domuz gribinin aslında büyütüldüğü kadar yaygın bir hastalık olmadığıyla ilgili iddialara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Fransa, Almanya, Hollanda ve İtalya gibi ülkeler, halktan 'rağbet görmediği için' ellerinde kalan milyonlarca doz aşıyı üçüncü dünya ülkelerine satmaya çalışırken, H1N1 korkusuyla ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor. 

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yönetim Kurulu Üyesi Anke Martiny 'nin geçen ay bu kuşkuları açıkça dile getirmesinin ardından bu kez de Avrupa Konseyi Aile ve Sağlık Komisyonu Başkanı Wolfgang Wodarg şok iddialarda bulundu. 

'SAHTE BİR SALGIN'

Wodarg, yaptığı açıklamada, bir anda dünyayı saran domuz gribi vakalarının, küresel korku sayesinde milyarlarca lirayı cebe indirecek olan ilaç ve aşı üreten firmaları tarafından idare edilen 'sahte bir salgın' olduğunu savundu. Wolfgang Wodarg, söz konusu şirketleri, Dünya Sağlık Örgütü'nü (WHO) bu konuda 'pandemi' (yaygın hastalık) ilan etmeye telkin etmekle de suçladı.

AVRUPA KONSEYİ İDDİALARI İNCELEYECEK

Avrupa Konseyi'nin baş sağlık yetkilisi Wodarg, birçok ülkenin bu nedenle, milyonlarca insanı aşılamak için, zaten yetersiz olan sağlık bütçelerinden boş yere harcama yaptığını söyledi. 

Bu olayla ilgili olarak ilaç firmalarının rolünün soruşturulması için Dr. Wodarg tarafından hazırlanan bir teklif de Avrupa Konseyi tarafından kabul edildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden de sorumlu olan Avrupa Konseyi'nin bu ayın sonlarına doğru konuyla ilgili acil oturum yapması planlanıyor.

'HALK İLAÇ İÇİN İSYAN ÇIKARACAKTI'

İngiliz Sağlık Bakanlığı, domuz gribi yüzünden 65 bin kişinin öleceğini duyurmuş; özel bir internet sitesi kurup acil durum telefon hatları oluşturmuştu. Hatta planlamacılar biraz daha ileri gidip, kitlesel ölümler için morgların hazır tutulmasını; halkın ilaç bulmak için ayaklanma çıkaracağını göz önüne alarak, ordunun bile devreye girebileceğini öne sürmüşlerdi. Ancak geçen haftaya kadar sadece 5 bin kişinin virüs kaptığı ve bunlardan da sadece 251'inin hayatını kaybettiği hatırlatılıyor. 

TELKİNLE DÜNYAYI ALARMA GEÇİRDİLER

Dr. Wodarg, bu ve benzer durumlardan yola çıkarak, H1N1'i 'yüzyılın en büyük tıp skandallarından biri' olarak nitelendirdi. Bunun aslında hafif bir grip olduğunu belirten Dr. Wodarg, "İlaç firmaları, domuz gribine karşı geliştirdikleri patentli ilaçlarını satmak için, bilim insanlarını ve halk sağlığından sorumlu resmi kurumlara telkinlerde bulunarak, dünya çapında hükümetlerin alarm durumuna geçmesini sağladılar" dedi. 

'MUCİZE ÜRÜN!'

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yönetim Kurulu Üyesi Anke Martiny de geçen ay yaptığı açıklamada, domuz gribinin felaket ölçüsünde büyütüldüğünü söylemişti. Domuz gribi aşısının, daha çok aşıyı piyasaya süren üreticilerin işine yaradığı konusunda ciddi şüpheleri bulunduğunu anlatan Martiny, “İlaç endüstrisi şimdi de aşıları keşfetti, rahim kanseri ya da domuz gribi aşısı gibi. Pazarlama açısından bakıldığında bunlar birer mucize ürün” diye konuşmuştu. 

BİLİMSEL BİR TARTIŞMA YAPILMADI

İlaç şirketlerinin bu tutumu nedeniyle insanların temelde faydalı olan aşılara karşı güvenini yitirmeye başladığını belirten Martiny, domuz gribi aşısını öneren Daimi Aşı Komisyonu (STIKO) üyelerinin, ilaç şirketleriyle ile ilişkide olmasını da eleştirerek “STIKO'nun domuz gribi aşısının önerilmesinde çıkar çatışmalarının hiç bir rol oynamadığını kanıtlaması gerekiyordu. Dışarıdan uzmanların en baştan beri bu kararın doğruluğu konusunda şüpheleri vardı, ancak açık, bilimsel bir tartışma yapılmadı” diye konuşmuştu.

POSTA İNTERNET