Dünkü meclis

Çarşamba, 29 Haziran 2011 - 05:00

Hepsinin çaresi bulunur. Bu çarpık tablo elbet düzeltilir.

Hatip Dicle hariç, herkes gelir, meclisteki yerini alır.

Ama tehditle, pazarlıkla falan değil. 

*** 

Kılıçdaroğlu çok kesin konuştu. Arkadaşlarımız gelmedikçe, meclise biz de girmeyeceğiz dedi.

Bunu duyunca memnun oldum.

[[HAFTAYA]]

Onur Öymen, Kemal Anadol, Önder Sav, Necla Arat, Yılmaz Ateş, Şahin Mengü, Mustafa Özyürek, Canan Arıtman ve benzerlerini ekarte ettiği zaman, Kılıçdaroğlu’nun arkadaşlık duygusundan şüphe etmiştim. Meğer arkadaşlarına bağlı bir insanmış. Haberal ve Balbay için katlandığı bu meşakkat, kolay değildir. Sadece demokrasi uğruna mı? Sırf öyle olsaydı, Engin Alan’a, hatta KCK’lılara da aynı derecede sahip çıkardı.

***

Dedim ki, Hatip Dicle hariç.

Evet hariç.

Çünkü onun konumu, Öcalan’ın konumuyla aynı... Zira 2 yıl kesin hüküm giymekle ömürboyu hüküm giymek arasında bir fark yok. Her iki halde de milletvekili seçilemezsiniz.

Her neyse.

Dünkü manzara düzelir. Tutuklu arkadaşların meclise girebilmeleri için elbet bir çare bulunur. Yasal düzenlemeler de yapılır. Ama Kılıçdaroğlu meclisi ne zamana kadar boykot ettiklerini söylemedi. Ucunu açık bıraktı: ‘Arkadaşlar gelene kadar...’

Ya iki ay sürerse?..

Allah korusun, ya altı ay sürerse?..

Bereket, söylediklerinde ısrar etmeyip, çabuk rücu eden, zarif bir insandır.