Dost acı söyler

Cumartesi, 08 Temmuz 2017 - 05:00

Endemol Shine Türkiye iflas etti. Yabancı bir yapım şirketinden bahsediyoruz. Paramparça dizisinden tutun da Var mısın Yok musun? gibi efsane formatların sahibinden yani. Şirket yüklü borçları nedeniyle iflasını istedi...

Şimdi gelelim gerçeklere. O her sezonun başında haber değeri olduğunu varsaydığımız ama oyunculara daha çok kazandırmaktan başka bir halta yaramayan “filanca isim bölüm başı 120 bin TL’ye yeni diziye imza attı” üflemeleri var ya, bu sektörün sonu olacak...

Bölüm başı 100 bin liraya rol kesenler, 7/24 çalışıp aylık üçbin liraya evine ekmek götürmek isteyenlerin rızkına kan doğrayacak...

Ve bölüm başı bir milyon lira maliyetleri aşıp da bütçesinin yarısı kadar para toplayamayan o anlı şanlı diziler Türkiye’yi “parlak bir pazar olmaktan” hızla uzaklaştıracak...

Bu kehanet filan değil, anlayış ve sistem astronomik odaktan sıyrılmazsa astronot olup dünyamızdan ayrılacak! Net.

GÜLE GÜLE GALİP AĞABEY

Son olarak “Acayip Hikayeler” (Star TV) isimli diziyle TV işine girmişti. Ama onu ben bir kuşağın hayal dünyasını harekete geçiren, fantezi açılarını genişleten “roman çizer” olarak hatırlayacağım...

Yaptığı işlerin içinde ciddi bir hayal dünyası vardı. Hikayelerinden havsalamıza dolan korku ve kaygı duygusu da unutulur gibi değildi. Bir dönem beni uzaylıların varlığına bile ikna etmişti...

Nitekim fantezi dünyamızın esrarengiz kralı Galip Tekin, geçtiğimiz gün tekin olmayan öykülerini de yanına alıp bu dünyadan göçtüğünde gençliğimize de “hoşça kal “ demiş olduk. İki kere başımız sağ olsun...

VAZGEÇEMEDİĞİM ÇEREZİM

Yeni diziler hakkında hemen her şeyi yazdık. İzlemekten keyif aldığımız dizi tekrarlarını da atlamayalım. Mesela ben kendi adıma küçük bir liste çıkardım. Bu yaz ekranında olmasından hoşlandığım birkaç dizim var. Hiçbirini kaçırmıyorum. Kiralık Aşk, Akasya Durağı, Maral, Geniş Aile, İstanbullu Gelin, Benim Annem Bir Melek ve Yüksek Sosyete! Biliyorum “aman hepsinden gına geldi” diyenleriniz de vardır. Yok be, boşlukta çerez niyetine gidiyorlar işte...

Analı oğullu lezzetler...

Kanal D hafta içi sabahlarını yeni bir formatla dolduruyor. Bu bir yemek programı. Dikkat ederseniz ekranın en ölümsüz formatları mutfakta geçenler...

Evim Lokanta isimli yeni programı genç bir şef olan Burak Zafer Sırmaçekici sunacak. Ama mutfakta yalnız değil, annesiyle birlikte olacak...

Böylece tuzu fazla kaçırdığında, soğanı gereksiz karamalize ettiğinde, domatesi pazardan pahalıya aldığında annesi bir kepçe tutar gibi genç şefin kulağından tutacak...

Ben böyle analı çocuklu işleri seviyorum. Bir dönem Batuhan Piatti ve annesi Donatella buna benzer bir şeyler yapmışlardı. Batuhan o programdan sonra uçtu. Bilmeyenler için notunu düşelim!

Kimler mi aldı?

Ve Seni Kimler Aldı isimli dizi sona erdi. atv’nin yaz boyunca avans verdiği yegane işten bahsediyoruz. O avansı biraz hor kullandı. Daha doğrusu izleyiciyle bağını tutturamadı...

Bana kalsa tek başına Serhan Yavaş bile diziyi sürüklüyordu. Ama işte o tek başına hali artık hiçbir işi kurtarmıyor. Fark ettiyseniz TV dünyasında avanslar artık çok çabuk suyunu çekiyor. Geçmiş olsun!

Hayat Güzeldir be yahu!

Show TV’nin gündüz kuşak programı Hayat Güzeldir’i pür dikkat izliyorum. Size biraz tuhaf gelebilir ama ben bir erkek izleyici olarak böyle renkli programlara bayılıyorum. Mesela hiçbirinde kurgu yok. Hayat neyse resim de o. Çoktandır birbirimize “Hayat Güzeldir” diye fısıldamadığımızı da hesaba katarsak, yılların deneyimli ismi Esra Harmanda’dan bu tespiti sesli duymak keyifli oluyor...

Yaz aylarında iş üretmek yerine tekrar tüketmekle uğraşan tüm kanalları, hayatı boş vermemeye çağırıyorum. Çünkü çalışan kazanıyor!