Dünyanın dedikodusu üstümüze! Güvenlik ve gizlilik bitti mi?

a
a
Salı, 30 Kasım 2010 - 05:00

İtiraf edeyim ki kafam biraz tersinden çalışıyor. Merakla beklenen ve önceki geceden itibaren ortalığa saçılan (Wikileaks) ABD Dışişleri kriptolarının açılımlarını okurken kendimi röntgenci gibi hissetim. Tabii ki kendi çalıştığım grubun çökertilmesi için Maliye Bakanı’nın yurt dışında borsa karıştırıcılığı yapmasını öğrenmek ibret verici. Türk politikacıların ABD Dışişleri’ni bu kadar uğraştırmış olmasına da sevinelim mi kızalım mı? Ama sonuç olarak hangi dışişleri bakanlığının bu tür çalışmaları yok ki? Dahası işleri ne ki? Yalım Eralp’in pek haklı olarak söylediği gibi, aslında bütün diplomatlar biraz da casus, bilgi ve haber toplayıcı değil mi? “Davutoğlu’nun fantezileri var, Tüzmen de parayı seviyor” yazmaları en doğal hakları değil mi?

[[HAFTAYA]]

Kendi aramızda konuşurken bile Berlusconi’nin kadınları sevdiğinden Kaddafi’nin çadırını alıp sağdasolda dolaşmasının tuhaf kaçtığına, Putin’in çıplak vücuduyla odun kırarken verdiği pozların farklı anlamlar içerdiğine kadar dedikodu yapmıyor muyuz? Gizli kriptoların ortalığa dökülmesinin gerekçesi demokrasi mi? Her bireyin, her ailenin olduğu gibi her tüzel kuruluşun da kendine saklı kalmasını istediği yazışmaları, bilgi notları, dosyaları olması, güvenlik ve gizlilik istemesi en doğal hakkı değil mi? Üstelik her ABD vatandaşının bilgiye erişme hakkının olduğu bir ülke orası. Elbette ABD askerlerinin Irak’ta yaptığı insan hakları ihlallerinin belgeleri, görüntüleri ortalığa dökülsün, pislikler açığa çıksın. Dünya jandarmalığına soyunan ve kolunun eriştiği-erişmediği her ülkede ortalığı karıştıran Amerikalıların da takkesi düşsün keli görünsün. Hillary’nin yerinde olmak istemezdim doğrusu! Komşularınız hakkında yaptığınız dedikoduların twitter’da dolaştığını öğrendiğiniz gün onları evinize davet etmiş olsaydınız ne yapardınız?

Büyük abi izlemede!

Günümüzün teknolojik olanakları ve daha da beteri izleme, takip anlayışıyla kimsenin gizli saklı bir şeyi olmasına izin yok! Geçenlerde işten ayrılması istenen bir genç kadına bilgisayarındaki özel mesajlarının içeriğiyle ilgili resmen şantaj yapılmış! Evli ve başka birisiyle ilişkisi olan kadının bütün özel ve gizli mesajlarını kayıt altına almışlar meğer ve bu bilgiyi öne sürerek bütün özlük haklarını gaspedip beş kuruş ödemeden çıkarıvermişler. Ne kadar etik değil mi? Tıpkı siyasi bir konuyla ilgili suçlanırken bilgisayar ve telefon mesajlarınıza ulaşıp dava dosyanıza özel hayatınızla ilgili her şeyi koyuverdikleri gibi. Herkes aziz, azize olmak zorunda mı? Kimsenin gizlisi saklısı olmayacak mı? Görünen o ki artık olmayacak. Şeffaflık çağı böyle bir şey. Ne söylediğinize, ne yazdığınıza, ne yaptığınıza dikkat edin, bir gün tehdit olarak önünüze çıkabilir! Ve bence bunun adı ne şeffaflık, ne demokrasi; bal gibi polis devleti. “Big brother”, büyük abi hepimizi gözetliyor.