'Dost mayını'na tutuklama

Çukurca'da 6 askerin şehit olduğu mayın patlamasının ardından yapılan telefon görüşmesinde mayınları kendilerinin yerleştirdiğini söyleyen Tuğgeneral Es tutuklandı

a
a
Pazar, 07 Kasım 2010 - 08:57


'Dost mayını'na tutuklama

Hakkâri Çukurca’ya bağlı Hanönü mevkiinde 28 Mayıs 2009’da mayın patlamasında 6 askerin şehit olmasının ardından “mayınları kendilerinin yerleştirdiği” iddia edilen eski Hakkâri Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeki Es’in tutuklandığı bildirildi.

Kamuoyunda “dost mayını” olarak bilinen ve 6 askerin TSK’nın döşediği mayınla şehit olması soruşturması çerçevesinde tutuklanan Es, Mamak Cezaevi’ne konuldu.

Milliyet’in aldığı bilgiler ve çeşitli kaynaklara göre, mayın patlamasıyla ilgili GES Komutanlığı’nın uydu telefon kayıtlarında, dönemin Es’in yaptığı ileri sürülen üç telefon görüşmesi kamuyona yansımıştı.

'TAKSİRLE BİRÇOK KİŞİNİN ÖLÜMÜNE YOL AÇMAK'

Görüşmelere göre Es, dönemin Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya’ya mayınları bizzat kendisinin döşediğini söylemişti. Konuyla ilgili savcılığın yürüttüğü soruşturmada Jandarma ve Emniyet kriminal, mayınların MKE yapımı ve TSK’ya ait olduğunu bildirmiş, bu gelişme üzerine dosya “taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmak” suçlamasıyla Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilmişti. Soruşturma çerçevesinde, halen Bursa Jandarma Bölge Komutanı olan Es önceki akşam 21.00 sıralarında tutuklandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 11 askerin şehit olduğu Gediktepe mevkiini eski Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ ile ziyaret etmiş ve saldırıyla ilgili bilgi almıştı. Erdoğan’a siperde bilgi veren kişi, o dönem Hakkâri Tümen Komutanı olan Tümgeneral Gürbüz Kaya’ydı.

İşte o görüşme

Hantepe’deki mayın patlamasını ardından Bir nternet sitesi dailymotion’da yayınlanan bir telefon görüşmesinde, Tuğgeneral Es ile Tümgeneral Kaya olduğu idda edilen iki kişinin konuşması şöyle yer almıştı:

Z.E: Komutanım uzaktan komutalı değil maalesef...
G.K: Değil mi?
Z.E: Değil komutanım. Uzaktan komutalı değil. Biliyorsunuz, bunları korumak için ben burada sıkıntılı oldukları için kendim risk alarak geldim. Bizzat kendim yerleştirdim. Rütbelileri tek tek çağırdım, gösterdim. Bütün bölük komutanları birbirine devretsin dedim. Hep böyle tekmil verdiler devrettik diye. Ama komutanım bu büyük bir olasılıkla bizim... Yani sabah buraya gelmenizde yarar var komutanım.
G.K: Kolordu komutanı gelecek sabah erken saatlerde, onla beraber geleceğim.
Z.E: Komutanım, kolordu komutanımızla bu konuyu paylaşmanızda yarar var. Ben tamamen sorumluluğu almaya hazırım komutanım, onu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bütün sorumluluğu alıyorum zaten komutanlık sorumluluğu olarak.
G.K: Hepimiz alırız o konuda tereddüdümüz yok.
Z.E: Komutanım benim niyet, maksadımı biliyorsunuz. Ben bu çocukları koruyayım diye onları döşedim. Ama onlar demek ki bu hassasiyeti o kadar yırtınmama rağmen göstermemişler. Komutanımızla da bir paylaşırsanız komutanım, ben sabahleyin sıkıntıda kalabilirim. Yani olduğu gibi paylaşmak durumunda kalabilirim. Komutanım, sizi böyle sıkıntıya soktuğum için kahroluyorum.
G.K: Yok yok hayır öyle birşey, hiç bir sıkıntı yok, bak hiçbir sıkıntı yok. Hayır hayır hayır, hiçbir sıkıntı yok. Biz aynen planladığımızı tekrar uygularız. Sen merak etme, hiç onda bir sıkıntı yok.
Z.E: Yarından itibaren de harekâtımızı uygulamak için hazırız, bunu da belirteyim. Yarın akşama kadar atarız üzerimizden bu sıkıntıyı. Ama bu sıkıntıdan dolayı ben kahroluyorum.
G.K: Hiç önemli değil. Kahrolacak bir şey yok. Ben birşey söyleyeyim. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Burada hayatımızı ortaya koyup mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin içinde birileri ufak tefek hata yapacaktır. Bunun bedeli belki ağır olacaktır.

(Milliyet)